Ruandanın Milli Görüşçüsü ve Erbakan Hoca

Abone Ol

Sudan’dan sonra Afrika’da ikinci durağım oldu Ruanda. 1994 yılında yaşanan soykırımın üzerinden tam 19 yıl geçmiş. Kocasının karısını, karının kocasını, komşunun diğer komşusunu boğazladığı ve 1 milyon insanın hayatını kaybettiği soykırımın yaşandığı ülke Ruanda. Fransa, Belçika ve ABD’nin rol oynadığı soykırımda 1 milyon Tutsi hayatını kaybetti. Batılıların silahlı eğitim verdiği Hutular, ülkedeki Tutsilerin derisini yüzerken, Hutuları kışkırtan Batılılar bu sefer müdahalede bulunarak Tutsilerin tarafına geçti. Tutsiler silahlanınca Hutular ülkeyi terk etmeye başladı. Bir kısmı açlık ve hastalıktan, diğer kısmı ise Tutsi milislerce vurularak hayatını kaybeden Hutuların sayısı ise 1,5 milyondu.

Uçakta, böyle bir vahşetin yaşandığı ülkeyi merak ederken indiğim Kigali Havaalanı’nda büyük bir sessizlik hakim. Bu sessizlik, caddelerde, sokaklarda, kaldığımız otelde de devam etti. Sanki insanlar söz birliği etmişçesine yaşananları konuşmak istemiyorlar. Sanki burada 19 yıl önce böyle bir soykırım yaşanmamış. Ne Hutular ne de Tutsiler konuşuyor geçmişten.

 Başkent Kigali’de otele yerleştikten sonra ikinci durağımız şehrin merkezine gitmek oldu. Bir Arap lokantasında karnımızı doyurduktan sonra, şehrin göbeğindeki Medine Camii’ne gidiyoruz. Camide namaz kılanlar, Kur’an öğrenenler, kitap okuyanlar kümeler halinde farklı yerlerde toplanmış. Biz de namazımızı kıldıktan sonra buradaki kardeşlerimizle vedalaşıyoruz. Akşama Şeyh Salih’le randevumuz var. Ama öncesinde şehri turluyoruz.

Eve vardığımızda Şeyh Salih kapıda karşılıyor bizi. Selam faslından sonra dünyanın en iyi kahvesi dediği Ruanda kahvesi getiriyor bize. Kendine has aksanıyla “Milli Görüş” diyen Şeyh Salih, Milli Görüş ve Erbakan Hoca’yı nasıl tanıdığını anlatıyor: “Sudan ve Mısır’dan gelen kardeşlerimiz bize Türkiye’de büyük bir İslam alimi ve siyasi lider olduğunu, isminin Necmeddin Erbakan olduğunu söylerlerdi. Sonra da bize Erbakan’ın hem bir bilim adamı olarak hem de bir siyasi lider olarak başarılarından bahsederlerdi. Bizim Erbakan Hoca’yı tanımamız bu şekilde oldu. Erbakan sadece Türklerin değil, Ruandalı Müslümanların da lideriydi” diyor.

Şeyh Salih ile rahmetli Erbakan Hoca ve Milli Görüş’ü konuştuktan sonra, Ruanda’daki Milli Görüş’ü soruyoruz. “19 yıl önceki soykırımda Müslümanlar, bunun yaşanmaması için çok çabaladılar. Müslüman Hutular, başkent Kigali’de hem Müslüman Tutsileri hem de Müslüman olmayanları korudular. Bu çaba, hem Hutuların hem de Tutsilerin gözünde Müslümanları güvenilir bir topluluk kıldı” diyor Şeyh Salih. Müslümanlar bugün yeni bir soykırım yaşanmaması için adeta emniyet sübabı görevi görüyormuş. Hükümet de bu yüzden Müslümanlara devlet idaresinde önemli görevler vermiş.

Şeyh Salih, ülkedeki Müslüman nüfusun soykırımdan sonra hızlı bir şekilde arttığını söylüyor. Hem Hutular hem de Tutsiler arasında İslamlaşma yoğun bir şekilde sürüyormuş. “Eğer böyle giderse, yakın zamanda Ruanda tamamen Müslüman bir ülke olabilir” diyerek gülümsüyor Şeyh Salih.

İki saatlik sohbetimizin ardından Ruanda’nın Milli Görüşçüsü Şeyh Salih’le vedalaşıyoruz. Ertesi gün Milli Görüş’ün ne kadar evrensel, Erbakan Hoca’nın da nasıl bir dünya lideri olduğunu düşünerek uçakla Türkiye’ye dönüyoruz.