Eline bir elma verildi diye dünya başıma yıkıldı diye düşünen binlerce insan vardır. Oysa bu kişi, elindeki bir elmayı nasıl değerlendirebilirim diye düşünse içinde bulunduğu girdaptan kurtulacaktır. Eğer isterse insan bir elmayı, güzel bir komposto yapar ve faydalı hale getirebilir. Alfred Adler, insanın hayret verici özelliklerinden birinin eksiyi artıya çevirme kudretinin olduğunu ifade eder.

Dale Carnegia, Üzüntüsüz yaşama Sanatı adlı kitabında, Thelma Thompson adlı bir kadının babasının yazdığı iki satır mektupla bakış açısını nasıl değiştirdiğini şöyle anlatır:

"Harp sırasında kocam New Meksico‘daki Mojave çölüne gönderilmişti. O çölde tatbikata katılırken yanında olabilmek için ben de çölün yolunu tuttum. Kendimi karanlığın kucağına atmıştım. Ortalık yanıyordu küçük bir kulübede oturuyordum ve yanında olmak için tehlikeye atılarak geldiğim kocamı unutmuş can derdine düşmüştüm. Etrafımdaki Meksikalılar ve yerliler tek kelime İngilizce bilmediğinden onlarla konuşamıyordum. Sıcak rüzgar bir taraftan bedenimi kavuruyor bir taraftan yediğim yemeği de ağzıma burnuma kumla dolduruyordu. Canıma yetmişti. Kağıda kaleme sarılıp babama bir mektup yazdım. Gelin beni buradan alın dedim. Burada yaşamaktansa hapishanede yaşamayı tercih ederim. Diye ekledim. Babamda iki satır cevap yazmıştı: "İki adam hapishane penceresinden baktı biri çamuru gördü diğeri yıldızları. Bunun üzerine bakış açımı değiştirdim. Buradaki insanlarla kaynaştım, arkadaş oldum, onlarla dost olmuştum. Kısa sürede her şey değişmişti. Çünkü ben bakış açımı değiştirmiştim. (Dale Carnegia)

Muhabir: Haber Merkezi