Rusya'nın hamlesi

Abone Ol

Gürcistan ın Güney Osetya ya müdahalesiyle gelişen olaylara savaşı esas alan yaklaşımlar meseleyi görünen yüzüyle ele almak, demektir. Dolayısıyla savaşın mantığı gereği kazanan ve kaybeden dilemmasına bağlı kalarak düşünce geliştirmek kaçınılmazdır. Ama bu bir yere kadar açıklayıcıdır. Bizzat savaşa taraf olanların konumlarını tam olarak kavramaktan bizi yoksun bırakabilir. Oysa tam da bu hususun irdelenmesine ihtiyaç vardır.

Öncelikle Kafkaslardaki etnik ve inanç yapıları mahiyetleri ve tarihi arkaplanları gereği bütüncül bir bakış açısını oluşturmada daima uygunluk göstermeyebilir. Bu mahiyetlerin beklenmedik sorunlara yolaçabilecek istidatta olmaları ayrı bir tartışma konusudur ve bir hayli de su kaldırır özelliktedir. Bundan dolayı bu mahiyetleri merkeze oturtarak Kafkasların sorunlarını tasvir etmeye çalışmak bazan asıl olanın gözde kaçırılmasını besleyebilir. Mesela Gürcistan ın toprak bütünlüğünün sağlanması sav (these) ını temel almak, matruşka bebekleri gibi kaldırdıkça nitelik ve mahiyet değişimi sürüp gider.

Öte yandan, gerçek nedenlerine dayalı olarak ortaya çıkmamış bir savaşın doğuracağı olayları ve gelişmeleri, bir dereceye kadar öngörmek mümkünse de, tam olarak kestirmek her zaman için yeterli olmayabilir. Çünkü savaşa yol açacak nedenler ile kurgulanmış, adeta yapay bir tarzda ortaya konulmuş ama fiili olarak yaşanılan savaş farklı yön ve boyutlarda gelişme gösterecektir.

Gürcistan ın, daha doğrusu dışarıdan müdahaleyle iktidara getirilmiş Saakaşvili nin başlattığı savaş, Güney Osetya müdahalesi, gerçek nedenlerin gösterdiğinden çok ancak tahmin edilen bir takım isteklerin kurgusuna bağlı gözüküyor. İşte bu kurgu Kafkasya da Rusya ya güçlü bir inisyatif ve hamle fırsatı sağlamıştır.

Bu bağlamda, ileride ortaya çıkabilecek gelişmeler, kaçınılmaz olarak tarihsel arkaplanların adeta güdücü güce dönüşmesini hazırlayabilir. Tarihsel arkaplanların sözkonusu olduğu hususlarda Rusya nın devlet olarak hafızasının ne denli güçlü ve işler olduğu unutulmamalıdır.

Saakaşvili nin, başta ABD olmak üzere Avrupa nın da onay verme durumunda kaldığı kurgulanmış bir olayla (Renkli Devrim) iktidara kondurulduğu bilinen bir husustur. Ne var ki, Saakaşvili iktidara kondurulduğu gerçeğini çok geçmeden unuttu ve asla sahip olmadığı bir kurtarıcılık rolünün provalarına soyundu. Yüzyıllar öncesinde Makyavelli nin dikkat çektiği zaafın hiç farkına varmadan kurtarıcı iktidar oyununu sahiplenmeye yöneldi. Ne var ki, iktidarı koruma yetenek ve gücüne sahip olmadığı gerçeğini, en dar zamanda ve en tehlikeli bir hamlede sergiledi. Doğal olarak Saakaşvili nin Güney Osetya ya müdahalesinin asıl istek sahiplerinden olan ABD de, Irak ve Afganistan batağından şaşkına dönmüş haldeyken, dünyada tek güç olduğu vehminden bir türlü kurtulamadığı için Rusya ya düzenleyici hamle yapma fırsatını adeta altın tepside sundu.

Kafkasya da olaylar nasıl bir yönde gelişir Bunu tam olarak kestirmek pek mümkün değildir. Ancak halihazırda şu gelişmelerin gerçekleşme imkanı ağırlıklı olarak beklenebilir.

1) Saakaşvili nin Gürcistan ı huzur ve güvenliğe yöneltici bir iktidarı kullanma yeteneğinde olmadığı ve dünya siyasetini algılamada yetersizlik içinde bulunduğu açıkça ortaya çıkmıştır. İktidarda tutulmaya devam edilmesi ve ısrar Gürcü halkının sefaletini, kırılmasını, iç karışıklıkla övür olmasını beraberinde getirir. Kaldı ki, Ruya Saakaşvili nin iktidarı ele geçirirkenki ve sonrasındaki tavırlarını mimlemiştir.

2) ABD, Ortadoğu halklarının ruh dünyasını anlama ve değerlendirmede tam bir aymazlık içinde olduğunu ortaya koymuştur. Ortadoğu ya hakimiyet, kendi gücüne aşırı güvenmeden çok, Ortadoğu halklarının güvenini kazanmada geçmektedir ve ABD için sahip olduğu zihniyet böyle bir yeteneğe sahip gözükmemektedir. Üstelik ABD güvenilmez, karıştırıcı, yıkıcı, uğursuz ve bereketsiz bir kimliği ve gücü adeta temsil eder algısını doğurmuştur. Zamanının dolmakta olduğu söylenebilir.

3) ABD ile kader birliği yapmış iktidarlar artık cezbedici nitelikte olamıyacaklardır ve önümüzdeki süreçte çeşitli biçimlerde tasfiyeleri mukadder gözükmektedir.

4) Rusya, şöyle veya böyle, ABD ile AB nin arasında varolan ama ortaya çıkmayan çatlağın yerini bulmuştur ve orasının derinleşmesini kendi usulünce işleyecektir.

Son olarak, Rusya, Çarlık ve Sovyetler Birliği dönemlerinde varolan İslâm ve Müslümanlara bakış sakilliğini gözden geçirebilir, bağnazlık nöbetine tutulmaz ise ABD ve Avrupa nın emperyal iştihasını engellemede önemli bir rol oynayabilir. Böylece Sultan Galiyev in haklılığını kabullenme dürüstlüğünü de göstermiş olacaktır.