Sahte müjdeler

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta “yandaş medya” ve “trol” denilen ahlaksız paralı fedailer eliyle “akaryakıtta indirim” temalı yapay müjdeler pompalandı. Benzine 1,51 lira, motorine de 2,41 lira indirim yapılmasını, sanki uluslararası petrol fiyatları 95 dolar seviyesine gerilememiş ve sanki siyasi iktidarın müthiş bir başarısı söz konusuymuş gibi bunun adeta üzerine atladılar. Benzinin 20 liranın altına düşmesini kamuoyuna neredeyse davul zurnayla aksettirmeye çalıştılar.

Elbette petrol fiyatlarının yukarı veya aşağı taraftaki oynaklığı, yurt içindeki fiyatları da etkilemektedir. Ancak geçen senden bugüne geçen süreçte benzin fiyatının 7 lira seviyesinden “indirimli” haliyle bile 18 liralara gelmesinde küresel petrol fiyatlarının bire bir etkisinden de bahsedilemez. Geçen yıla göre 3-4 katına çıkan akaryakıt fiyatlarını, küresel petrol fiyatlarındaki oynaklık açıklamamaktadır. Gündelik olarak gelen indirimden de “bayram havası” çıkarılamaz. Nitekim 3 gün önce gelen indirimin ardından 2 gün sonra da yeniden zam gelmesi sürpriz olmaz.

Yandaş medya ve trol denen paralı fedailerin “bayram havası” estirmeye çalışmaları, tam da aynı gün doğalgaza ve elektriğe gelen zamları “konuşturmamak” maksatlı olmasın sakın? Tarihi rekorlar kırarak geçen senenin 3-4 katına çıkan akaryakıt fiyatlarını mümkün mertebe haber bile yapmadan görmemeye çalışanların, birden bire indirimleri haber yapması tam bir acizliktir.

Eylül’ün 1’i itibariyle en önemli maliyet kalemi olan enerjinin zamlanması, önümüzdeki sonbaharın ve kışın hayli zorlu geçeceğinin işaret fişeğinden farksızdır çünkü. TÜİK’in açıkladığı son derece nahif ve ılımlı enflasyon rakamlarıyla bile 25 yılın rekor seviyesini her ay tazeleyen enflasyon, enerji kalemleri artarken nasıl olup da düşecek, ekonomi yönetiminin öncelikle buna bir cevap vermesi gerekir herhalde.

“Enflasyonu bu topraklardan defedeceğiz” açıklaması yapan öngörü ve tahminlerini sürekli değiştirmek zorunda kalan Hazine ve Maliye Bakanı, hangi saikle enflasyonun Aralık’tan itibaren düşüşe geçeceğini iddia ediyor? Üretici fiyatlarıyla tüketici fiyatları arasındaki makas 65 puanken, önümüzdeki aylarda enflasyonda baz etkisi marifetiyle bir düşüş olsa bile bunun kalıcı bir düşüş olmasını beklemek nasıl mümkün olacak?

TÜİK’in nahif ve ılımlı rakamlarıyla bile yüzde 90’ı aşan gıda enflasyonu ortadayken ve yaz döneminde bile sebze meyvede adamakıllı bir düşüş görülmemişken, ne olacak da Aralık’ta enflasyon düşmeye başlayacak?

Daha sonbaharın başında doğalgaz konutlarda yüzde 20, elektrik sanayide yüzde 50 zamlanırken, ilerleyen aylar için enflasyonda düşüş beklemenin neresi iktisadi? Sanayi elektriğine gelen zammın birkaç ay tüm sektörlere zam olarak döneceğini ortadayken bu iyimser(!) öngörünün kaynağı nedir?

Bunun yanında gelen bu zamlardan sonra sanayici, reel sektör vs nasıl üretim yapacak, nasıl olup da istihdam sağlayacak? Maliyetleri artan işletmeler, bu artışları fiyatlarına yansıtmayacak mı? Vatandaş, zaten ağır olan yaşama maliyetlerini (Temmuz’da yapılan ücret artışlarına rağmen) bu koşullarda nasıl idare edebilecek? Bu sorulara cevap beklerken, ekonomi yönetiminden “baz etkisi” dışında hiçbir iktisadi temeli olan açıklama olmaması ve tam tersine “enflasyonu defedeceğiz” tazında iddialı açıklamalar yapılması, ciddiyetsiz bir halin varlığına işaret etmektedir.

Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik kriz/buhranına ve en hızlı fakirleşmeye rağmen hala

kendilerini sorumlu addetmeyen ve çareyi “baz etkisi”nde arayan bir ekonomi yönetimiyle yüksek enflasyonun hüküm sürdüğü bir döneme hoş geldin diyeceğiz herhalde.

Enflasyonun yüzde 80’den yüzde 50’ye düşüşünü de “enflasyonu yendik” şeklindeki sahte müjdelerle kamuoyuna satar yandaş medya ve trol denen paralı fedailer de.. Emeği, geliri ve yılları çalınan milyonlar ise kimsenin umurunda bile olmaz yine.