Sağlıklı düşünebilmek-2

Abone Ol

İslam’ın bir nizam, bir yol olduğunun şuurunda ve bilgisinde olan hangi Müslüman hem namaz kılar, hem de İslam’dan başka yollara (AB gibi) nasıl yönelebilir?

Din, can, akıl, nesil, mal gibi temel hak ve hürriyetlerinin ve güvenliklerinin ancak İslam’la sağlanıp, korunabileceğini bilen bir kimse başka bir düzen arayışına niçin yönelsin?

Furkan’a bakmadan dost-düşman, adalet-zulüm farkına nasıl varılır? Tüm çözümlerin, ilaçların İslam’da olduğunu bilen bir kimse, niçin başka adreslerde çözüm arasın?

Ahirete, hesaba, mizana, cennete, cehenneme inanan bir kimse nasıl zulmedebilir, sömürebilir, aldatabilir, yolsuzluk yapabilir, ticarette, siyasette hile yapabilir, aldatabilir?

Dünyadaki tüm zulümlerden sorumlu olan mü’minler, nasıl “bana ne” diyebilir? Zulme nasıl boyun eğebilir?!

Hayat, adalet, barış, huzur, güven, sevgi, saygı tüm güzelliklerin biricik adresi İslam’dır. Hem dünya hem de ahiret saadeti ancak İslam’dadır. İslamsız ne adalet, ne de barış ve huzur mümkün değildir. İslam’a yalnızca biz değil, tüm insanlar muhtaç... Güneş, hava, su gibi... Daha da çok...

Ne sağda, ne solda hayat yok. Sağa da, sola da muhtaç değiliz. Hak yol İslam!

Başka adreslerde sağda-solda bilmem nerede aradığımız tüm güzelliklerin, çözümlerin biricik doğru adresi vardır: İslam! Allah-u Teâlâ’nın nizamı... Yalnızca O’na kulluk... Ve teslim olanlar kurtulacaklar.

İslam’ı doğru bilen Müslüman, nasıl kardeşini tekfirle, tekbirle öldürebilir?

Ümmet bilinci olan, dünyada olup bitenlere nasıl kayıtsız kalıp, kendi bölünmüş din algısıyla ferahlanabilir?

Göklerin ve yerin Nur’u Rabbülalemin, Kur’an Güneş’i ve son Resulü (s.a.v) kameriyle tüm canlılara ve “eşrefi mahlûkat” ve “halife” olarak da biz insanlara hayat veren, yönümüzü, yolumuzu aydınlatan gecemizi, gündüzümüzü, zamanımızı, vaktimizi takdir ve tayinle hayatımızı tanzimle de nimetlerini tamamlamış bize sayısız ikramda bulunmuştur.

Güneş ve ay kiminse, Kur’an ve Resulü de O’nundur. Kur’an ve Elçi, Güneş ve ay gibidir. Rabbimiz hayatımızda ihtiyacımız olan her şeyi, nizam da dâhil teklif, tavsiyeyle ikramda bulunmuştur. Hem dünya, hem de ahiret saadetine ulaşabilelim... Aradığımız mutluluk nedenleri için ne sağ, ne de sol hiçbir ideolojiye, görüşe muhtaç değiliz. Tam tersine ideolojiler, “izm”ler insanları mutsuz etmişlerdir. Çünkü herşeyi ve insanı yaratan Allahu Teâlâ ihtiyacımız olan düzeni de göndermiş (İslam), hayatımızın her alanını tanzim buyurarak bize ikramda bulunmuştur.

Günümüzde yaşadığımız tüm sorunlarla kıvranmakta ve çıkış aramakta, ideoloji kavgası yapagelmekteyiz. İlahi reçete, “çözümler” İslam’da... Güneş kimin ise, İslam da O’nundur. Ne Arabın, ne Türkün, ne Kürdün... Herkesin, her zaman her coğrafyada kıyamete kadar geçerli yegane mutluluk ve adalet nizamı, İslam...

Sağcı, solcu, liberal, faşist, sosyalist, ateist... Farklı kimliklerle kendisini tanımlayan tüm kimliklerin başka adreslerde aradığı “hayat veren mesajlar”dan bir demet sunuyoruz:

Tüm insanların Rablerinin, atalarının bir ve yaratılışta ırk, renk, cinsiyette eşit hak ve özgürlüklere sahip olduğu inanç ve bilgisini benimsendiği bir dünyada kim ırkçılık yapabilir?

“Kendin için istediğini, sevdiğini kardeşin için iste ve sev.” “Zenginlerin mallarında yoksulların (muhtaçların) hakları (zekat) vardır.”, “Ticarette hile yapanların vay haline.”, “Zekatı olmayanın namazı da yoktur.”, “Zekâtı vermekten kaçınan müslümanla savaşılır.”, “Bizi aldatan bizden değildir.”

“Altınlarını (paralarını) biriktirip de Allah yolunda (infak, yardım) harcamayanları ateşle müjdele.”

“Ne zulmedin, ne de zulme boyun eğin.”

“Bir mahallede bir fakir varsa, o mahallede onun hakkını çalan bir zengin vardır.”, “Lokma temiz olmadan amel salih olmaz.” 

“Çalışanın hakkını alnının teri kurumadan veriniz.”, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.”, “Faiz zinadan eşeddir.”, “Allah-u Teâlâ’yla savaş gibidir” mesajlarını bilen kim solculuğa yönelir ki?! “Mü’min, elinden, dilinden emin olunan kimsedir.”, “Sizin dininiz size, benimki bana.”, “En hayırlı rızk, el emeğiyle kazanılandır.”, “Dileyen inanır, dileyen inkâr eder.”, “Dine zorlama yoktur” anlayışlarını bilen hangi gayrimüslim İslam’a yan bakabilir?

“Bir insanı öldürmek, tüm insanları öldürmek gibidir.”, “Kısasta hayat vardır” ayetlerini bilen gayrimüslimler İslam’a yönelmezler mi? “Sevgi, temizlik, güvenirlik imandandır.”, “Adalet mülkün temelidir.”, “Haksızlıklar karşısında susanlar, dilsiz şeytanlardır.”

“Zulme boyun eğenler, haklarıyla birlikte şereflerini de kaybederler.”, “İnsanların hayırlısı onlara en çok hizmet edenlerdir.”, “En yakınların kendin aleyhine bile olsa şahitlikte adaletli olun.”, “Mümin yalan söylemez.”, “Komşusu kendinden emin olmayan iyi bir mümin değildir.”