''Sabah Yıldızı''

Abone Ol

Mustafa Kirenci’nin “Sabah Yıldızı” başlığı atında “Sezai Karakoç ve Diriliş’e Dair” altbaşlığıyla yayınladığı kitap, alışılagelinmiş bir özgeçmiş (hal tercümesi, biyografi) çalışmasından farklı özellikler taşıyor. Bu özelliklerden ilki kitaba verilen “Sabah Yıldızı” adının seçiminde kendini göstermektedir:

“Bu isim Sezai Karakoç’un şiirlerinin 7. kitabı olan Alınyazısı Saati’nden mülhem. Eser, 1979-1988 yılları arasında yazılmış ve 1988’de haftalık Diriliş dergisinin ilk 16 sayısında yayınlandıktan hemen sonra 1989’da da kitap olarak Diriliş Yayınları’na katılmıştır.” Daha sonra Sezai Karakoç bütün şiirlerini “Gün Doğmadan” başlığıyla yayınlayacak ve “Alınyazısı Saati”ni de en son bölüme koyacaktır. İşte “Alınyazısı Saati”, “Ağustos Böceği Bir Meşaledir” şiiri hariç, 13 bölümlük, deyim yerindeyse, bir nehir şiir niteliğindedir. On yıllık süreci (1979-1988) kapsayan şiir; “Kudüs’ten başlayarak, Şam, Bağdat, Beyrut, Afganistan” başta olmak üzere, Afrika, Kafkaslar, Azerbaycan, Türkistan, İstanbul, dolayısıyla Türkiye bağlamında “geçmişteki aziz hatıralar yurdunun günümüzdeki ‘içler acısı’ görünümünü” anlatır.

Mustafa Kirenci, tam bu noktada, on yıllık süreçte olup bitenlerin dökümünü vermek suretiyle, “içler acısı”yı somut bir göstergeye dönüştürür ki, Sezai Karakoç’un söz konusu şiirinin daha bir içten duyumsanmasına adeta yardımcı olur. Bunlar, on beş yıl süren Lübnan iç savaşı (bu savaşın bir sonucunu karşı dairede kiracı olarak oturan Lübnanlı İnşaat Mühendisi Muhammet’in hayatında gözlemliyorum), Afganistan’ın Sovyet Rusya işgaliyle başlayan trajedisi, bir milyonu aşkın ölümlü İran-Irak Savaşı, İsrail’in Beyrut işgaliyle gerçekleştirdiği Sabra ve Şatilla katliamları, Bulgaristan’daki komünist yönetiminin Müslüman Türk nüfusa karşı uyguladığı baskı ve zulüm, Filistin İntifada’sındaki katliam, akıl almaz Yemen iç savaşı vb. Böylece Mustafa Kirenci, Sezai Karakoç üzerine hazırladığı kitabın adını, onun bir şiirinden esinlenerek koyarken, tarihi ve kültürel hafızayı besleyecek verileri göz önünde tutan bir dikkati de sergilemektedir.

Otuz yıllık bir araştırma zaman dilimine yayıldığını belirttiği çalışmasında Mustafa Kirenci, Sezai Karakoç’un hayatı, sanatı ve mücadelesinin daha iyi kavranılmasında yardımcı olabilecek bir takım verileri kaydetme gereği duymuştur. Bu bağlamda Sezai Karakoç’un içinde yaşadığı zaman ve dönemin yanında, çağdaşlarına da yer vermek suretiyle birçok konunun, kimi zaman sorun niteliğinde ortaya çıkan durumların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayıcı bir yönteme başvurmuştur. Bizde sanata ve edebiyata ilişkin araştırmalarda, incelemelerde, çoğunlukla pek göz önüne alınmayan bir eksiklik olagelmiştir bu. Bu yönüyle Kirenci’nin çalışması dikkate değerdir. Sabah Yıldızı’nın içeriği şu bölümlerden oluşmaktadır. Çalışmanın adı, yöntemi, kaynakları üzerinde açıklamalar yapıldıktan sonra, bölüm başlıkları verilmektedir.

Sezai Karakoç’un Çağı ve Çağdaşları: Çağı, Sezai Karakoç’un Doğduğu Kültürel Dünyanın Kısa Bir Panoraması, Çağdaşları.

* Sezai Karakoç ve Diriliş: 87 Yılın Kronolojisi genel başlığı altında “Sezai Karakoç’un İdealini Dile Getirme Düşüncesine Eşlik Eden Araçlar” kapsamında çıkarılan dergiler ve eserleriyle parti çalışmaları hakkında bilgiler verilmektedir. Sonraki başlık “Sezai Karakoç ve Diriliş Hakkında Yazılanlardan Seçmeler”dir. Son olarak “Bibliyografya/Sezai Karakoç ve Diriliş Hakkında Yazılanlar”. Burada makaleler, kitaplar, özel sayılar, sempozyum ve armağan kitaplar, ansiklopedi maddeleri, yabancı dildeki yazılar ve çeviriler, haberler derlenerek verilmiştir. Bu veriler ve belgeler, araştırma, inceleme çalışmalarında temel kaynaklar olma niteliğindedir. Kirenci’nin çalışmasının önemi de burada kendini göstermektedir. Verdiği emeğinden dolayı Mustafa Kirenci’yi tebrik ediyor, kalemine güç ve bereket diliyorum. Eline sağlık, aziz dost.