Toplumsal Ruh Sağlığı Yasası… MHP Genel Başkan Yardımcısı, Psikolog Deniz Depboylu’nun hazırladığı teklifi, önce Devlet Bahçeli, ardından Grup Başkan Vekili Erkan Akçay gündeme getirdi. Sosyolojik analizi bir yana, sahi nedir bu Ruh Sağlığı meselesi çıkışının anlamı?
Ne olsun. Şöyle bir düşünün. Muhafazakâr egemen bir dönemdeyiz. Gelin görün ki; işsizlik, geçim sıkıntısı, bel büken borçlar, insana, hayvana toplumsal şiddet, siyasi gerilim ve kavgalar… Ekranlardan 7/24 evlerimize saçılan şiddet… Haksız zenginleşme ve hızlı fakirleşmeler… Mağduriyetler… Yaşayan adalet yerine, askıda yazılı duran adalet!
Ya millet, bu kez de bu faturayı belediyeler üzerinden, daha önce 7 Haziran 2015 ve 24 Haziran 2018’deki gibi en az 7 puan veya daha fazla iktidara keserse!
İşte Bahçeli ve kurmay ekibi bunu görüyor ve “İktidarın ve devletin yanında duruyor” mesajı ile kitlelere demek istiyor ki… “Durumun farkındayız. Psikolojinizi bozmayın, ümidinizi kırmayın, biz buradayız! Bakalım uyarının şiddeti kaç olacak?
SİZ ÜLKÜCÜLER!
Meral Akşener hareketi ve İYİ Parti, ağırlıklı olarak MHP’den, milliyetçi, ülkücü hareketten ayrılan isimlerle yola çıktı. Partinin o ilk günlerdeki toplantılarında Meral Hanım bazı üst düzey teşkilat mensuplarına “Siz ülkücüler” diye hitap eder.
Karşısında ise partinin ülkücü isimleri oturuyor. Bu durum, milliyetçi, ülkücü iddialı bir parti genel başkanı için biraz dikkat çeker. Sahi İYİ Parti, siyasette kendine bir alan açabildi mi, nereyi temsil ediyor?
ADAYLIĞI ÖZÜMSEMİŞ İSTANBUL’A HAZIR!
Geçen hafta, İstanbul’da 10 Ocak’ta BEM-BİR-SEN 9. İbrahim Keresteci Basın Ödülleri töreninde TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ı dinledik. 30’a yakın meslektaşımıza yılın gazetecisi ödülü verildi. Ne ki bu dünya böyle işte. Kimisi önden göçüp gidiyor, kimisi de o göçenler adına ödül alıyor! Ne tuhaf, buruk bir durum değil mi? Mesela Adnan Demirtürk, Akif İnan, İbrahim Keresteci, 15 Temmuz’un inançlı evlatları… Ömrünün baharında şehadete eren Mehmetçikler… Nedense iyiler; sanki bu dünyadan bembeyaz atlarına binip erkenden gidiyorlar! En yüce, âli makamlara!
***
Gelelim İstanbul’daki gecenin detaylarına. 90’larda, aynı yıllarda, Ankara’nın o zamanki tertemiz havasında, aynı idealler için soluduğumuz, bugünün MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın ve BEM-BİR-SEN’in yeni Genel Başkanı Levent Uslu, Binali Yıldırım’ın huzurunda, emekçiler adına etkili birer konuşma yaptılar. Emekçilerin “Yemek ücreti-kreş” taleplerini dile getirdiler. Meclis Başkanı’ndan söz almayı da başardılar.
Salona TBMM Başkan Vekili Celal Adan ile birlikte gelen Binali Bey de pası alarak emekçiler üzerinden İstanbul’a ilk mesajı verdi. Belediye çalışanlarının yemek-kreş yardımı sorunu ile uğraşmak, vakit kaybetmektir dedi. “Birkaç gün içinde çözeceğim.” sözünü verdi. Ardından, ulaştırma ve iletişim altyapısında Türkiye’nin kaderini değiştirdiğini anlattı. Yazılı basından, TV’ye, internet ve dijital medyaya, cep telefonlarına kadar gazeteciliğin dönüşümünü anlattı. En uzun süreli ulaştırma bakanı oldum, makamlar geçici, şimdi İstanbul için buradayım mesajını verdi.
***
Geceye TRT’den Hürriyet’e, 30’a yakın gazeteciye BEM-BİR-SEN İbrahim Keresteci basın ödülü verildi. Yılın gazetecisi seçildi. Sağ olsunlar. TV5 adına Mustafa Yılmaz, Millî Gazete adına da bendenizi ihmal etmediler. Gecenin duygusal yanında benim için ilginç bir yönü de şuydu:
Bizler de ödülümüzü; şimdiye kadar Başbakan ve TBMM Başkanı olarak hakkında epeyce kulis yazısı kaleme aldığımız Sayın Binali Yıldırım’dan aldık.
Çalışanları, emektarları ve öncüleri arasından cumhurbaşkanları, başbakanlar, nice bakan ve belediye başkanları çıkarmış, ülkede çığırlar açarak bu hafta 47. yaşına ayak basan Millî Gazete ve TV5’in ödül alması da verilmesi de anlamlı olsa gerek.
Bir de TBMM Başkanı, ödül gecesinde, “Marifet iltifata tabidir” dedi. Eh, madem BEM-BİR-SEN adına lütfedip iltifat ettiler. Bize de, asla hakaret ve ithama düşmeden, samimi uyarı yazıları kaleme almak, milli bir ödev olsa gerek.