Safer ayı-5

Abone Ol

Bütün bunlar gösteriyorki: Çarşamba günü zalimler, kâfirler

için azab günüdür, amma mü’minler için kurtuluş günüdür. İyiliğe çalışanlar

hakkında Çarşamba gününün bir uğursuzluğu söz konusu değildir. Nasıl olabilirki

Ebu Hureyre (R.A.)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.)Efendimiz:

“…. ALLAH Teâlâ, nûru Çarşamba günü yaratmıştır…”

buyurmuşlardır.   Bu sebeble ilim ehli,

derslere Çarşamba günü başlamaya özen göstermişlerdir. Çünkü ilim bir nurdur.

Çarşamba günü, ağaç dikmek de iyi görülmüştür. Çarşamba günü, zeval vaktinden

sonra duaların kabul olacağı ifade edilmiştir. Alış-veriş dahil dinen meşrû her

iş yapılabilir. Unutmayalım ki:

“Kula belâ gelmez ALLAH yazmadıkça,

ALLAH belâ yazmaz, kul azmadıkça.

ALLAH kuluna cezayı kul ile verir.

Din, irfan bilmeyen bunu kul etti sanır.

ALLAH emri olmayınca, sanki yaprak kıpranır.”

* * *

 Yiğit serden geçer,

yardan geçmez derler,

Soylu, soysuzun elinden içmez derler.

 Ne edersen onu

bulursun dünyada;

 “Arpa eken buğday

biçmez” derler.

Cenab-ı Hak şöyle buyruyor:

 “Sana gelen her

iyilik Alah’tandır. Sana gelen her fenalık da kendindendir. Seni ey Habibim!

insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Buna hakkıyla şahit olarak ALLAH

yeter.”

 “Sizi çarpan her

musibet, kendi ellerinizin ihtiyarınızın, kendi iradenizle seçiminizin işleyip

kazandığı günahlar yüzündendir. Bununla beraber ALLAH, bir çoğunu affeder de

musibete uğratmaz.

Yeter ki biz azmayalım. Evet fert ve millet olarak

azmayalım. Yok azarsak, ALLAH korusun! Baştan sonra bir selâmet gecesi olan Kadir

gecesinde bile belâ ve musîbetler yağabilir. Ya Rabbi! Sen bizleri muhafaza

eyle. Amin. Ebu’l-Bahteri (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A. V.)

Efendimiz:

“İnsanlar, günahları ve ayıpları çoğalmadıkça helâk

olmayacaklardır,” buyurdu.

Abdullah b. Mes’ûd (R.A.), bu hadis-i şerifi rivayet edince,

kendisine: Bu nasıl olur Diye sorulmuş. Abdullah b. Mes’ûd (R.A.): A’raf

süresi, 5. Ayet-i kerimesini:  “Azabımız

onlara geldiğinde çağırışları: “Biz gerçekten zalim kişilermişiz”, demelerinden

başka bir şey olmadı.” Okumuştur. Teberrüken A’raf süresi, 1-10 ayet-i kerimelerini okuyalım

1. Elif. Lâm. Mîm. Sâd.

2. Bu Kur’ân-ı Kerim, O’nunla insanları uyarman, mü’minlere

de bir öğüt olmak üzere sana indirilen bir kitaptır. Artık bundan dolayı

göğsünde bir sıkıntı olmasın.

3. Rabbinizden size indirilen Kur’ân-ı Kerim’e uyun. O’ndan

başkasını veliler edinip te kendilerine uymayın, peşlerinden gitmeyin. Ne kadar

da az öğüt alıyorsunuz, tutuyorsunuz!

4. Nice memleketler var ki biz onları helak ettik. Azabımız

onlara gâh geceleyin gâh kaylüle ederler, öyle vakti uyurlar dinlenirlerken

geldi, çattı.

ALLAH Teâlâ, Lût (A.S.)ın kavmini gece, Şuayb (A.S.)ın

kavmini de öğle vakti helak etmiştir.

5. Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, “Biz gerçekten

zalim kişilermişiz” demelerinden başka bir şey olmadı.

6. Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de,

gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguya çekeceğiz!

Ümmetlere peygamberlerine inanarak yolundan gidip

gitmedikleri, peygamberlere de tebliğ vazifelerini yapıp yapmadıkları

sorulacaktır.

7. Ve onlara olup bitenleri tam bir bilgi ile mutlaka

anlatacağız. Çünkü biz, onlardan uzak değiliz.

8. O kıyamet gününde herkesin dünyada yapıp ettiğini tartmak

da haktır. Artık kimin sevap tartıları ağır gelirse, işte onlar felaha,

kurtuluşa erenlerdir

9. Kimin de sevap tartıları hafif gelirse, işte onlar,

âyetlerimize karşı zülüm, haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerineçok yazık

etmiş kimselerdir.

10. Andolsun biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size

birçok geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.”