Rüşvetin belgesi!

Abone Ol

Ana muhalefet partisi CHP içinde yaşanmakta olan parti içi mücadele giderek büyüyor.

Bir taraftan “mutlak butlan” davası etrafında tartışmalar yaşanırken bir yandan da bugüne kadar iktidar kanadından CHP yönetimine yöneltilen suçlamaların bu defa bizzat CHP’lilerin birbirlerine karşı dile getirildiğine tanık oluyoruz.

İktidar kanadı CHP yönetimini ne ile suçluyordu?

CHP’li belediyelerde yaşandığını iddia ettikleri rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ile suçluyorlardı değil mi?

Şimdi de benzer iddiaların bizzat CHP’lilerin birbirlerine karşı ileri sürüldüğünü görüyoruz.

CHP’li belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk olayları nedeniyle gözaltına alınan isimlerin etkin pişmanlık yasasından istifade etmek için müracaat ettikleri açıklanıyor.

Bu isimler, CHP Genel Başkanı Özel’e ya da CHP’li üst düzey yöneticilere milyonlarca dolarlık rüşvetler verdiklerini iddia ediyorlar.

Çamur at, tutmasa da izi kalır denilir.

Bu iddialar ifade edildiği gibi “biz çamur atalım, tutmasa da izi kalır düşüncesi” ile yapılmış da olabilir.

Ya da “madem ben yandım, onlar da yansınlar” diye intikam amacı ile söylenmiş de olabilir.

Gözaltındaki isimler tarafından ortaya atılan bu iddiaların gerçeklerle ne kadar örtüştüğünü zamanla öğreneceğiz.

Gözaltındaki isimler bu tür suçlamalarda bulununca suçlamaya muhatap olanlar doğal olarak bunların iftira olduğunu ileri sürüyorlar.

Ve böyle suçlamalarda bulunanların iddialarını belge ile ispatlaması gerektiğini beyan ediyorlar.

İşte bu noktada aklımıza yıllar önce yaşananlar geliyor.

O dönemin Emlakbank genel müdürü ile bir iş insanı arasında yaşanan suçlama ve verilen cevapları hatırlıyoruz.

İş insanı mahkemede banka müdürüne milyon dolarlık rüşvet verdiğini söyleyince banka müdürü bu iddiaya belgen var mı sorusu ile cevap veriyordu. İş adamının verdiği tarihi cevap ise “rüşvetin belgesi mi olur” oluyordu.

Elbette rüşvetin belgesi olmuyor! Ama ortaya atılan iddialar yapışmasa da iz bırakıyor. Ve sanki ana muhalefet partisi CHP’den çöküş çatırtıları geliyor!