Reklamı Kapat

Necmettin Nursaçan: Ramazan ayı, bir mekteptir

Emekli Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan Hoca, mübarek Ramazan-ı Şerif ayını ve içinde barındırdığı güzellikleri Millî Gazete’ye anlattı. Necmettin Nursaçan Hoca, sözlerinde, Ramazan-ı Şerif’te dâhi devam etmekte olan Gazze’deki insanlık dışı katliama dikkat çekerken, Kadir Gecesi’nin fazileti ve itikaf sünneti ile ilgili de önemli bilgiler verdi.

Mübarek Ramazan-ı Şerif ayının üçte birini geride bıraktığımız bu günlerde iftarlarımızı hüzünle açmaya devam ediyoruz. Müslümanlar için bolluk, bereket ayı ve on bir ayın sultanı olarak bilinen Ramazan-ı Şerif’te Filistin ve Gazze’de yaşayan Müslüman kardeşlerimizin esaretleri ve yaşadıkları zulüm devam ediyor. Ramazan-ı Şerif’te Gazze’de devam eden zulümlere dair Müslümanların alması gereken tavrı ve Ramazan-ı Şerif ayının güzelliklerini sorduğumuz emekli Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan Hoca, Millî Gazete’ye özel değerlendirmelerde bulundu.

“İSLAM DÜNYASI, UYANIŞA GEÇİP BİRLEŞECEKTİR”

Hocam bu yılki Ramazan-ı Şerif’e özellikle Gazze’de ve İslam dünyasının birçok yerindeki çok acı hadiseler eşliğinde giriyoruz, bu ahval içerisinde Ramazan-ı Şerif’in gelişini nasıl değerlendirirsiniz?

“Bismillahirrahmanirrahim. Zorluğun yanında bir kolaylık vardır. (İnşirah/5) Aylardan beri Filistin’de kan akmaktadır. Elbette bu durum insan olarak, Müslüman olarak yüreğimizi yakmaktadır. Filistin’de ilk kıblemiz vardır. Üç kutsal mabetten birisi vardır. O kutsal yerlerde Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.), ashabı kiramın ve atalarımızın hatıraları vardır. Efendimiz ‘Müslümanların dertleri ile dertlenmeyen onlardan değildir’ buyurmuştur. Milli şairimiz Akif, şiirinde; ‘Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim. Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim. Adam aldırma da geç git diyemem, aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim Hakkı tutar kaldırırım.’ cümleleri ile haksızlığa karşı duruşu anlatmıştır. Bu acıları yaşarken Ramazan ayı geldi. Ramazan, Kur’an ayıdır. Ümitsizlikten ve bunalımdan kurtulmamız için şifadır. Sevgili Peygamberimiz’in (S.A.V.) İnşirah Sûresi’nin 5’inci ve 6’ncı ayetlerindeki edebi incelikten çıkardığı anlam ile “Bir zorluk iki kolaylığı yenemeyecektir” buyurmuştur. Umarız ki küfür cephesinin bu şımarıklığı karşısında, İslam dünyası uyanışa geçip birleşecektir. Musa Peygamber’in duası ile yüce Rabbimizin kapısını çalacaklardır. ‘Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun ve kavmine dünya hayatında ziynet ve nice mallar verdin. Ey Rabbimiz! Onlara bu nimetleri insanlara senin yolundan saptırasın diye mi verdin. Ey Rabbimiz! Onların mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver’. (Yunus/88) ‘Nice az sayıda birlik Allah’ın izni ile çok sayıda birliği yenmiştir’ (Bakara/249) ayetinin hükmü tecelli edecektir.”

“RAMAZAN, KULLUK, İRADE VE EĞİTİM AYIDIR”

Bir Müslüman, Ramazan-ı Şerif’i en güzel şekilde nasıl ihya edebilir? Bu konuda bizlere neler tavsiye edersiniz?

“Ahmet Remzi Efendi’nin dediği gibi, ‘Müjde müminler İhsan-ı Rahmandır gelen. Şanını tazım edin, mah-ı ğufrandır gelen. İyd-i ekberdir her günü kadr-i mübarek her gecesi. Ne mutlu ehli imana lütf-u subhandır gelen’ sözlerindeki güzellik ayıdır Ramazan ayı. Efendimiz’in (S.A.V.) ‘Ramazan ayında 4 şeyi çoğaltınız, ikisiyle Rabbinizi hoşnut edersiniz. Tevhid ve istiğfar. Diğer ikisinden de geri duramazsınız. Cenneti isteyin, cehennemden de himayesine sığının!’ demiştir. Ramazan ayı, bir mekteptir. Diploması takvadır. Kulluk, irade eğitim ayıdır. Sahuruyla, teravihiyle, iftarıyla, muhabbetiyle yenilenmeliyiz. Zekâtımızla, fitremizle toplumla bütünleşmeliyiz. İkbal şöyle diyor, ‘Ya Rab! Elimden her şeyimi alacaksan al! Ama iki şeyimi alma. Seher vakti sana olan yalvarış vaktimi alma. Eninde sonunda bana minare gölgesinde bir mezar nasip eyle!’ Yani müminlerin duasıyla ebediyet yolculuğu olsun.

“KUR’AN-I KERİM’İ HAYATIMIZA GEÇİRİRSEK HER GECEMİZ KADİR GECESİ OLUR”

Bizlere bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin faziletine dair bilgilerinizi aktarır mısınız?

“Kadir Gecesi’nin önemi müstakil bir sûrede anlatılır. Kutlu Nebimiz de ‘Sevabına inanarak, mükafatını bekleyerek Kadir Gecesi’ni ihya eden kişinin günahları bağışlanır’ buyurmuştur. Ömre bedel geceyi nefis muhasebesi, tövbe, istiğfar ve dua ile değerlendirmeliyiz. İmam-ı Necmeddin Ömer Ennesifi Hz. ‘Vaiz! Bize Kadir Gecesi’nin faziletini anlatıp durma! Kadrini bilirsen her gece Kadir Gecesi’ demiştir. Kadir Gecesi yılda bir gecedir. Ona kutsallık veren Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an her gün elimizdedir. Onu hayatımıza geçirirsek her gecemiz Kadir Gecesi olur. Mevlana’nın dediği gibi anlayana ‘Aynı ağaçta iki dal biri kuru, biri yeşil. Aynı ırmağın sahilinde iki kamış, biri kaval kamışı, diğeri seher kamışı. Aynı vadide iki ceylan, biri gübre ceylanı, diğeri misk ceylanı.’

“PEYGAMBERİMİZ, RAMAZAN-I ŞERİF’İN SON 10 GÜNÜNDE İTİKAF YAPARDI”

Ramazan-ı Şerif’le birlikte hatırladığımız ‘itikaf’ ibadeti gündelik hayatın yoğunluğu içerisinde unutulmaya yüz tutan sünnetler arasında yer alıyor.  Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) hiç aksatmadan icra ettiği ‘itikaf’ ibadeti nasıl yapılır? İtikaf yaparken hangi hususlara dikkat etmek gerekir? Sizden öğrenebilir miyiz?

Sevgili Peygamberimiz’in (S.A.V.) uhdesinde çok görev vardı. Devlet başkanı, genelkurmay başkanı, imam, belediye başkanı. Bütün bu görevlere rağmen Ramazan-ı Şerif’in son 10 gününde itikaf yapardı. Bu görev ümmete kifaye yolu ile sünnet-i müekkededir. Rabbimizin kapısında onun lütuf ve ihsanlarını düşünüp O’na hamd etmek, O’nu zikretmek ne kadar önemlidir. Ruhen arınmamıza sebep olur. Bir yerleşim biriminde birkaç kişi itikaf yapsınlar, yerleşim yerine sahip şahısta sevap alır. İçinde bulunduklarından sorumlu olmaktan kurtulurlar. Sünnet-i müekkede itikafı yapmazsak bir günlük, iki günlük, hatta birkaç saatlik itikaflar yapmalıyız. Hanımefendiler evinin bir odasına çekilip Kur’an-ı Kerim okuyarak, tefekkür ederek, Allah’ı zikrederek itikaf yapabilir. Camiye mukabele dinlemeye giderken itikafa niyetlenebiliriz. Hem mukabele hem de itikaf sevabı alırız. Yoğun koşturmalı dünyanın en güzel ilacı olur. İmanlı geçen her gece, gündüz gibi aydın olur.

Röportaj: Muhammed Ali Gökmen

24 Mar 2024 - 04:30 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Bakan Keman - Merhaba yeni emekli olan ve hayali kuranlar ek ödeme diye birşey çıkardıya akp bu ek ödeme hiçbir devlet memurunun emeklisine yansımıyor yani 30000 TL maaş alıyorsan emekli olunca 17000 falan alacan demektir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Mart 00:59
02

Mehmet - Çok Değerli Milli Gazete Okurları,

Sizlere bir hususu daha anlatayım.

SSK ve Bagkur Emeklileri için, SGK Maaş Bağlama.maddesi derki,

Maaşlar PESIN ÖDENIR.

Maaş artış oranı 1 OCAK dan geçerli

Maaş artış oranı 1 TEMMUZ dan geçerli.

Size anlatayım,

SSK ve Bagkur Emeklileri ARALIK Ayında aldıkları AYLIK aslında OCAK ayı aylığı.

SSK ve Bagkurlular ARALIK ayında aldıkları aylık,

OCAK ayının maaşı olduğuna göre,

ARALIK ayında madem bizler ZAMSIZ, OCAK ayı Maaşını da alıyorsak,

Bizlere 1 OCAK dan, Maaş aldığımız güne kadar, ki MAAŞ ZAM FARKI da verilmeli.

Aynı hesap TEMMUZ Maaş artış zammı için de geçerli.

BenSGK ya müracaat ettim bana KANUN böyle diyor dediler.

EVET bu kanunu da Tayyip Bey ve AKP yaptı.

SSK ve Bqgkur Emeklilerinden, BASİT HESAPLA,

Her Yıl aldıkları artışın (Zammın 1/2 sinden fazlası verilmiyor.

Örnek:

OCAK ayında yapılan zam ile 4 bin TL artış yapıldığı var sayalım,

Bizlere 1 OCAK ile Maaş aldığımız gün arası için ILAVE ZAM FARKI daha verilmeli bu tutar da 2 bin TL ile 3 Bin TL arasında olacaktır.

Bir düşünün derim. Saygılarımla

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Mart 09:47
01

Mehmet - Çok Değerli Milli Gazete Okurları,

İzninizle bir hususu da ben yazayım.

Her şeyi Tayyip Bey ve AKP ye atmayalım.

1999 tarihinde DSP + MHP + ANAP koalisyonunda (Eski SSK ve Bagkur da) SGK da yapılan düzenlemede,

SSK ve Bagkur Emeklilerinin, BÜYUMEDEN aldıkları pay İPTAL edildi. Verilmesi kaldırıldı.

SSK ve Bagkur mensupları PRIM öderken büyüme den pay alıyorlar, Ancak o oran da 1/3 e düşürüldü.

Haberde Ali Tezel Bey,

En düşük Emekli aylığı 25 BİN TL olur du diyor.

Çok haklı hatta bana göre MÜTEVAZI HESAP yapmış.

Sadece 1999 tarihinden itibaren günümüze SIZLER BASIT BİR HESAP YAPIN ve (2024 e kadar) büyumeleri toplayın,

Şimdiki en düşük Emekli aylığına (birleşik olarak) uygulayın

EMIN OLUN EN DÜŞUK EMEKLİ AYLIĞI 30 - 35 BIN TL den aşağıya düşmez.

Saygılarımla

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Mart 09:30

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi