Saadetin seçmen profili

Abone Ol

Yıllardır siyasayı çeşitli yönleriyle gözlemiyoruz, içinde bulunuyoruz ve yaşıyoruz. Seçmen psikolojisini çeşitli açılardan görme imkânına sahip oluyoruz. Kimin nasıl bir psikoloji içinde olduğunu görüyoruz.

2007 seçimleri medya, reklam ve mitingler ile yürütülüyor.

Akepe seçimleri bir tek kişinin omuzlarında. Akepe nin bir tek adayı var, bir tek çalışanı ve bir tek kişisi. Medyada, reklamlarda, tanıtımlarda var yok bir Erdoğan. Partisinin teşkilatları ve milletvekilleri tamamen devre dışı. Otobüsleri bile bu bir tek kişinin seslendirmeleriyle dolaşıyor. Adayların posterlerine rastlanmaz. Parti mensupları arazi çalışmalarında hemen hiç yok. Bayraklarını, tanıtım malzemelerini kamu çalışanları yapıyor.

Akepe sosyolojik bir özellik taşımıyor. Tamamen psikolojik bir oluş ile ayakta duruyor. Cumhurbaşkanlık seçim süreci ve mağduriyeti olmasaydı bu psikoloji tamamen bitmiş olacaktı. Toplum nazarında bu bir referanduma ve mağduriyet psikolojisine büründürüldü.

Bütün partiler sanki kabuklarına çekilmişler. Milletvekilleri iki üç kişi ile dolaşıyorlar.

Saadet Partisi arazi ve seçim ziyaretleriyle seçim havası oluşturuyor. Kalabalık gruplarla gezilmedik esnaf Pazar kalmadı. Piknik, sahil ziyaretleri yoğunlukta.

Saadet Partisi bu seçimlerde yeni bir seçmen profili ile yüz yüze. Tabanı geniş bir alana yayılıyor. Toplumun hemen bütün kesimleri ilgi gösteriyorlar. Emperyalizm, AB, Abede karşıtlığı, ülkenin sömürülmesi, milli duygular ve milli duruş bir birliktelik oluşturmuş.

Milli Görüş ten Akepe ye giden seçmenden bir bölümü Saadet Partisi ne döndü, bir kısmı dönmek üzere. Seçmen Saadet ile Akepe arasında bir çatışma hali yaşıyor. Gönlü ve kalbi Saadet ten yana, psikolojik baskıdan ötürü Akepe ye yakın duruyor[du]. Bu da kırılıyor.

Cehepe nin milliyetçi adayları, propagandadaki sert ve kavgacı tutum, seçmenini tedirgin ediyor ve uzaklaştırıyor. Seçmen bu anlamda gidecek bir yer arıyor. Erbakan Hoca nın konuşmaları sol seçmeni ciddi anlamda etkilemiş. Belki de bu narkoz dan en çok uyanan kesim diyebiliriz.

Alevi seçmen de bir arayış içinde. Uğur Mumcu daki piknik alanında Erzincanlı kalabalık bir aile ortamında, gördüklerimiz, duyduklarımız beni değil arkadaşlarımızı heyecanlandırmadı değil.

Bu seçim atmosferinde en samimi yaklaşımı Saadet Partisi ve tabanı görüyor. Erbakan Hoca hemen herkesin dilinde, kararsız seçmen üzerinde ciddi bir etki uyandırmış. Birçok partiye karar kılmış olan seçmeni bile sarsmış.

Piknik alanında önünde içkileri olanların psikolojilerini, mahcubiyetlerini, paradokslarını görmüyor değiliz. İçkisiyle bizim aramızdaki ruh halleri görülmeye değer. Bunu, Maltepe Esenkent te içki satan bir insanda gördük. Gözleri doldu. Ne yapacağını şaşırdı. "Beni içki satmaya mahkûm edenler!" serzenişinde bulundu. Namaz kılan bir ailenden gelen biri olarak bunu itiraf etti. Bizim görevimiz tebliğ. "Biz kimsenin ne cenneti ne de cehennemiyiz, biz sadece uyarıcıyız" demem hoşlarına gidiyor.

Soğanlık pazarını bir baştan bir başa dolaştık ve geri döndük. Bir tek broşürümüz yerlerde yoktu. Geçmişten gelen bir duyguyla seçimden seçime geliyorsunuz serzenişlerine şu karşılığı veriyoruz. "Size şu ana kadar gelen oldu mu " "Hayır!" diyorlar. "Bundan sonra da beklemeyin, kimse gelmeyecek."

Saadet Partisi arı kovanındaki arılar gibi çalışıyor. Bunun karşılığını er geç bulacak. Saha çalışmasına çıkan parti mensuplarının heyecanları gözlerindeki ışıltıdan belli oluyor. Erbakan Hoca tek başına ülkeyi salladı. Akepe tabanının da gardı düştü. Sadece çok az bir kesimi direniyor ve çok da öfkeliler. Çünkü oyun bozuluyor. Onlar hala 1970 lerin sağ sol plağına takılmışlardır. O da kırılıyor. Bir tek kişi ile ilgili bir fanatizm söz konusu. Bunun zaten geleceği olmaz.

Saadet Partisi çok geniş bir alana açılıyor ve açılım sağlıyor, kendine yeni  taban oluşturuyor. Gelecek Saadet Partisi nin.