Ünlü Alman tarihçi Leopold von Ranke nin Kristof Kolomb a
atfen söylediği; Kimin ki, parası vardır, ruhunu cennete götürmeye bile
muktedirdir sözü aslında Papa nın o dönem ölenin ruhunu sükûnete kavuşturup
cennete göndermek için aldığı ücretin yankısını ve Avrupa nın içinde bulunduğu
açmazın garabetini aksettirmeye yönelik acı feryat olsa gerek. Bu sözü günümüz
ödül avcılarına uyarlamak gerekirse; Kimin ki, Avrupa menşeli şaibeli ödülü vardır,
vicdanını nasıl tatmin etmeye muktedir olabilir ifadesi Steve Harvey in Sabah
Şovu (The Steve Harvey Morning Show) programının trajikomedisine taş
çıkartacak nitelikte bir vurgu olsa gerek.
Ünlü bir çevirmen, eğitimcilerin kavramsal çerçevesini
ortaya koyarken, gizli kabiliyetleri ortaya çıkaran elmas arayıcıları olarak
betimler. Oysaki günümüzde, kişilik ve eğitim manzumemizi elmas inceliğinde
şekillendirmeye çalışan, ilim, irfan ve mefkûre sahibi değerler olarak
değerlendirmek en âlâ bir yaklaşım şeklidir.
Eğitim ve bilgi manzumemizi şekillendirmede önemli
katkılar sağlayan üniversite rektörleri, bilim adamı olarak ilim, irfan ve
mefkûre sahibi olarak betimlenir.
Son dönemlerde ise, üniversiteleri performans
ölçme-değerlendirme ile kategorize ederken paradoksal bir durumla karşı
kalmamız kaçınılmaz olmaktadır. İlke ve ahlaki değerlerin gerçeklik kaygılarını
sıkça yaşadığımız günümüzde, bazı eğitim kurumlarının elmas
arayıcılıktan çıkıp, ödül avcılığı peşine düşme iddiaları karşısında yeni paradigma
oluşturma zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır.
Büyüklük ve üstünlük baskın etkisiyle ile serim-düğüm ve
çözüm üçlemi içerisinde çaresizlik ve ümitsizlik ile yapılan eylemler ve
ısmarlama akademik ve bilimsel başarı ödülleri yozlaşma ürünü olup, devlet
kaynaklarının ve milletin vergilerinin bazı kişi ve kurumlar tarafından kendi
çıkarları için haksız kullanımı toplum vicdanını derinden zedelemektedir.
Afrika, Asya ve Balkanları kasıp kavuran bu ödüllerin bu
günlerde Türkiye deki kurum, kuruluş ve üniversitelere el atmış olmaları dikkat
çekicidir.
Sırbistan da, Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi
(OCCRP) kapsamında yapılan incelemede, bu ödülleri veren kuruluşların Avrupa
Birliği ülkelerinde kümelenmiş olduğu ortaya çıkmaktadır. Ödül başına 2.000-7.000
Euro arası para ödemek gerekmektedir. 2000 yılından günümüze kadar, Avrupa da
yerleşik bu kuruluşlar sadece Sırbistan ve Bosna Hersek e yönelik olarak şahıs,
kurum, kamu ve özel şirketlere 250 civarında ödül dağıtmışlardır. OCCRP, ödül
dağıtan altı kuruluşla temas kurmaya çalışmış, fakat dördü cevap vermemiş,
diğer ikisi ise web sitesine bakmalarını önermiş.
Bu altı ödül dağıtan kuruluşlar arasında, Lozan,
İsviçre de yerleşik The European Society for Quality Research (ESQR) ve
İngiltere, Londra da yerleşik The Europe Business Assembly (EBA) dikkat
çekicidir. Örneğin, Belgrad ın 2012 yılında EBA dan aldığı En İyi Kent ödülü
için 11.000 Euro ödeme yapmıştır. ESQR ödülü için ise Belgrad Business School
4.100 Euro ödeme yapmış bulunmaktadır.
Saadet zincirini çağrıştıran ödül çarkının işleyiş biçimi
dikkat çekicidir: Avrupa Birliği ülkesinde yerleşik ödül veren kuruluş Türkiye
ve üçüncü dünya ülkelerindeki kurum, kuruluş ve üniversitelere mektuplar
gönderir, kim bu mektuplara cevap verirse ödülü kapar. Ödülü alan, ödül
ücretini ödedikten sonra ödül törenine katılmaya hak kazanır başka bir ödül
için diğer kuruluşların sıkı markajına alınır. Başarısızlıklarını ve kötü
ünlerini ısmarlama ödüllerle örtbas etmeye çalışan kurum ve kişiler gönüllü
olarak bu çarkın içerisinde yer almaktadırlar.
Örneğin, son birkaç yıl içinde gözlerden ırak bir
Güneydoğu Anadolu ilindeki Mardin Artuklu Üniversitesi ve Mardin Müzesi nin de
her yıl ya da yılda birkaç kez bu ödüllerle veya benzer ödüllerle
mükâfatlandırılmış olmaları dikkat çekicidir. Mardin Artuklu Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, 2015 yılında The Europe Business Assembly (EBA)
tarafından OXFORD Sokrates ödülüne ve ESQR tarafından da 2016 Yılı Avrupa En
İyi Uygulama Ödülü ne, ne başarıları ve ne de bilimsel-akademik kriterleri
belirtilmeden layık görülmesi dikkat çekicidir. URLAP sıralamasına 130
üniversite arasından 127. sırada adeta çakılı kalmış olan Mardin Artuklu
Üniversitesi nin bu ödüllere sığınması OCCRP yi haklı çıkartmaktadır. Şaibeli
ve para karşılığı ödül dağıtan bu kuruluşlar ve haksız ödül alan üniversite
rektörlerinin bir an önce ortaya çıkarılması amacıyla YÖK ü kamu adına acilen
göreve çağırıyoruz.