Yaşı müsait olanlar ve siyasetle ilgilenenler hatırlayacaktır. Milletin kendi partisi olan Saadet, her kesimle diyalog kurup görüş ve tecrübelerini aktarabilen bir yapıdadır.
Bu yapısı dolayısıyla iktidarda 21 yılını yaşayan AKP’ye de başından beri hep doğruları tavsiye ederek ve yanlışlarını düzeltmesi için el uzatmış, diyalog yollarını açık tutmuştur. Ama iktidar her defasında kendisine uzatılan bu eli takdir edip benimseyecek yerde, adeta ısırarak karşılık vermiştir. Bir iki örnek vermek gerekirse:
Mesela en başında Saadet, AKP’ye hep faizin kötülüklerini anlatmış, hedefe faizsiz ekonomi konmasını tavsiye etmiştir. AKP ise bu tavsiyeyi en azından masaya yatırıp incelemek yerine, Erbakan ve Milli Görüş’ün fikirlerinin demode olduğunu, faizsiz bir ekonominin asla düşünülemeyeceğini, faizin bir dünya gerçeği olduğunu açıklamakla yetinmemiş, bu tavsiyeyi; güçlendirerek elde tuttuğu medya ve fanatik taraftarları eliyle Milli Görüş’ü yıpratma aracı olarak kullanmıştır. Bugün gelinen durumda ise faiz batağının felaketi ayan beyan ortaya çıkmıştır.
Mesela Gülen ve mensupları ile çalışmanın nasıl tehlikeli bir durum olduğu AKP’ye hatırlatılıp anlatılmış, bunu araştırıp düşünmek yerine derhal “kıskanıyorlar” damgası vurularak uzatılan elin ısırıldığını herkes hatırlar. 15 Temmuz’dan yıllar önce özel diyalog yolları kullanılarak darbe hazırlığında olanlar kendilerine isim isim Saadet yöneticileri tarafından bildirilmesini de dudak bükerek karşılamışlar, el ısırmaya devam etmişlerdir. Gelinen durum ortadadır.
Mesela “Ergenekon” ve “Balyoz” gibi uyduruk davalar ve tutuklamalar devam ederken, bunun bir Amerikan oyunu olduğu, Amerika’ya muhalif askerlerin tasfiyesi olduğu, AKP’ye en yüksekten söylenmiş, bunu dikkate almak yerine, “Bu Milli Görüş’ün yöneticilerinin çoğu da Ergenekon örgütüne çalışıyor” diyerek uzatılan el ısırılmıştı. Sonucun ne kadar zarar verdiğini ise okuyucularımız takdir ederler.
Mesela Suriye konusunda Saadet’in; izlenmesi gereken yolu tavsiye etmesi, hem de Suriye ile diyalog yollarını bizzat açıp hazır hale getirerek bunu yapması ama neticede “Esetçi” damgasını vurarak uzattığı elin ısırılması. Sonra uğranılan akıl almaz zarar ve ziyanlar halen artarak sürmektedir.
Sıcak para ekonomisinin batağı, havuz sistemi, üretim ekonomisi, fabrikaların yıkılmaması gerektiği, tarıma destek verilmesi gerektiği, işsizliğin nasıl önlenebileceği, sanayiin nasıl geliştirilmesi gerektiği, 1 Mart Irak tezkeresinin tehlikeleri ve daha nice hayati konularda Saadet hep tavsiye ve tekliflerini ulaştırdıkça, AKP kendilerine uzatılan ve ülkemiz için kurtuluş reçetelerini ihtiva eden tavsiyeleri inceleme ve araştırmak şöyle dursun, uzatılan elleri medya ve trol türü çarpık yapıları ile hep ısırmışlardır.
Geçtiğimiz yıl Sayın Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı’nı makamında ziyaret ederek el uzatmıştır. Edinilen bilgilere göre Karamollaoğlu, Türkiye’nin her bakımdan kötü gidişini, adeta uçurumun başına gelindiğini açık açık anlatmıştır. Şu şu şu yanlışlardan vazgeçilmedikçe, şu şu şu reçeteler uygulanmadıkça bu kötü gidişin hızlanarak devam edeceğini ifade etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı ise uyguladığı sistemin ve icraatlarının hiçbir yanlış tarafı olmadığını, sadece 50+1 kuralında hata yaptığını, başkaca da bir hatasının olmadığı cevabını vermiştir.
Böylece, ülkenin selameti için bir iş birliği tecrübe aktarımı arayışı olan ve takribi iki saat süren bu diyalogdan hiçbir netice çıkmamıştır. Tam aksine AKP yandaşı medya çeşitli iftira ve uyduruk haberlerle Saadet’in uzattığı eli adeta ısırmıştır. Terör seviciliğinden tutun da, Erbakan’ın kemiklerinin sızlatılması, uzlaşmaz tutum takınması ve daha nice iftiralarla Saadeti yıpratarak milletin gözünden düşürme çabaları halen sürmektedir. Öyle ki, Milli Görüş’ün imanının dahi sorgulama altına alınması cüretinde bulunmuşlardır.
İşte bunun üzerine son çare olarak, Erbakan Hoca’mızın “İktidarın büyük ve zararlı icraatlarına dur demek için bütün muhalefetin bir araya gelmesi ile bir ittifakın oluşturulması” tavsiyesine uyarak ve de her kesimle rahat diyaloglar kurulabilmesi özelliğini kullanarak Sayın Karamollaoğlu’nun üstün gayretleri ile bir yıldan fazla süren bir çalışma neticesinde “ Millet İttifakı” oluşturulmuştur.
Seçimlere günler kala duruma baktığımızda ise bu kurtuluş formülünün, olağanüstü bir durum olmaz ise başarıya ulaşacağı görülmektedir.
Gayret bizden, yardım Allah’tandır.
YANDAŞIN ANLAYIŞI
Mademki iktidardayım,
Küpleri doldurmalı;
Mademki iktidar dayım,
Küplere doldur malı!