Gündem

Saadet, siyaseti formatladı

Saadet, siyaseti formatladı

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, partisinin iktidar partisinden sonra anamuhalefet partisi CHP‘yi de formatladığını söyledi.

Öncelikle CHP kongresinin hem parti camiasına hem Türkiye‘ye hayırlı olmasını dileyen Kurtulmuş, siyasetteki bu yeniden yapılanmada Saadet Partisi‘nin büyük etkisi olduğunu ve 26 Ekim‘deki büyük kongreden sonra ‘Siyaseti yeniden formatlayacağız‘ sözünü adım adım gerçekleştirdiklerini kaydetti. Kurtulmuş, "Saadet Partisi, Türkiye siyasetine yeniden format atmıştır. Önce iktidar partisini formatlamıştır.  Şimdi de anamuhalefet partisini formatlıyor. Şu anda çok açıktır ki, Türkiye‘nin tek muktedir partisi, Saadet Partisi‘dir" dedi.

Saadet Lideri Kurtulmuş, Saadet‘in 1.5 yıllık sürenin sonunda iktidar partisinin ardından CHP‘deki yeni yönetiminde de birinci derece etkisi olduğunu belirterek, "Sayın Kılıçdaroğlu‘nun son birkaç gündür yaptığı konuşmalar, neredeyse 1.5 yıldır bizim söylediğimiz cümlelerin harfiyen aynısıdır" dedi. Kurtulmuş, bundan sonra Kılıçdaroğlu‘ndan hangi sözü merakla beklediklerini şöyle açıkladı: "Sayın Kılıçdaroğlu, Musa gibi gelip Firavunlaşmayacağız sözünü de bu millete vermek durumundadır."

Saadet Partisi, Mayıs ayı il başkanları ve il müfettişleri toplantısı Afitab Kültür Merkezi‘nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. İl Başkanları ve müfettişlerinin alkışları arasında kürsüye gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Kurtulmuş, toplantının açılışında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, konuşmasında Zonguldak‘taki grizu patlaması, CHP‘deki kurultay süreci, İsrail‘in OECD üyeliğine Türkiye‘nin onayı, KKTC gezisi ve Saadet Türkiye‘yi dinliyor projesine ilişkin değerlendirmeler yaptı.

Kılıçdaroğlu‘ndan Firavunlaşmama sözü bekliyoruz

Kılıçdaroğlu‘nun yine milleti alevi-sünni diye bölmeden sorunları birlik ve beraberlik ekseninde çözmesine ilişkin sözlerinde Saadet‘in etkisi olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Son günlerde Anayasa değişikliği sürecinde, başından beri engelleyici bir tavır içinde olan CHP‘nin tavrının yüz seksen derece zıddı olarak, Sayın Kılıçdaroğlu‘nun Türkiye‘ye çağdaş, katılımcı ve yeni bir anayasa  gereklidir ve bu anayasa millet tarafından yapılmalıdır sözleri harfiyen bizim temel görüşlerimizdir" dedi.

Kurtulmuş, bundan sonra Kılıçdaroğlu‘ndan hangi sözü merakla beklediklerini şöyle açıkladı: " Sayın Kılıçdaroğlu, Musa gibi gelip Firavunlaşmayacağız sözünü de bu millete vermek durumundadır"

Artık Kılıçdaroğlu‘nun CHP‘sinden milletin değerleriyle çatışmayan, inançlarına karşı mücadele etmeyen, milletin egemenliğini bürokratik adacıklara karşı boğdurmayan politikalar beklediklerini söyledi.

OECD‘de İsrail‘e selam...

İsrail‘in OECD üyeliğine evet diyen hükümeti sert şekilde eleştiren Kurtulmuş, "Marifet Davos‘ta otel lobisinde one minute demek değil OECD üyeliğine one minute demektir" dedi. Türkiye‘nin 1961‘den beri üye olduğu OECD‘deki 30 üyenin bir tanesinin veto etmesi halinde İsrail‘in üyeliğinin gerçekleşmeyeceğine dikkat çeken Kurtulmuş, İsrail‘in üye ülkelerin hepsini ikna ettiğine işaret etti.

Hükümetin İsrail‘in OECD üyeliğine evet diyeceğinin hem Jeruselam Post gazetesinde bir yıl önce yazıldığını hem de bunun iki ülke arasındaki ikili karma ekonomi toplantısında karara bağlandığını hatırlatan Kurtulmuş, "Maalesef OECD yetkilileri, 26-27 Mayıs‘ı beklemeden tek tek bütün üye ülkeleri ikna ederek, Türkiye‘nin de onayını almışlardır. Bu İsrail‘in 1967‘den beri İsrail‘in uluslararası alanda kazandığı en önemli diplomatik zaferidir. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diye bir laf vardır. Tam da bu durumu açıklıyor. Davos‘taki otel lobisinde one minute nedir? OECD‘de İsrail‘in üyeliğine selam durmak nedir? Bunu açıklamaları lazım" diye konuştu.

KKTC için Ermenistan uyarısı

Kurtulmuş, KKTC‘ye yaptığı gezi hakkında il başkanlarına bilgi verirken, adada çok önemli görüşmeler yaptığını söyledi.  Kıbrıs‘ta yeni bir müzakere sürecine girildiğini belirten Kurtulmuş, Saadet Partisi‘nin karşı çıktığı Annan Planı‘na Türk tarafının evet Rum tarafının hayır demesine rağmen hâlâ batının Rumları desteklediğini, Türk tarafına verdiği sözleri yerine getirmediğini ve adeta cezalandırdığını vurguladı.

Kurtulmuş, "Annan Planı‘na evet derseniz, Yeşilhat ve serbest ticaret tüzüğünü geçerli hale getireceğiz, Türklerin limanlarını dünyaya açacağız diye Türkiye‘nin sırtını sıvazlayanlar, Annan Planı‘nı Türk tarafı kabul ettikten sonra bir tek adım atmadılar, ağızlarını da açmadılar" dedi. Yeni görüşmeler faslında hükümetin yeni tavizler verme üslubu ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, "Yeşilhat ve serbest ticaret tüzüğüne ilişkin verilen sözlerin neden yerine getirilmediği sorulmadan, Kıbrıs‘ta en ufak taviz verilemez. Eğer böyle bir taviz verilirse, Ermenistan konusunda düştükleri yanılgıya bir kez daha düşerler. İlk kez Türk tarafı bu kadar haklı konuma gelmişken ve haklılığı bir çok uluslararası kuruluş tarafından tescil edilmiş noktayken,  hükümetin Kıbrıs konusunda çözümsüzlük çözüm değildir diyerek taviz vermeye yanaşmamasını tavsiye ederiz" dedi. Kurtulmuş, Saadet Türkiye‘yi dinliyor projesi çerçevesinde köy yollarına düşen il ve ilçe teşkilatlarına yaptıkları çalışmalardan ötüre teşekkür ederek, iki anketin sonuçlarının Haziran ayı başında açıklanacağını belirtti.

Başbakan‘a kader eleştirisi

Zonguldak‘taki elim kazaya hükümetin ve Başbakan Erdoğan‘ın yaklaşımını sert şekilde eleştiren Kurtulmuş, "Öncelikle hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı Allah‘tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Ne yazık ki, Sayın Başbakan böylesine önemli bir olay karşısında, hükümetin ve kamunun sorumlulukları çerçevesinde hesap vermesi gerekirken, ne yapalım ki bu kaderdir diyor. Biliriz ki, Cenab-ı Allah dilemeden hiçbir yaprak dahi kıpırdamaz. Ancak siyasetin vazifesi, önce atını sağlam kazığa bağlamaktır. Nasıl kadere inanıyorsak, aynı şekilde esbaba tevessül etmenin de ne kadar gerekli olduğuna inanan bir milletiz. Bu olaylarda ölenlerin sorumlusu, gerekli tedbirleri almayan hükümet ve kamu kuruluşlarıdır" diye konuştu. "Sayın Başbakan kadere inanç konusunda birilerine ders vermeye kalkıyor ama bize bu konuda ders veremez. Herkes bunun hesabını vermek zorundadır. Yoksa milletin inançlarının arkasına gizlenerek, bu kadar vahim ihmalleri ve suistimalleri bir takım inanç gerekleriyle açıklamak asla hakkaniyete uygun değildir " diyen Kurtulmuş, "Onun için hiçbir hükümet yetkilisinin ortaya çıkan bu trajedileri, bu basit söylemle geçiştirme hakları yoktur. Ortada olan açık bir beceriksizliktir. Yanlış politikalarla bir taraftan sendikasızlaştırma diğer taraftan taşeronlaştırma ile dünyanın en ağır işçiliğine hiçbir vasfı olmayan insanlara açarsanız, ortaya maalesef böyle sonuçlar çıkar" dedi.

İktidardan sonra sıra muhalefette

CHP‘deki kurultay sürecini değerlendiren Numan Kurtulmuş, CHP kongresinin hem parti camiasına hem Türkiye‘ye hayırlı olmasını diledi. Siyasetteki bu yeniden yapılanmada Saadet Partisi‘nin büyük katkısı olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, 26 Ekim‘deki büyük kongreden sonra ‘siyaseti yeniden formatlayacağız‘ sözünü adım adım gerçekleştirdiklerini kaydetti. "Saadet Partisi, Türkiye siyasetine yeniden format atmıştır. Önce iktidar partisini formatlamıştır. Şimdi de anamuhalefet partisini formatlıyor. Şu anda çok açıktır ki, Türkiye‘nin tek muktedir partisi, Saadet Partisi‘dir" diyen Kurtulmuş, İsrail politikalarındaki one minute süreci, İran ve Suriye konusundaki yaklaşım ve IMF anlaşmasının yapılamaması gibi bir çok önemli konuda iktidar partisinin politikalarını etkilediklerini söyledi. Kurtulmuş, "Saadet Partisi, iktidar partisini, çok ciddi şekilde formatlamıştır" dedi.

CHP‘deki değişimde Saadet etkisi

Kurtulmuş, şimdi de 1.5 yıllık sürenin sonunda iktidar partisinin ardından CHP‘deki yeni yönetiminde de birinci derece etkisi olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sayın Kılıçdaroğlu‘nun son birkaç gündür yaptığı konuşmalar, neredeyse 1.5 yıldır bizim söylediğimiz cümlelerin harfiyen aynısıdır. Bu çerçevede, Sayın Kılıçdaroğlu‘nun öncelikli olarak üslup bakımından kavga, gürültü siyaseti yerine daha akılcı, bilgiye dayalı ve uzlaşmacı siyaseti ortaya koymasında Saadet Partisi‘nin büyük bir etkisi vardır. Öteden beri Türkiye‘nin temel meselelerini çok kolay rejim tartışmasına dönüştürmeyi başaran CHP‘nin genel başkan adayının, evet rejim tehlikededir Türkiye‘de 6 milyon işsiz var demesinde Saadet Partisi‘nin fevkalade etkisi vardır. Sayın Kılıçdaroğlu‘nun yine bizler çoluk çocuğumuzla zenginleşmeyeceğiz ve asla kamunun mallarını suistimal etmeyeceğiz manasındaki sözlerinde, bizim Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyeceğiz sözünün çok büyük etkisi vardır" dedi.