Dün “sen yoluna, biz yolumuza” dediğimiz AB’ye bugün yine göz kırpmalar başladı! Hoşlarına gidecek türden laflar ediliyor.
Mesela “kendimizi AB’de tasavvur ediyoruz” deniliyor.
Peki, böyle hoşlarına gideceği düşünülen laflar ile onları kafaya almak mümkün oluyor mu?
Bu soruya “evet yeniden kafaya alıyoruz” cevabını vermek zor.
Çünkü adamlar “söylem yetmez, eylem gerek” diye tutturuyor. “Türkiye tansiyonu düşürmek istiyorsa sadece söylemlerle yetinmemeli eylemleriyle de bunu ispatlamalı” türünden laflar ediyorlar.
Ne tür bir eylem bekliyorlar dersiniz?
Doğu Akdeniz’de doğalgaz ve petrol arama faaliyetlerine son verilmesi gibi beklenti içinde olabilirler mi?
Ya da Ayasofya’nın yeniden müze haline dönüştürülmesini umuyor olabilirler mi?
Her şey olabilir! Bu tür beklentiler içine de girebilirler daha fazlasını da umabilirler!
Gerek AB gerekse ABD beklenti konusunda “dipsiz kuyu” gibiler.
İçine ne atsanız memnun olmazlar, tamam artık demezler.
Hep daha fazlasını isterler.
Baksanıza Türkiye’den hoşlarına gideceği düşünülen mesajlar giderken onlar Akdeniz’de Türk gemisinde arama yapıyorlar.
Meğer Türkiye bir yerlere silah gönderiyor mu göndermiyor mu diye meraklanmışlar.
Türkiye’nin itirazı üzerine arama faaliyetlerine son vermişler ama bu durumdan hiç memnun değiller.
Karşımızda böyle bir ABD ve AB var!
Kendilerini değişmez dost ve müttefik sandığımız ama onların bize hiç dostça bakmadıkları acı bir gerçek.
Rotamız yeniden AB!
Denilebilir ki bunlar siyaset icabı söylenen sözler.
Siyaset icabı bile söylenmiş olsalar yine de baş ağrıtan sözler!
Dış politikamızın istikrarlı olmadığını ortaya koyan sözler!
ABD değişmez müttefik, AB de aralarında yer alabilmek için can atılan yer olarak görüldüğü sürece sorunlar devam edecek demektir.
Bu tür sözlerle, onlarla iyi geçinmeye çalışmak yerine adam gibi davranmalarını sağlayacak söylemlerle kendilerine hitap etmek gerek diye düşünüyoruz.
Bize nasıl davranıyorsanız size öyle davranırız denilmedikçe ne ABD’nin ne de AB’nin kaprislerinin önü alınamaz.
Takdir-i ilahiye bakın ki rotadan önce AB ülkelerine vermiş olduğumuz notayı görüşmeye başladık.
Biz böyle yaklaşanlarla birlikte olmak nasıl tasavvur ediliyor anlayabilmiş değiliz!