Batılılar timsah gözyaşı dökmeyi adet haline getirdiler. Sonu felaket olacağını bile bile bir takım eylemleri tüm eleştirilere rağmen sergiliyor, aradan bir süre geçince de başlıyorlar yaptıkları işin yanlış olduğunu söylemeye... Halbuki, aylarca ABD nin Irak ı işgalinin yanlış olduğu yazıldı, söylendi... Onlar işgal için uydurdukları bir takım yalanların arkasına gizlenerek işgali savundular ve işgal ettiler... Neticede bugünlere gelindi. Irak ta Saddam zamanında oluşmuş tüm dengeler bozuldu, iç çatışma başladı. Şimdi her gün onlarla ifade edilen Iraklı ölüyor ve kimler tarafından öldürüldükleri de belli değil. Nerede bir otomobilin havaya uçacağı, nereden bir kör kurşunun geleceği belli değil... Artık Irak ta huzurdan söz etmek, güvenlikten bahsetmek mümkün değil. Bu durum ne kadar devam edecek Irak parçalanacak mı Parçalanacak olursa iç çatışma sona erecek mi Tüm bu soruların tek bir cevabını bulmak mümkün değil. Bu arada işgal öncesi ve sonrası ABD ye en fazla kimler ya da gruplar yalakalık ve yağcılık yapmış iseler bunlar ABD nin desteği ile şu anda Irak ta güçlerinin çok üzerinde bir etkinliğe sahip oldular. Bu durum ister istemez diğer grupları rahatsız etti ve haklarını silah zoruyla almaya itti. Neticede Irak tam bir karmaşa ve kaos ortamına sürüklendi. Belli ki, işgalciler ve yandaşları da şu anda bu işin içinden nasıl çıkacaklarını düşünüyorlar.
Saplandıkları bataklıktan nasıl çıkacaklarını düşünmek işgalcilerin sorunu olmakla birlikte bazı Amerikalı ve Batılıların ard arda yaptıkları açıklamalarla Saddam döneminin daha iyi olduğunu, yanlış yaptıklarını söylemeleri insanı çileden çıkarıyor. Hem Irak ı yutuyor, oradaki huzura son veriyorlar ondan sonrada oturup gözyaşı döküyorlar... Tam bir samimiyetsizlik örneği... Gerçi ölçüleri çıkar ve güç olanlardan samimiyet beklemek boşuna olur ama, insan yine de dünyanın böylesine hafife alınıyor olmasına isyan ediyor.
Hans Blix ismini okuyucularım hatırlayacaklardır... ABD işgalinden önce BM tarafından Irak a gönderilen silah denetçileri heyetinin şefiydi. Irak a aralıklı olarak birkaç kez gittiler ve Saddam ın elinde ABD nin bulunduğunu iddia ettiği nükleer ve biyolojik silahları araştırdılar... Aylarca araştırdılar ama bir şey bulamadılar... Buna rağmen ABD, BM heyetinin bulamadığı silahların varlığını iddia ederek Irak ı işgal etti.
İşte bu Birleşmiş Milletler (BM ) silah denetçisi şefi Hans Blix, Irak ta yaşanan karmaşa ve kaoston ABD yi sorumlu tutarak, "Irak işgali tam bir başarısızlık. Ülkeyi Saddam döneminden daha kötü hale getirdi" diyor. Blix daha sonra sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Savaş olmasaydı Saddam başta olurdu, bu Iraklılar için hoş olmayabilirdi. Ancak, şu anki durum şüphesiz bundan çok daha kötü."
Irak işgalinin bir başka boyutu ise bilindiği gibi İsrail in çevresinde güçlü bir ülkenin kalmamasını sağlamak, bir başka ifade ile İsrail in bölgede astığı astık kestiği kestik konumunun muhafaza edilmesiydi. Bu sebeple İsrail in elinde her türlü nükleer, biyolojik ve kimyasal silah bulunduğu başta ABD olmak üzere tüm dünya tarafından bilindiği halde Saddam olmayan silahlarından dolayı vuruldu. Vuruldu da ne oldu İsrail azgınlıklarını sürdürdü... Filistin deki seçilmiş yönetimi tanımadığını ilan etti, bununla da kalmayarak iki askerinin kaçırıldığı iddiası ile Lübnan a saldırdı ve önemli bir bölümünü işgal etti... Güney Lübnan da taş taş üzerinde bırakmadı... Günlerce bomba yağdırdı... Şimdi anlaşılıyor ve açıklanıyor ki İsrail sadece binaları yıkmak için bomba atmamış, bir tek canlı bırakmamak için uranyum bombası kullanmış... Böylece daha çok insanı öldürmeyi, öldüremediklerini ise kanser yoluyla yok etmeyi uygun bulmuş!..
Peki bu açıklamalar karşısında ABD nin tepkisi ne Her zaman olduğu gibi İsrail söz konusu olduğunda ABD de sessizlik hakim... Bir bakıma gizli destek veriyor ABD, İsrail in bu insanlık dışı saldırılarına.
İşte size ABD nin Irak ı işgal gerekçelerini hatırlattık ve İsrail in kullandığı nükleer silaha rağmen ilgisizliğini ve kayıtsızlığını gösterdik... Böylesine adaletten uzak bir anlayışın yer yüzüne huzur ve güven getirmesi mümkün olabilir mi Hala bu haydut sürüsüne güvenip peşinden gidecekler çıkar mı