Roseto’nun Gizemi

Abone Ol

İtalyan köylülerin Amerika’ya göçtükleri yöreye, geldikleri köyün adını verdikleri yer, Roseto.

Göçmenler, kadın erkek uygun işlerde çalışmaktadırlar.

Her yerden hastalar gelir, ancak Roseto’dan çok ender hasta çıkar.

Bu durum Dr. Wolf’un dikkatini çeker.

Kalp krizi ABD de yaygındır, önde gelen ölüm nedenidir.

Wolf, bu durumu araştırmaya karar verdi.

1960’ların başı idi.

Sonuçlar şaşırtıcıydı.

Roseto’da 55 yaşın altında kalp krizinden ölen ya da herhangi bir kalp hastalığı belirtisi gösteren yoktu. Hatta Roseto’da her tür nedene bağlı ölüm oranı beklenenin %35 altındaydı.

Wolf, iyice meraklanmıştı, yardıma sosyolog arkadaşı Bruhn’ı çağırmıştı. Sosyoloji ve tıp öğrencileri Roseto’da ev ev dolaşarak herkesle tek tek görüşürler.

Bruhn, sonuçlar karşısında şaşkındır,

Hiç intihar yoktur,

Hiç alkolizm yoktur,

Hiç uyuşturucu bağımlılığı yoktur,

Sosyal yardım alan hiç kimse yoktur,

Peptik ülserler kimsede yoktur,

Bu insanlar yaşlılıktan ölüyordur,

O kadar.

Roseto, normal kurallara uymayan bu yerin adı, çizginin dışındaki idi.

Bu gizemi çözmeliydi Wolf.

Acaba İtalya’daki beslenme alışkanlıklarını sürdürdükleri için mi, Amerikalılardan daha sağlıklı idiler.

Araştırdı ki, hayır, zeytinyağı kullanmıyorlar, diyetisyenlerden yardım aldı ki yemeklerini çok yağlı pişirmekteydiler, egzersiz yapabilecekleri bir kasabada değildi, çok sigara içmekteydiler ve birçoğu şişmandı.

Yoksa yaşadıkları dağ etekleri mi onların sağlıklarına katkıda bulunmaktaydı.

Bu tezde Wolf’un elinde kaldı.

Roseto’ya komşu iki kasabada tıbbi kayıtlara baktı ki, kalp hastalığından ölüm oranı Roseto’nun üç katıydı.

Wolf ve Bruhn, kasaba çevresinde yürüyüş yaptıklarında, bu sırrı çözdüler.

Rosetoluların birbirlerini nasıl ziyaret ettiklerini,

İtalyanca sohbet etmek için sokakta nasıl durduklarını,

Arka bahçelerinde birbirleri için nasıl yemek pişirdiklerini gördüler.

Gizemin şifresi geniş ailede saklıymış meğer.

Üç kuşağın bir arada yaşadığına vakıf oldular,

Büyük annelerle, büyük babalara nasıl saygı duyulduğunu gözlemlediler.

Nüfusu 2 bin kişinin altında olan bir kasabada 22 sivil kuruluş tespit ettiler.

Rosetolular kendilerini modern dünyanın baskılarından soyutlayan güçlü, koruyucu bir sosyal yapı kurmuştu.

Üç kuşağın bir araya geldiği aile yemekleri,

Verandalarında oturup birbirleriyle konuşmaları,

Büyüleyiciydi diyor, Bruhn.

Bu ikili, katıldıkları konferanslarda, meslektaşları karmaşık grafikler sunarken onlar, aynı çatı altında üç kuşak yaşayan insanların gizemli ve büyülü avantajlarından söz ediyordu.”

M.Gladwell’ in Outliers (Çizginin Dışındakiler) isimli yapıtında bir bölüm “Roseto’ nun Gizemi.”

Oysa bu gizeme en fazla biz vakıf olmalıydık, yaşlanan büyüklerimizle aynı çatı altında oturmama kararı aldığımızdan beri maddi ve manevi yoksulluklarımız had safhada.

“Akrabalarıyla ilişkiyi kesen cennete giremez” diye uyaran Peygamberimize karşın dedeleri, nineleri tek başlarına bıraktık.

Maddi manevi hastalıklara duçar olduk.

Roseto örneğinde olduğu gibi üç neslin aynı çatı altında olması sağlık, mutluluk, huzur demek.