Reklamı Kapat

“1 Mayıs’ın temeli hak arama mücadelesidir”

Öz Sağlık-İş Genel Başkanı Devlet Sert, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Bayramı sebebiyle Millî Gazete’nin sorularını yanıtladı. Sert, 1 Mayıs’ın önemine değinerek, 1 Mayıs’ın temelinin hak arama mücadelesi olduğunu belirtti. Hak-İş’in 1 Mayıs’ta Kocaeli’de program gerçekleştireceğinin altını çizen Sert, “Birlik ve beraberlik mesajları ile, birbirimizi yıpratmadan, kaosa gerginliğe prim vermeden yapılacak olan etkinliklerimiz, çalışma hayatına, çalışma barışına ve işçimize hizmet edecek” dedi.

Mehmet Fahri Özkan
Mehmet Fahri Özkan Tüm Haberleri

İşçiler ve emekçiler için önemli bir gün olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü sebebiyle Millî Gazete’nin sorularını yanıtlayan Öz Sağlık-İş Genel Başkanı Devlet Sert, 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçilerin sorunları ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına ilişkin açıklamalarda bulundu.

“1 MAYIS DAYANIŞMA GÜNÜDÜR, MÜCADELE, HAK ARAMA GÜNÜDÜR”

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü bu yıl nerede ve nasıl kutlayacaksınız? Bu yıl emek bayramındaki mottonuz, sloganınız nedir?

“1 Mayıs’a kimisi Emek Bayramı, kimileri İşçi Bayramı, kimisi de Bahar Bayramı gibi isimler vermektedir. Ama hepimiz biliyoruz ki 1 Mayıs emekçinin, üretimin, hizmetin, örgütlülüğün Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’dür. Taleplerin dile getirildiği, sıkıntıların haykırıldığı, çözüm önerilerinin sunulduğu bir gündür ve öyle de kalmalıdır. Çünkü 1 Mayıs’ın temeli hak arama mücadelesi sonucu ödenen bedellere dayanır. 19’ncu yüzyılın başlarında işçi neredeyse güneş saatine göre çalışıyordu. Yani gün doğumundan gün batımına kadar. İnsani olmayan bu çalışma sürelerinin değiştirilmesi mücadelesi uzun yıllar devam etti. Dünyanın pek çok yerinde gerçekleşen grevlerde, hem işçiler, hem güvenlik görevlileri hayatlarını kaybetti, hatta işçi liderleri gözdağı için idam edildi. Bu bedellerden sonra 1891’de 1 Mayıs’ın işçi tarafından Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kutlanması kararı alındı ve böylelikle 1 Mayıs tüm dünyada kutlanır oldu. Ülkemizde de 1 Mayıs 1977’deki etkinlikler sırasında yaşanan üzücü olaylarda 36 emekçinin hayatını kaybetmesi ile anılmaktadır. 1 Mayıs dayanışma günüdür, mücadele, hak arama günüdür. Konfederasyonumuz Hak-İş’in aldığı karar gereğince bu yıl 1 Mayıs’ta tüm sendikalarımızın ve teşkilatlarımızın katılımı ile Kocaeli’de olacağız. İşçinin-emekçinin hak mücadelesini, isteklerini buradan dile getirip, taleplerimizi ve önceliklerimizi sıralayacağız. Birlik ve beraberlik mesajları ile birbirimizi yıpratmadan, kaosa gerginliğe prim vermeden yapılacak olan etkinliklerimiz, çalışma hayatına, çalışma barışına ve işçimize hizmet edecek.”

Yaşanan ekonomik sıkıntılar sebebiyle birçok sektörde sorunlar yaşanıyor. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları bu durumdan nasıl etkileniyor? Sizin asgari ücrete zam veya bu yıl için sağlık çalışanlarına yönelik bir ara zam talebiniz var mı? Kısaca ek TİS imzalıyor musunuz?

“Alınan ek zamlar enflasyon karşısında erimeye devam ediyor. Bu şartlarda üyelerimizi rahatlatmak adına Ek Protokoller imzaladık. Sağlık ve sosyal hizmet işçileri de bu durumdan etkileniyor haliyle. Yeni yetki ve toplu sözleşme dönemlerimiz yaklaşıyor. Bu durumu derinden masaya yatıracağız. İnsanlar alım gücü düştüğü için aldıkları ücretlerle geçim sıkıntısı yaşıyorlar. Bir de tabi halen vergi oranları çok yüksek. İşçi yılın başında aldığı ücreti yılın sonunda alamıyor, vergi dilimlerinin sabitlenmesi ve düşürülmesi talebimiz bu yıl da 1 Mayıs’a damga vuracak taleplerden birisi. Asgari ücrete arka arkaya yapılan zamlar karşısında işçinin aldığı ücretler asgari ücret seviyesine kadar geriledi. Ailesi ile birlikte bir işçinin normal standartlarda yaşayabileceği, geçinebileceği bir ücrete ihtiyaç var.  İmzalayacağımız toplu iş sözleşmelerinin başkaca bir ek zam protokolüne ihtiyaç kalmaksızın işçinin geçim ücreti olabileceği yönündeki mücadelemizi sürdürüyoruz. Ülke olarak bu konunun üstesinden gelebileceğimiz kaynaklarımız mevcut. Enflasyonun dizginlenmesi ve düşürülmesi, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiriyor. Bu konuda atılacak sağlıklı adımları bizler de sendika olarak destekleyeceğiz.”

“İŞÇİNİN EN DEĞERLİ KAZANIMLARINDAN BİRİSİ KIDEM TAZMİNATIDIR”

Çalışma hayatıyla ilgili yeni bir taslak konusu gündemde. Başta esnek çalışma modeli olmak üzere, tazminatlara ilişkin fon ve benzeri konular konuşuluyor. Bu konuda sizden bir destek veya talepte bulunuldu mu, sizin bu çalışmaya bakışınız nedir?

“Öz Sağlık-İş Sendikası kamunun en büyük işçi sendikasıdır. Hem Aile Bakanlığında hem Sağlık Bakanlığında hem de üniversitelerde örgütlüdür. Dolayısıyla sağlık ve sosyal hizmet işkolunda görev yapan işçiler, yaptıkları iş nedeniyle zaten çok ağır çalışma koşulları ile görev yapıyorlar.  Dezavantajlı gruplarla ilgilenmek durumundalar. Personel yetersizliği iş yüklerini daha da artırıyor. Çalışma sürelerinin kısaltılması yeterli personel ile mümkün olacaktır. Emekli olanların yerine yeni işçi alımlarındaki kısıtlamayı da düşündüğümüzde, hazırlanacak olan yeni çalışmanın personel yetersizliği sorununu çözüp diğer problemlerin çözümüne alt zemin oluşturulması gerekiyor. İşçinin en değerli kazanımlarından birisi kıdem tazminatıdır. Bu konuda işçinin aleyhine olacak hiçbir düzenlemeye yanaşamayız. Konfederasyonumuz Hak-İş, bu konularda sendikamız da dahil, tüm işkollarındaki sendikaların, üyelerin talepleri doğrultusunda bu çalışmalara katılıyor. Bizler de kendi taleplerimizi Konfederasyonumuz marifetiyle masaya sunuyoruz.”

Öz Sağlık-İş Sendikası yaptığı sendikal çalışmalar, sosyal ve toplumsal faaliyetlere katkı ve üyelerine sunduğu imkanlarla konuşuluyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

“Üyelerimizin mali, sosyal ve idari kazanımları önemlidir. Yapılan toplu iş sözleşmeleri kamuda yapılan en iyi sözleşmeler. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında şu an yaşanan sıkıntılar ise, geçmişte yetkili olan sendikanın işçinin azlığından dolayı ihmal ettikleri konulardan kaynaklanıyor. Biz yetkili sendika olarak o zaman yapılan yanlışları da düzelterek ilerliyoruz. Gerek Sağlık Bakanlığı gerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gerekse üniversitelerde yeni dönem yetki süreçlerimiz başlayacak. Bizim için önemli olan üye sayısının çokluğundan ziyade, üyeye verilen hizmetteki kalite, samimiyet ve objektiflik. Üye sayısı yetki için elbette önemli. Ama bir sendikanın kendi üyelerine hizmeti birinci vazifesi, onun dışında işkolunda bulunan diğer işçilerin de sorunları yetkili sendikanın uhdesindedir. İşkolumuzun en önemli sorunlarından birisi 696 Sayılı KHK ile kadroya geçen işçilere uygulanan tayin yasağı. Çalışma barışını da bozan bu yasak sadece 696’lı işçilere uygulanıyor. Eski kadrolulara ve İŞ-KUR üzerinden alım yapılan işçilere yasak yok ama taşerondan kadroya geçen işçilere tayin yasağı var. Aileler parçalandı, yıllardan beri çoluk çocuğundan ayrı olan işçi işi ile ailesi arasında seçim yapmak zorunda kalıyor, boşanmalar arttı. Kimi kurumlarda personel yetersizliği yüzünden iş yükü bir emekçinin kaldıramayacağı boyutlarda. Bunun da acilen çözümlenmesi gerekiyor. Görev tanımları, meslek kodları problemleri var. 1 milyon işçinin kadroya geçirildiği taşeron devriminden faydalanamayan 90 bin kadar işçi taşeronun iki dudağı arasında kaldı. Kapsam dışı bırakılan bu işçilerin kadroya geçirilmesi adalet açısından zorunluluk. Yetkili sendika olarak tüm bunları her zaman dile getirdik. 1 Mayıs’ta yeniden dile getireceğiz, meydanlardan haykıracağız.”

“GAZZE’DE BİRÇOK AİLE ÖZ SAĞLIK-İŞ OKULUNA SIĞINMIŞ DURUMDA”

Yaklaşık 8 aydır Gazze’de bir insanlık dramı yaşanıyor. Neredeyse her saldırıda sağlık çalışanları da hedef alınıyor. Yüzlerce sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

“Gazze’de insanoğlunun şahit olduğu en büyük dramlardan birisi yaşanıyor. İsrail, 7 Ekim’den bu yana Gazze’yi yeryüzünden silmek adına katliam sürdürüyor. O tarihten beri Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 16 bin çocuk öldürüldü. 10 bini kadın 35 binden fazla Gazzeli katledildi. On binlerce insan yaralı, insanlar evlerini barklarını terk ettiler. Ne kadar savaş suçu varsa hepsi işlendi, kaldı ki bu bir savaş değil, doğrudan sivil bir halkı sırf Müslüman oldukları için yeryüzünden silme girişimi. Kudüs, Filistin, Mescid-i Aksa, hem bizim hem de konfederasyonumuz Hak-İş’in kırmızı çizgisidir. Gazze’de yaşanan bu soykırımdan hemen önce oradaki yetim engelli Gazzeli çocuklar için 350 yataklı bir ortaokul ve rehabilitasyon merkezi açtık. Eğitime başlanmıştı ancak bu saldırılar başladığında ara verildi. Şu an pek çok Gazzeli aile Öz Sağlık-İş okuluna sığınmış durumda. Türkiye’de yapılan tüm eylemlere, yardım organizasyonlarına katıldık. Sesimizi nerede daha gür duyurabildiysek oralarda Filistin dedik, Gazze dedik, Mescid-i Aksa dedik, demeye de devam edeceğiz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda üyelerimizin çocuklarının çok anlamlı bir jesti oldu. Gazzeli kardeşlerine yazdıkları mektupları, onlar için hazırladığımız 23 Nisan programına getirerek bana teslim ettiler. Kardeşlerine ulaştırmamı istediler. Çok duygulu anlar yaşadık. Gazze’de yaşanan bu insanlık suçu karşısında, katliamların sona erdirilip yargılamalara başlanmasını diliyoruz.”

01 May 2024 - 04:30 -

Mahreç  Mehmet Fahri Özkan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi