Bismillâhirrahmanirrahîm;
TÜRKİYE, hemen her alanda pek çok problem ve dağınıklık yaşıyor. Bunu yakından gören Saadet Partisi, Eylül ayı boyunca saha çalışması yaptı. Saadetli 10 milletvekili, “Saadet Partisi Halkın Yanında” konseptiyle “Millet-Vekil Buluşmaları” çerçevesinde 81 ili dolaştı. Başta il ve ilçe teşkilâtları, MİLKO’lar olmak üzere; medya ve basın buluşmaları, kanaat önderleri ziyaretleri yapıp vatandaş ve esnafın problemlerini dinleyerek Türkiye’nin nabzını tutmaya çalıştı.
Hükümet’in 21 senelik yanlış politikalarının sahada oluşturduğu sıkıntıları bire bir gören Saadet Partisi milletvekilleri “sonuç alma” ve “çözüm” odaklı bir çalışma yürüttüler. Halkın sıkıntılarına tercüman olmak üzere, 2 gün önce açılan TBMM’ye “halkın sesi”ni taşıma çalışması başlattılar. İlk gündemleri, “emeklilerin mağduriyetlerinin giderilmesi!”
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TBMM’de Saadet-Gelecek Meclis Grubu olarak, “Millet’in Meclisi’nde milletin derdine derman arayacağız” diyerek, iddialı konuştu. 21 yıldır etkili muhalefetin eksikliği hissedilen TBMM’de, “Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Gücümüz yettiğince AK Parti’yi Meclis’te hep uyaracağız.”
AKP, şimdi birtakım düzenlemeler yapma telâşına girişti. Saadet lideri, “Biz, sizi uyardığımız zaman niçin problemleri çözmeye başlamadınız?” sorusunu yöneltti. İktidarın Suriye, Afganistan, Ukrayna gibi ülkelerden gelen mültecileri kontrol edemez duruma geldiğini hatırlattı. AKP’nin, “Sınırlarımızın kevgire dönmesi karşısında hiçbir açıklama yapmadığını”; “uyuşturucu tacirleri, mafya ve çetelerle yeteri kadar mücadele etmediğini” savundu.
İKTİDAR, KREDİSİNİ TÜKETTİ
SAADET Partili 10 milletvekili, “Saadet Partisi Halkın Yanında” programı çerçevesinde birbirinden güzel programlara imza attılar. 13 ilde çalışma yapan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Arıkan, saha çalışmalarını değerlendirirken, “Her alanda bir tıkanmışlık var. İktidar, seçim sonrası 4 ayda halk nazarındaki kredisini tüketmiş durumda” diyerek şunları söyledi:
“Halkın Saadet Partisi’nden beklentisi çok yüksek! Saadet Partisi’ni ‘sığınılacak liman’ olarak görüyorlar. Halk, ahlakî tahribatın kabul edilemez boyuta ulaştığından yakınıyor. Saadet’in Meclis’te temsil edilmeye başlamasının heyecanı sahaya yansımış. Biz de TBMM’de yoğun tempoyla çalışarak, halkın sesi olacağız.”
Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Millet-Vekil Buluşmaları’nın Ankara ayağında görev yaptı. Çalışmasını “Basın Buluşması” ile başlatan Kılıç, “Milletimizin Millî Görüş’ün ufkuna ihtiyaç duyduğunu” belirterek, devletin Saadet Partisi kadrolarınca yönetilmesinin önemine vurgu yaptı. AK Parti’nin 21 yılda ülkeyi getirdiği noktanın, “Devlet işleyişinde bozulma; fikir, erdem ve ahlâk zemininde apaçık yozlaşma” olduğunu söyledi. Bu amaçla sahada olduklarını anlattı.
Şerafettin Kılıç, Hükümet’in seçim öncesi faizleri düşürme vaadine rağmen, faizleri 3 kat yükselttiğini; seçim sürecinde, Karadeniz’de doğal gaz, Gabar’da petrol müjdesi vererek, bu ürünlerin ucuzlayacağı vaadine rağmen, petrol ürünlerinin fiyatının 2 katına çıkarıldığını hatırlattı… Seçimde Finlandiya ve İsveç’e had bildirileceği; BAE’den 15 Temmuz’un finansörlüğünü yapmasının hesabının sorulacağını vaat ederken, seçim sonrası “ev kedisi”ne döndüğünü açıkladı.
ÜLKE FAİZE ALIŞTI
“SAADET Partisi Halkın Yanında” programının Denizli’deki bölümünü takip ettim. 9 ilde görev verilen Saadet Partisi Bursa Milletvekili ve GİK Üyesi Mehmet Atmaca’nın basın toplantısı, il divanı ve iş adamı ziyaretinde bulundum. 3 kişilik ekiple Denizli’ye geldi. Partinin çeşitli kademelerinde görev yapmış tecrübeli bir siyasetçi. Teşkilât kadroları ve halkla iyi iletişim kurmayı biliyor. Konusuna hâkim. Türkiye siyasetini doğru okuyor.
Problemlerin sürekli büyüdüğünü anlatan Mehmet Atmaca; tek tip yönetim yerine, halkın da kendisini içinde hissedeceği bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğuna vurgu yaptı. Seçimde siyasi rakipleriyle değil; devlet gücüyle mücadele ettiklerini; iktidarın devlet imkânlarını “tek taraflı” olarak kullandığını hatırlattı. O kadar ki, toplumun ortak değeri olan hocaları bile, kendi partisinin üyesiymiş gibi davrandığını söyledi.
Toplum yapısının ayarlarını bozan zihniyetin Türkiye’yi “cinsiyet değiştirmenin hak sayıldığı bir noktaya getirdiğini” belirterek, bu gidişatın ağır faturasını şöyle açıkladı: “Din anlayışı değiştiriliyor. Toprak ayağımızın altından kayıyor. İslâm protestanlaştırılıyor. Müslümanlar faize alıştırıldı.”
Sahada çalışma yapan Saadet Partisi milletvekilleri, Türkiye’nin her yerinde insanımız var; onlara çalışmalarımıza dâhil etmeliyiz, diyorlar. Bir üyeyi ziyaret etmenin sabaha kadar konuşmaktan hayırlı olduğunu söylüyorlar. Biz adım atalım, mesai harcayalım; Allah bize yardımını gönderecektir, inancındalar. Erbakan Hoca’nın deyimiyle; “Davamız uğrunda canla başla çalışacağız. Zafer yakındır!” Şimdi bu aziz milletin hizmetkârı olup sorunlarını çözme zamanı!