Bismillahirrahmanirrahim;
GEÇTİĞİMİZ hafta sonu Saadet Avrupa Genel Merkezi’nin davetlisi olarak Almanya’daydım. Köln, Düsseldorf, Dortmund bölgelerinde programlara katıldım. Kardeşlerimiz planlama, hazırlık, teşkilatlanma çalışmaları yapıyorlardı. Bizim de Türkiye’den “günün hatibi” olarak katılmamızı uygun görmüşler.
Saadet Partisi yurt dışı temsilcilikleri oluşturulmasının kısa bir geçmişi var. Buna rağmen Almanya ve diğer ülkelerden yoğun bir katılım vardı. 1.000 km. uzaklıktaki Viyana’dan genel merkez icrası, bölge temsilcilikleri ve gençlik kolları teşkilatlarından 7 kişiyle görüşme imkânı buldum.
Türkiye’den Almanya’ya ilk göç 1961’de başlamış. Sonraki yıllarda Avrupa’nın diğer ülkelerine de gitmeye başlamışlar. Erbakan Hocamızın da özel gayretiyle yurt dışındaki kardeşlerimizin kurumsal ilk çalışması İslam Toplumu Milli Görüş (İGMG) olmuş.
İGMG, Avrupa’nın en köklü kuruluşu. Cami merkezli çalışmalar yapıyor. Türkiye’den giden vatandaşlarımızın çocuklarına yaz tatili ve hafta sonu eğitimleri, hayır çalışmaları, İmam Hatip Liseleri açma, hafız yetiştirme gibi programlar uyguluyorlar. Güzel çalışmalara imza atmışlar. Helal gıda, helal kesim üzerine çalışan kardeşlerimiz de var.
Cami merkezli çalışmalarla, baştan beri Türkiye’den giden vatandaşlarımızın ancak yüzde 17’sine ulaşılabilmiş. Bu oran bayram namazları dikkate alınarak belirlenmiş. Sorumluluğunun şuurundaki kardeşlerimiz daha çok vatandaşa ulaşmayı görev bilmişler. Saadet Avrupa Temsilcilikleri, Avrupa Gençlik Derneği (AGD) çalışmaları bu zaruretten doğmuş.
GURBET ÇİÇEKLERİ
YURT dışındaki vatandaşlarımız her an gurbette olmanın burukluğunu yaşıyorlar. Bir gözleri Türkiye’de. Vatanlarına ait bir söz, bir işaret, bir anı üzerine dikkat kesiliyorlar. Gurbet “garip” kökünden. Garip, “kalbi Allah’a açık insan” demek. Gurbetçinin gönül teline dokunduğunuz zaman onunla hemen “iki bedende bir ruh” oluveriyorsunuz.
Disburg’daki Merkez Camii’ne namaza gittik. Aracımızı park ettikten sonra açık otoparkın girişinde, aracı üstünde çuvalla patates, soğan satan bir kardeşimizi gördüm. Türkiye insanı olduğu o kadar belliydi ki... Selam verdim, “hayırlı işler” diledim. Yüzü güldü. Çok mutlu oldu. Sivaslı Nuri Yuvacı isimli bu kardeşimizle tanıştık. Gurbette olmanın problemlerini yaşıyordu. Çocuklarını “bozulmasınlar” diye Türkiye’ye bırakmış. İlk görüşmede ruhumuz birbirini okşadı. Telefon numaralarımızı alarak ayrıldık.
DİTİB’e bağlı Merkez Camii’nde görev yapan Salih Han hocamızla tanıştık. Erzurum kökenli. Çok memnun oldu. Milli Gazete okuyucusu bir ailenin çocuğu. “Hocam, biz sizin yazılarınızla büyüdük” diyerek iltifat etti. AGD Genel Başkanı Salih Turhan’ın da arkadaşı. Avrupa Gençlik Derneği (AGD) yapılanmasında yardımcı olacağını söyledi. Çıkışta cami dernek yetkilileriyle de selamlaşıp güzel duygularla ayrıldık.
Avrupa’da elinden tutularak manevi hizmetlerden faydalanan gençler arasında safiyetini bozmamış, tertemiz kalabilmiş olanlar var. Gençlik kollarının programına Hannover’den katılan Muhammet Ali Kolak’la tanıştık. 16 yaşında. Ama 50 yaşındaki insan olgunluğu var üstünde. Ağabeyleriyle uyumlu. Ferasetli. Yapılacak işin hemen bir yerinden tutuyor.
GÖREVLER AĞIR; ZAMAN AZ
YARIM asrı geçen bir hizmet dönemine rağmen kimliğini, maneviyatını hatırlatma anlamında hala insanımızın yüzde 83’üçüne ulaşabilmiş değiliz. Türkiye’den giden vatandaşlarımız arasında boşanma olayları fazla. Aile faciaları yaşanıyor. Birçok gencimiz diskoteklerin daimi müşterisi; uyuşturucu müptelası… Adi olaylardan hapishanelerde bulunan çok sayıda gencimiz var.
Avrupa denizinde boğulmakta olan gençlerimiz için iyi yetişmiş, sorumluluğunun şuurunda olan “usta kaptanlar”a ihtiyaç var. Kendisiyle, çevresiyle, yaşadığı toplumla barışık olan donanımlı insanlara. Gurbetçinin gönül teline dokunabilecek uzmanlık seviyesindeki kahramanlara.
Yöneticilik o kadar önemli ki! Yeni bir toplum inşa etmek de; toplumu yıkmak da onların tutumlarına bağlı. İslam ıslah ve imarı amaçlar. Müslüman yöneticinin “adil” olmasını ister. “Adalet” yöneticiyi hiçbir gölgenin bulunmadığı mahşerde Allah’ın arşının gölgesinde misafir olma noktasına ulaştırır. Efendimizin (sav) on binlerce sahabesi içinde en seçkin ilk dördü yönetici: Ebubekir, Ömer, Osman, Ali (R.A.).
Avrupa’daki yöneticilere “ıslah” adına çok büyük görevler bekliyor. Telaş ve yüklerinin ağırlığından birbiriyle ziyaretleşmeyi ihmal etmişler. Bir çay içip ayrılsalar bile kardeşlerimiz arasında muazzam bir sinerji oluşacak. Çünkü cemaat yöneticilerine göre şekilleniyor.
Avrupa Gençlik Derneği’nin (AGD) iki aylık bir geçmişi var. Genel Koordinatör Arif Şen ilk ay genel merkezini hazırladı; planlamasını yaptı. İkinci ayda 7 bölgenin temsilcisini atadı. AGD çalışmaları Avrupa’daki öğrenim seviyesindeki gençleri yetiştirmeyi amaçlıyor.
Gurbetçinin elinden tutan kardeşlerimize duacıyız.