Türkiye de hayatın hemen her alanında, sözgelimi, siyaset sahnesinden hukuk sistemine, ekonomik hayattan sportif faaliyetlere kadar, her an farklı bir seviyesizliklerle karşı karşıya kalabiliyoruz.
Kapatma davası, Anayasa mahkemesi, hukuk darbesi, futbol mucizesi , Ergenekon çetesi derken, buyrun, şimdi de karşımızda bir kültür sanat âlemi rezaleti
Karabük Belediyesi 27-29 Haziran tarihlerinde Uluslararası Karabük Kültür Sanat ve Sanayi Festivali nin üçüncüsünü gerçekleştirmiş, halk oyunları, fuarlar, sergiler, konferans, panel, söyleşi, imza günü, konser, şiir dinletisi, futbol turnuvası gibi bir düzineyi geçen etkinlikle halkın aydınlanmasına hizmet etmiş! Karabüklülere feyz ikram edecek şöhretli isimleri program davetiyesinden faydalanarak şuraya sıralayalım:
Yıldız Tilbe, Cüneyt Arkın, İsmail Türüt, Uğur Işılak, Latif Doğan, Ankaralı Namık, Hacı Akbulut, Emre Uluhan, Selami Kaya, Ozan Ahmet Taşkın gibi sanatçı, aktör ve aktristin yanı sıra, Alper Akçam, Latife Tekin, Vecdi Çıracıoğlu, Sadık Yalsızuçanlar, Metin Turan, Onur Caymaz, Haydar Ergülen, Bedrettin Aykın gibi şair, müteşair ve yazarlar da belediyenin davetine icabet etmesi istenen isimlermiş.
Katılımcılar listesinde yer alan ve adını sanat edebiyat dünyasına yazdıranlar üç aşağı beş yukarı böyle. Buraya bu isimlerle birlikte bazı sanat topluluklarını, halk oyunu ekiplerini, hatta mahalli futbol takımlarını da ekleyebiliriz, iyi ama bütün bu sayım dökümümün boş yere satır doldurmaktan öte bir yönü, bir faydası olacak mı ki !
Evet, bu liste AKP li bir taşra belediyesinin popüler kültüre ve resmî (sol) söyleme ne kadar önem ve ağırlık verdiğini gayet net göstermek gibi bir işleve sahip Doğrusu sadece bir taşra belediyesinin değil, bütün bir iktidar partisinin kültür sanat politikası(zlığı) da sırıtıyor listede! Eh, benzeri tutumlarla diğer şehir ve beldelerde, sözgelimi Bursa da, İstanbul da, Sapanca da, Dursunbey de, vs karşılaşmış olmamız, elimizi bir kat daha güçlü kılıyor.
Her neyse, burada iktidar ve bağlantılarının kültür sanat politikasını tartışacak değiliz. Bundan da ötesi, onun arızalı tutumunu felçli konuma getiren bir ayrıntı var, hepinizin bildiği
Büyük yazar, ünlü romancı Latife Tekin ile Karabük Belediye Başkanı nın sokak kavgası, ağız dalaşı! Üç gün boyunca Karabük te olup biten etkinliklerden geriye kala kala sadece bu kaldı.
Ağız dalaşı ifadesi bir seviyesizliği çağrıştırır. Ama öyleydi gerçekten de. Televizyon ekranlarına ve gazetelere yansıyanlar Latife Tekin özelinde resmî destekli kültür sanat elemanları nın fikir ve davranış sefaletini gösteriyordu. Belediye Başkanı ile de ülkeye kefen biçen yöneticilerin mertebesi ortaya çıkıyordu: Birbirlerine "aşağılık", "olay çıkarıyorum var mı bir diyeceğin" "sarhoş", "benim param" gibi ifadeler kullanan bir yazar ve bir belediye başkanı.
Alın size basına da yansıyan seviyesiz bir muhavere örneği:
Tekin: "Ben ilk Karabük e geldiğimde burası başka türlüydü. Şimdi görüyorum ki kadınların hepsi örtülmüş. Aşağıdan gelen ve büyük kentlerde iktidarı ele geçiren ki, sevmiyorum herifleri, iktidarı aldılar."
Başkan: "Sen bu şekilde burada konuşamazsın, sen benim paramla buraya geliyorsun!"
Tekin: "Ben burada olay çıkarıyorum. Sen, beni tutuklat. İstediğime küfrederim. Ben yazarım, enerji politikasına da küfrederim. Artık görüşürüz basında. Size yazıklar olsun aşağılık herifler!"
Sonraki günlerde basına verilen demeçlerden de iki alıntı yapalım:
Tekin: "Madımak olayı aklıma geldi. Birden, orada başka yazarların da olduğunu düşündüm. Büyük bir gerginlik olabilir. Ben onu anladığım için yerimden sessizce kalktım ve Karabük ten ayrıldım. ( )
Evet yani gerçekten onu hissettim. İnsanları nasıl yaktılar, orada onu hissettim." [Ben bu yazıyı dün (2 Temmuz) yazarken memleketin Kültür Bakanı mazlum Madımak Oteli ni gelecek yılın 2 Temmuz una kadar müze, zemin kattaki lokantayı da çiçekçi yapmaya söz veriyordu. Oldu olacak, bir de Karabük ün Hürriyet Caddesi ne Latife Tekin heykeli diktirsin Kültür Bakanı. Ama bu tarz popüler seviyesizliklerin dur durak bilmeyeceğini de unutmasın.]
Başkan: "Latife Tekin, festivale alkollü şekilde katıldı." [Sahi, bu kadın, bu yazar hanımcağız, kimin parasıyla sarhoş oldu, sahne aldı ]
Rezilliğin biri bin para! Sözü uzatmaya gerek yok; AKP nin kültürsüzlük ve sanatsızlık seviyesi ve bu seviyenin bir göstergesi olan sol la iş tutma psikolojisi ortada. Bununla birlikte iktidarın imkânlarını kullanarak, iktidardan ziyade Müslüman Türk halkının yaşama tarzına hücum eden resmî tandanslı sanatçıların perişanlığı zirve yapıyor.
Bütün bunlardan sonra, çevremizi kuşatmış hoşgörü muhibbi dostlarımız, gazetedeki öteki sarrafı arkadaşlarımız olan bitenden bir ders, hayır latife almış olmalıdır.
İletişim: www.cevatakkanat.blogcu.com P. K. 205, Ulucami, BURSA