Yazar Kerim Aytekin, Peygamberimiz (SAV)‘in ‘sıddk-ı ekber‘ diye hitap ettiği Hz. Ebu Bekir‘i anlattı.
Aytekin hoca, Hz. Ebu Bekir (r.a)‘ın tüm servetini İslam için harcadığını ve birçok kişinin Müslüman olmasına vesile olduğunu söyledi.
Aytekin hoca şöyle anlatıyor: "İslâm‘dan önce de saygın, dürüst, kişilikli, putlara tapmayan ve evinde put bulundurmayan ‘hanif‘ bir tacir olan Hazreti Ebu Bekir, ölümüne kadar Peygamber Efendimizden hiç ayrılmamış, bütün servetini, kazancını İslâm için harcamış, kendisi sade bir şekilde yaşamıştır. O dönemde Mekke‘nin ileri gelenlerinden olup Arapların nesep ve ahbâr ilimlerinde meşhur olmuş. Kumaş ve elbise ticaretiyle meşgul olur; sermayesi kırk bin dirhemdi ki, bunun büyük bir kısmını İslâm için harcamış. Rasulullah‘a iman eden Ebu Bekir (r.a.) İslâm davetçiliğine başlamış, Osman ibn-i Affân, Zübeyr ibn-i Avvâm, Abdurrahman ibn-i Avf, Sa‘d ibn-i Ebî Vakkas ve Talha ibn-i Ubeydullah gibi İslâm‘ın yücelmesinde büyük emekleri olan ilk Müslümanların birçoğu İslam‘ı onun davetiyle kabul etmişler."
PEYGAMBERİMİZİN EN YAKININDAYDI
Hayatı boyunca Peygamberimizin bazı konularda Hz. Ebu Bekir (r.a) ile istişare ettiğini ifade eden Aytekin hoca; "Hazreti Ebu Bekir‘in hayatı boyunca Peygamber Efendimizin yanından ayrılmadığını, çocukluğundan itibaren aralarında büyük bir dostluk kurulduğunu, Peygamber Efendimizin birçok hususta onun görüşünü tercih ettiğini, özellikle Hazreti Ebu Bekir ‘e danıştığını biliyoruz. Hazreti Ebu Bekir‘in babası Mekke eşrafındandı. Hazreti Ebu Bekir, cahiliye döneminde de güzel ahlâkı ile tanınan, sevilen bir kişi idi. Mekke‘de ‘eşnak‘ diye bilinen kan diyeti ve kefalet ödenmesi işlerinin yürütülmesiyle görevliydi. Cahiliye kültürüne karşıydı, şiir yazmaz ve şiiri sevmezdi, daha ziyade tefekkür ederdi" şeklinde konuştu.