Saadet geliyor?

Abone Ol

Kırk yıl önce İzmir ve Ege Bölgesi nde siyasi çalışmalara başladığımız ilk yıllarda MSP zamanında ve daha sonra İstanbul teşkilatlarında özellikle Refah Partisi döneminde Millî Görüşçülerle omuz omuza mücadeleyi yürütürken yaşadığımız halleri, duyguları, atmosferi, psikolojiyi halkla beraber daha yakından tekrar yaşamaya niyetlendim. Kendime göre bir program yaptım ve SAADET PARTİSİ 3. BÜYÜK KONGRESİ süresince o programı kendimce uyguladım. Cumartesi akşamı Büyük Kongre ye gitmek üzere toplanmaya başladık. Nerede Saadet Partisi Dudullu Mahallesi Temsilciliği nde. İstanbul da yaşadığım ilçe Ümraniye nin en önemli mahallelerinden Dudullu Mahallesi Muhtarı Fahrettin, Saadet Partisi Mahalle Temsilcisi Ali, mahallenin Millî Görüş Çalışanları Sıddık ve Hasan kardeşlerim başta olmak üzere, kadınlı erkekli elli kişilik Millî Görüş Hareketinin Hizmetkârı kardeşlerimizle temsilcilik binamızda bir araya geldik. Temsilcilikte bir araya gelmişken, Hocam, sohbet edelim dediler; sohbet etmeye başladık... Meğer bu sohbet, sabaha kadar sürecek toplu ve ikili sohbetlerimizin sadece başlangıcıymış. İstanbul dan Ankara ya gidip gelinceye kadar, Ashabı Kiramı oluşturan sohbet geleneğini sürdürürcesine sohbetler ettik

Saadetlilerin Sohbetleri diyebileceğim ve bir yazı silsilesi olabilecek heyecan, hareketlilik, güzellik ve yoğunlukta sabaha kadar sohbet ettik. Saadetlilerin gündeminde neler olabileceğini tahmin ediyorsunuzdur. İşte biz de sabaha kadar hiç uyumadan süren sohbetlerimizin ana gündemi olarak o konuları konuştuk. Günlük siyasî, sosyal, ilmî ve iktisadî işlerim sebebiyle her gün zaten hep halkın içindeyim; halkın gündemini onlarla iç içe yaşadığım için iyi bildiğimi zannediyorum. Millî Görüşçüler olarak hazır bir araya gelmişken, halkımızın meselelerini zaman zaman otobüsümüzün mikrofonundan da yararlanarak sabaha kadar sohbet havasında istişare ettik. Konuşmadığımız anlarda da çok şeyler düşündüm...

Bu düşüncelerimin sadece birini sizlerle paylaşayım: Bizim otobüsümüzle beraber yüzlerce otobüs BÜYÜK KONGRE için Türkiye nin, Trakya ve Anadolu nun her tarafından Ankara ya doğru hareket hâlindeydi ve o otobüslerde de böyle Saadet Sohbetleri yapılıyordu. Halkımızın çok yönlü meseleleri, ekonomik ve sosyal sorunları, dünyanın içinde bulunduğu pek çok krizler sebebiyle yaşananlar malum ve çok yoğun. Bu yoğunluk her şeye sirayet ettiği gibi, Saadetlilerin ana gündemine ve sohbetlerine de sirayet ediyor. Halkımız bir araya geldiğinde meselelerini konuşuyor; Saadet Sohbetlerinde de elbette aynı şeyler çare ve çözümlerinin ne olabileceği şeklinde konuşuluyor

Sabah namazından önce Hacı Bayram Camii ne vardık. Caminin içi ve dışı Saadetliler tarafından hınca hınç doldurulmuş. Camiye sığmadık. Biz erken vardığımız için ilk cemaatle namazımızı eda ettik. Sonra gelenler sırayla gruplar hâlinde namazlarını kılmaya devam ettiler. Camide şahit olduğum bu mahşerî kalabalık, BÜYÜK KONGRE de Millî Görüşçülerin hepsinin salona sığamayacaklarının ilk habercisiydi. Nitekim kongre yerine de erken ulaşmamıza rağmen, topluca içeri girmek mümkün olmadı. Daha sonra kongre boyunca gördüğüm kadarıyla iki misli kalabalık salon dışında kaldı. Birlikte geldiğimiz arkadaşlarım da kongreyi bina dışındaki dev ekranlardan izleyebildiler. Giriş kapısındaki yoğun izdihamı uzun zaman yaşadıktan sonra, ancak gazete yazarı ve delege zorlukla girebildim. Saadetliler sabah namazı vaktinden itibaren Ankara camilerini, Ankara caddelerini, Ankara nın en büyük salonlarından birinin içini ve dışını doldurmuşlardı. Bu durum şunu apaçık gösteriyordu: Saadet geliyor Millî Görüş yeniden geliyor Saadet silsilesi Erbakan, Kutan, Kurtulmuş şeklinde devam ediyor Millî Görüş Hareketi; Millî Nizam, Millî Selâmet, Refah, Fazilet ve Saadet olarak devam ediyor

Ve şimdi de SAADET GELİYOR

ATILIM ve AÇILIM için; SAADET! SAADET! ŞİMDİ!

SAADET GELİYOR

SAADET GELİYOR