Saadet Partili Kadınlar

Abone Ol

“İçimde kaynayan bir mahşer var,

Bu mahşer bir de annelerin kalbinde kaynar” diyor ya şair, işte böylesine mahşerlerin yüreklerinde kaynadığı kadınlar var. Adanmışlığın timsali anneler var. Memleket denildiğinde gözpınarlarına hükmedemeyenler var. Dava denildiğinde gayrette, fedakârlıkta, azimle birbirleriyle yarışan genç kızlar var. İlmek ilmek adam dokuyanlar var. Her türlü hakir görülmelere, dışlanmalara rağmen biliyor olmanın sorumluluğuyla ısrarla söylemeye, anlatmaya devam edenler var. Hz. Hatice’nin sadakatini, Hz. Ayşe’nin bilgeliğini, Hz. Fatıma’nın vakarını üzerlerine giyinmişler var. Kimi zaman Nene Hatun gibi direnişin sembolü olurlar. Bazen de Kara Fatma gibi İstiklal madalyası yakalarında sokaklarda arz-ı endam ederler. Onlar Fatih’lerin yeryüzüne neşet ettiği verimli topraklardır. Onlar dünyayı omuzlamış, insanlığı iyiye, doğruya, güzele, faydalıya doğru çeken lokomotifler gibidirler. Neşet Ertaş’ın, “Kadınlar insandır, bizler insanoğlu” dediği gibi insanlığın hamurunu emekle yoğuranlardır onlar.

Siz hiç gözyaşları oluk oluk insanın içine nasıl akar, böyle bir manzarayla karşılaştınız mı?

Her bir broşürün emanet olduğu bilinciyle hareket etmek ne demek bunu bilir misiniz?

Siz o emanetin muhatabına mutlaka ulaştırılmasındaki hikmeti kendinize hiç sordunuz mu?

Siz stantlarda bayrak dolu kolilerde çocuk uyutmanın nasıl bir ruh haline denk geldiğini anlayabilir misiniz?

Veya siz yırtılan bir pankartı elindeki iğneyle dikerek dünyayı onarmaya çalışmak kadar koca yürekli olmak nedir bunu hiç düşündünüz mü?

İşte bütün bunları, en can alıcı örnekleriyle beraber günümüzde yaşayan, yaşatan birileri var; Saadet Partili kadınlar. Alınlarından damlayan terleri, betona boğulmuş sokakları delip toprağa ulaşan yiğit kadınlar onlar.

Onlar anne, onlar eş, onlar abla, kardeş, yoldaş,

Onlar azametleriyle yolları adım adım karışlayan birer devasa ruh,

Onlar davalarına sadakatle bağlı teslim olmuş dava erleri,

Onlar hakkın, adaletin hâkim olması için arı gibi çalışan ana kraliçeler,

Onlar milleti aslına döndürme gayretiyle gece-gündüz demeden didinen durmak bilmeyen birer güç,

Onlar asaletleriyle herkesin saygısını kazanmış mücadele timsali yüreklerdir.

Mevlana’nın dediği gibi onlar;

Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak,

Şefkat ve merhamette güneş,

Cömertlik ve yardım etmede akarsu,

Hiddet ve asabiyette ölü gibi olurlar.

Onlar oldukları gibi görünenlerdir.

Onlar kusur arayan değil, kusurları örtenlerdir.

Onlar eksik arayan, hata araştıran değil hoş görmekte deniz, derya, ummanlar gibidirler.

Ferasetlerini kuşananlara, dirayetle hareket edenlere, basiretle davrananlara selam olsun.