Saddam Ortadoğu'nun kucağında yeni bomba

Abone Ol

Saddam ın idamı Ortadoğu da önü alınamaz yeni bir süreç başlattı. Abede attığı her adımı bilinçli, hesaplı ve kitaplı yapıyor. Sonuçlarının nereye varacağını kestiriyor. Tarihin belli dönemleri vardır. Bu dönemler çoğunlukla bir süreç oluştururlar. Stratejik çalışmalar sonuçlarla da ilgilidir. Bir sonuç nasıl en olumlu şekilde alınabilinir, nasıl bir dönüşüm sağlanabilinir, bunun üzerine çalışılır.

Saddam ın idamına bir de bu açıdan bakmak gerek. Müslümanların mücadelesinde başarılı çalışmalar Müslümanların ortaklığıyla mümkündür. Filistin ve Lübnan ın İsrail e karşı olan direnişlerinde zaman zaman gruplar başarılar elde ederler. Bu süreçte istihbarat örgütleri o gruplara sızar onları asıl çizgilerinden uzaklaştırırlar. Bugün Filistin de Devlet Başkanı olan Abbas İsrail ile Abede ortak bir düzlem bulmaya çalışıyor. Onlarla aynı düzlemde olmaya bakıyor. Bu yeni dönemde Orta Doğu da amerikancı ile yandaşlarının öne çıkışı daha bir belirginlik kazanmakta. Amerika ile işbirliği içinde olan krallar dönemi giderek sona eriyor. Bu bir dönem için geçerliydi, ancak bugün için artık geçerliğini yitirmiştir. Kendi anlayışında bir demokrasi ile başa getireceği kuklalarla yola devamı gerekli görüyor. Filistin seçimleri bunun en prototip örneği. Ya da buna Türkiye benzeri de diyebiliriz.

Saddam abede nin iyi bir kuklasıydı. Ama bu kuklanın görevi bir yerde bitti. Eski kukla öldü yaşasın yeni kuklalar dönemi başladı.

Gerek Filistin de gerekse Lübnan da başlangıçta sünni kesim ön plândaydı. Şu an Şii gruplar da öne çıkmaya başladı. Müslümanların emperyalizm karşısındaki başarıları emperyalist güçleri tedirgin etti. Sünni ve Şii grupların bir araya gelip birlik oluşturmaları, emperyalizmin baskılarını etkisiz kılması yeni bir süreç gerektirmekteydi. Bunun üzerine Saddam ın bir an önce idamı gerekliydi. Fakat bu idamın etkili olması ve bir bomba tesiri uyandırması için bir taktik gerektirmekteydi.

Saddam ın bu dönemde yargılanması gereken daha önemli suçları bulunmaktaydı. Bunların başında İran Irak savaşı. Saddam bir savaş suçlusu olarak yargılanmalıydı. Eğer bu suçtan ötürü yargılanmış olsaydı, Saddam Savaş ile ilgili bütün sırları deşifre edecekti. Dolayısıyla Abede savaşın baş suçlusu olarak öne çıkacaktı. Bir milyona yakın insanın öldüğü bu savaşta Saddam savaş suçlusu olarak yargılanmadı. Halepçe katliamından ötürü yargılanmalıydı. Bu da yapılmadı. Kimyasal üreticileri ve silâh satıcıları hedef alınmalıyken bu da olmadı. Saddam bu suçtan ötürü idam edilmiş olsaydı, bölgedeki etkisi Şii Araplar ile Kürtler arasındaki gerilimle sınırlı kalmış olacaktı. Kuveyt işgaliyle ilgili bir yargılanma olsaydı gene abede bir savaş suçlusu olarak öne çıkacaktı. Bu da olmadı.

Saddam ın Şiilere dönük olan katliamı Saddam tarihi zulmü boyunca en az sayılabilecek olanıydı. Bu seçildi. En az olanı ama en etkili olanı tercih edildi. Dolayısıyla abede burada işin içinden kolaylıkla sıyrıldı. Saddam Abedeyi yeterince suçlayamadı, sırları açıklayamadı. Fakat bu idamın sonuçları diğerlerinin hepsinden en etkili olabileniydi.

Nasıl mı Bölgede son zamanlarda giderek yumuşayan ve etkisiz olan ve hatta birlik oluşturan Şiilerle Sünniler arasındaki uçurum iyice derinleştirildi. Bu derinleştirmede İran da taraf olmak durumunda kaldı. Bundan böyle Irak ta Şiilerle Sünniler artık bir araya gelemezler. Uçurumları iyice büyüdü, araları açıldı.

İran burada yanlış bir taktik içine düştü. Doğrudan Abede hedef olması gerekirken, kendisini hedefe oturtmaktan başka bir şey yapmadı. Gelecek zamanda da yeni bir savaşın ve karmaşanın içinde olmayı tercih etti. Bir kuklanın idamı, sadece bir insan tekinin idamıdır. Bundan intikam duygusuna dayanan küçük bir sonuç elde etti. Sadece bir kukla idam edildi. Sadece bir Saddam idam edilmiş oldu. Asıl kuklacı işin içinden sıyrıldı. Öfkeler boşaldı. Saddam ın idamı, intikam açısından İran için hiçbir yarar sağlamadığı gibi, İran a dönük nefretin büyümesine neden oldu.

Saddam ın idamı Orta Doğu nun kucağına konmuş önü alınamaz ve engellenemez bir bomba olmuştur.