Saadet Partisi’nin kongre süreci

Abone Ol

Bismillâhirrahmânirrahîm!

     TARİHE şan veren bir milletin mensubuyuz. Asırlarca dünyanın öncüsü olmuş; insanlığa ilim, irfan, medeniyet öğretmişiz. Tarihin imtihanını yüz akıyla vermiş; kahramanlıkta destanlar yazmışız. Dünyayı kendimizi imrendirmişiz. Akif’in beyti her şeyi açıklıyor: “Donanma, ordu yürürken muzafferan ileri, / Üzengi öpmeye hasretti Garb’ın elçileri!”

      Osmanlı’nın yıkılmasıyla birlikte dünya inkıraz dönemine girdi. İnsanlık huzur ve barışa hasret kaldı. Osmanlı’dan 50 yıl sonra Millî Görüş hareketi başladı. Amaç, aziz milletimizin şanlı mazisini ihya etmekti. Sevdası büyük olanın düşmanı da büyük olurdu. Dünyanın şerli ve Siyonist güçlerinin şimşeklerini üzerine çekti. Millî Görüş kadrolarının büyük davaları uğruna çekmedikleri çile kalmadı.

     Erbakan Hoca’yı ortaokul son sınıf öğrencisiyken 14 Şubat 1969 günü Denizli’deki Cem Sineması’nda “İslâm ve İlim” konferansını verirken tanımak nasip oldu. 55 yıldır Türkiye’nin öncülüğünde dünyanın huzur ve barış iklimine girmesinin hasretini çekiyoruz. Millî Görüş’ün başına gelenler, başkasının başına gelseydi, çoktan tuz buz olurdu. Allah milletimize acıdı. Millî Görüş davası mutlaka hedefine ulaşacak.

     Baştan beri Erbakan Hoca’yla beraber yürüyen yakın çalışma arkadaşları bunca yıldır bize öncülük yaptılar. Yol oldular, izlerinden yürüdük. Köprü oldular, üstlerinden geçtik. Her başlangıcın bir sonu vardır. Temel Karamollaoğlu’ndan sonra da “aynı çalışmayı” sürdüreceğiz. Öncülerini izleyenler bayrağı devralacak. Millî Görüş’ün temsil edildiği Saadet Partisi için yeni bir çalışma dönemi başlayacak.   

TEŞKİLÂT YAPISI GÜÇLÜ

     GENEL Başkan Temel Karamollaoğlu, yaşının kemâle ermesi ve sağlık sorunları sebebiyle genel başkanlığı daha genç bir kardeşimize bırakacağını ifade etmişti. Mümkün olan en kısa sürede kongre tarihini ilân etti. İki aylık istişare süreci yaşandı. Millî Görüş kadrolarından binlerce kişiyle istişare yapıldı. Süre yeterli gelmemiş olacak ki, kongreye hakkıyla hazırlanılamadı.

     Durumu fark eden Bilge Başkan, olağanüstü olarak yapılacak kongreyi, olağan süresine erteledi. Çünkü, kongreler bir partinin halka karşı varlığını ispat ettiği süreçler olurdu.  Kardeşlik, kenetlenme, ittifak kâmil anlamda gerçekleşmeliydi. İnşallah, sürecin tek vücut olmayı sağlayacağına inanıyoruz.

     Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Saadet Partisi’nin çok güçlü bir teşkilât yapısı vardır. Sürecin işleyiş usûlleri bellidir. Ölçülerimiz sağlamdır. Temel Esaslarımız; Temel Uygulama Esaslarımız; Millî Görüş’ün Şartları (fiziği, kimyası) ve Müslümanca Düşünmenin Esasları Millî Görüş kadrolarınca eksiksiz bilinmelidir. Erbakan Hoca’mız, her Millî Görüşçünün senede en az bir kere bu esasların eğitimini almasını isterdi.

     Kongrenin ertelenme süreci, teşkilât bilgisi eksikliklerinin giderilmesi için güzel bir fırsattır. İşimizi usûlüne göre yapalım ki, bereketi artsın. Millî Görüşçüler kardeşler topluluğudur. Çalışmalarımızda kardeşlik hukukuna dikkat edeceğiz. Gönlümüzü tüm kardeşlerimize ve insanlığa sonuna kadar açacağız. Ketûm olmayacağız. Millî Görüş’ün bir tanımı da “insanları cennete itekleme çalışmasıdır” şeklindedir. Bu sevgi ve açık kalplilikle mesajımızı tüm insanlığa ulaştıracağız.

MİLLÎ GÖRÜŞ GEREKLİ

     SAADET Partisi en hareketli, en kritik dönemde kongreye gidiyor. Dünya kaynıyor. Filistin’de vahşet durmak bilmiyor. 3. Dünya Savaşı konuşuluyor. Güvenlik, dış politika, ekonomi, tarım, sağlık, eğitim gibi hemen her alanda bir kuşatılmışlık var. 183 ülke Türkiye’den toprak satın almış durumdadır. Bu konudaki mütekabiliyeti (karşılıklılığı) kaldırmışız. Dünyada bize benzer bir ülke yok. Erbakan Hoca’nın deyimiyle, “Toprak ayağımızın altından kayıyor.” Bu dönemde Saadet Partisi iktidar olmalıdır.

     Saadet Partisi kongresi ve dünyayı okuyabilen duyarlı insanların göreve gelmesinin önemi büyüktür. Saadet Partisi’nden başka sorunların üstesinden gelebilecek parti gözükmüyor. Temel Karamollaoğlu, son ESAM Konferansı’nda; “Bugünkü sorunlardan Türkiye’yi kurtarabilecek tek partiyiz” diyerek şöyle konuşmuştu: “Türkiye ve İslâm âlemini ayağa kaldırmak bizim derdimiz. Biz iktidarda olsaydık, İsrail katliam yapamazdı. O demir kubbeyi başlarına yıkardık.” (05.06.2024)

       Mazlumlar ve dünyanın gözü Türkiye’nin, Saadet Partisi’nin üzerindedir. Sorumluluğumuzu kuşanarak derlenip toparlanma, birbirimizle kenetlenme günüdür. Erbakan Hoca, Millî Görüş’e gelenleri, camiye gelenler gibi görürdü. Camiye gelenleri “gelemezsin!” diyemediğimiz gibi, Saadet Partisi için de öyledir.   

     Bilelim ki, bu davanın “başında” olmakla, “peşinde” olmak arasında fark yoktur. Cihat meydanı çok geniştir. Hem de her kişiye görev düşecek kadar! Yük ağır, görevler “emanet”tir. Emaneti korumayan cehennemi boylar. Saadet kapısı herkese açıktır. Görevler; esaslar, şartlar ve usûllere uyularak yapılmalıdır.