Cahiliyye devrinde, birbiri ile çarpışmaya ve talana alışmış
olan Araplara fasılasız üç ay güvenlik ve sulh içinde yaşamak çok ağır
geliyordu. Onun için Hz.İbrahim (A.S.) ve Hz.İsmail (A.S.)dan beri devam ede
gelen bu tertibi canlarının istediği gibi bozmaya, mesela Muharrem ayındaki
haramlığı Safer ayına çevirmeye, diğer haram ayları da ileri geri götürmeye
başladılar ve hadis-i şeriflerde de belirtildiği üzere:
“Muharrem ayını Safer diye isimlendirerek”, Muharrem’i haram ayı olmaktan çıkarıyorlar,
haram ayındaki yasakları işliyorlardı. Böylece, Muharrem’in haramlığını Safer
ayına tehir ediyorlardı. Maksatları ardarda gelen üç haram ayı ikiye indirmek,
üçüncüyü bir ay geriye bırakmaktı. Çünkü üç ay üst üste, savaşmak, yağmalamak
ve öldürmek gibi alışkanlıklardan uzak kalmak onlara zor geliyordu. Cenâb-ı
Hak, Kur’an-ı Kerim’de:
“Haram ayları ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir.
Çünkü onunla, kâfir olanlar saptırılır. ALLAH Teâlâ’nın haram kıldığının
sayısını bozmak ve O’nun haram kıldığını helal kılmak için haram ayını bir yıl
helal sayarlar, bir yıl da haram sayarlar. Böylece onların kötü işleri
kendilerine güzel gösterilmiştir. ALLAH kâfirler topluluğunu hidayete
erdirmez.” buyurarak, onların bu nesi’
tatbikatlarını “küfürde artış” olarak değerlendirmiştir.
Bu hal hicretin 10.yılına kadar devam etti. Veda Haccında
Resû-lullah (S.A.V.) Efendimiz ayların o sene tam yerini bulduğunu açıkladı.
Binaenaleyh, Safer ayının uğursuzluğu hakkında söylenenlerin
asıl menşei işte bu cahiliyye devri davranışlarıdır. Öyle ya! Bir adamın yurdunda
ve ailesi yanında rahatça oturmasını ve dağda, bayırda serbestçe
gezip-dolaşmasını değiştiren, şehirlileri gurbete çıkarıp bedevilerden bir
kısmını savaşa gönderen, bir kısmını da sakınmaya, korunmaya, korkmaya mecbur
eden bir ay; uğursuz sayılmaz da ne yapılır İşte Arabistan çöllerinde meydana
gelen bu hadiseler, Safer ayının “Saferu’l-hayr” diye vasıflandırılmasına
rağmen uğursuz sayılmasına sebep olmuştur.
Safer; ayrıca cahiliyye devri arablarının inandığı bir
uğursuzluk çeşididir.Hz.Peygamber (S.A.V.)Efendimiz bunu reddetmiştir. Ebû
Hureyre (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:
“Hastalığın, sahibinden bir başkasına kendi kendine sirâyeti
yoktur, eşyâda uğursuzluk yoktur. Ükey ve baykuş ötmesinin te’sîri ve kötülüğü
de yoktur. Safer ayında uğursuzluk yoktur. Bunlar Cahiliyet hurâfeleridir.
Fakat ey mü’min! Sen cüzzâmlıdan, arslandan kaçar gibi kaç!” buyurdu.
Hadis-i şerifte geçen “Safer” iki şekilde te’vil edilmiştir.
Birinci te’vile göre bundan maksat: “Safer ayı”dır. Yukarıda da izah edildiği
gibi, Cahiliyyet devrinde Araplar Nesi’ usûlüne göre, Muharrem ayının haram ay
oluşunu Safer’e naklederlerdi. Ve bu sûretle Safer, haram aylardan sayılırdı.
Resûlü Ekrem (S.A.V.) Efendimiz bunu da men edip: “Artık Safer ayı için hürmet
yoktur!” buyurmuştur.