Filistin Müslümanlarındır ve ilelebet öyle kalacaktır

Siyonist İsrail’in sistematik işgali altında bulunan Filistin’deki tahrip edilen binaları onaran Arap ve Uluslararası Filistin İmar Heyeti üyelerinden Fas eski Milletvekili İsa Emkiki, Millî Gazete’ye önemli açıklamalarda bulundu. Heyetin Filistin’deki çalışmalarından, Filistin mücadelesindeki son durumdan bahseden Emkiki, “Bizler, kendimizi Necmettin Erbakan’ın talebeleri olarak görüyoruz. Hocamız Filistin’in savunucusuydu” dedi.

Haber albümü için resme tıklayın

Terörist İsrail’in saldırısı ve sistematik işgaliyle harap olan Filistin’e yardım eli uzatan Arap ve Uluslararası Filistin İmar Heyeti üyelerinden Fas eski Milletvekili İsa Emkiki ile geniş bir röportaj gerçekleştirdik. Filistin’deki çalışmalarından Ordaoğu’da yaşananlara kadar birçok konuyu gazetemize değerlendiren Emkiki, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın öğrencileri olduklarını söyleyerek, “Kendimizi Necmettin Erbakan’ın talebeleri olarak görüyoruz. Erbakan Hocamız Türkiye’nin, ümmetin ve Filistin davasının savunucusuydu. Hocamızın yolundan giderek Filistin’i savunacağız” dedi.

“65 İMAR PROJEMİZİ BİTİRDİK”

Arap ve Uluslararası Filistin İmar Heyeti’nin çalışma alanlarından bahseder misiniz?

Arap ve Uluslararası Filistin İmar Heyeti olarak Gazze’de işgalci İsrail’in hukuksuz saldırıları sırasında tahrip edilmiş binaları onarma ve yeni imar faaliyetlerini yürütmekteyiz. Şu ana kadar 65 imar projemizi bitirdik. Maliyeti 40 milyon dolara yakın bir bütçeyle temel insani ihtiyaçların giderilmesi noktasında hastane, altyapı, cami ve eğitim binaları gibi projeleri hayata geçirdik.

“ALLAH, ZALİMLERİN ZULMÜNDEN DE HABERDARDIR”

Terörist İsrail, Filistinlilerin evlerini yıkarak yerine Yahudi yerleşimciler için yeni yapılar kuruyor. İsrail, bu yıkımlarla neyi hedefliyor?

Filistin topraklarını askeri güçle işgal eden Siyonist İsrail, son zamanlarda Filistin’i, tarihi bağlarından koparmak istiyor. Aslında tarihi kaynaklara bakıldığında Yahudilerin Filistin topraklarıyla ne yakından ne de uzaktan bir ilişkilerinin olmadığı anlaşılmaktadır. İsrail, mukaddes topraklarımızdaki İslam’ın ruhunu taşıyan duvarları yıkıp kendi batıl inançlarının anıtlarını inşa etmeyi planlıyorlar. Bunun son örneği olarak geçen aylarda İsrail, Kudüs’ü başkentleri olarak ilan etti. Zannediyorlar ki bunu yaptıklarında başarılı olacaklar. Bilmedikleri veya inkâr ettikleri bir gerçek vardır, o da her şeyin Allah’ın ilmi dâhilinde meydana geldiğidir. Allah, kâinatta olup biten her şeyi görmektedir, zalimlerin zulmünden de haberdardır. Bir ayetinde Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır: “Ben, o kâfirlere akıllarını başlarına toplamaları için bir süre mühlet verdim. Ama onlar akıllanmayınca sonra da onları azabımla kıskıvrak yakaladım, cezam nasılmış, gördüler.”

“KUDÜS TOPRAKLARINDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Bütün olup bitenler karşısında Filistin’de mücadele ne durumda?

Zaman zaman Filistin’e, özellikle Gazze’ye ziyaretlerimiz oluyor. Oralara gittiğimiz her defasında Filistin halkının topraklarına bağlılıklarının arttığına şahit oluyoruz. Filistinliler, mukaddesimize, medeniyetlerine, kültürlerine ve özellikle topraklarına sahip çıkmak konusunda azami derecede kararlı bir duruş sergilemektedirler. Onlar gibi İslami değerlere sahip çıkmanın bizim de görevimiz olduğunu unutmamalıyız. Zira Allah’ın mübarek kıldığı topraklarda bulunan kutsallar sadece orada yaşayan yerli halkın değildir. Kâbe-i Şerif’in bulunduğu Mekke-i Mükrime’den ve Efendimiz’in mescidinin bulunduğu Medine-i Münevvere’den vazgeçmediğimiz gibi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs topraklarından da vazgeçmeyeceğiz. Filistin, Müslümanlarındır ve ilelebet öyle kalacaktır.

“FiLiSTiN HALKI BASiRETLiDiR”

ABD Başkanı Donald Trump ve kıdemli danışmanlarından Jared Kushner’ın üzerinde çalıştıkları ‘Yüzyılın Anlaşması’ adındaki anlaşma için ne dersiniz?

Filistin ile işgalci İsrail arasında barışın tesis edilmesi bahanesiyle ABD’nin hazırladığı ve ‘Yüzyılın Anlaşması’ olarak isimlendirilen bir plan söz konusudur. Ama işin gerçeğine inildiği zaman bu planın, söylendiği gibi barışın tesisi için değil, bilakis bu planla Filistin meselesini kökten bitirmek arzusu vardır. Bu bağlamda Filistin’in güneybatısında bulunan Gazze’yi ve Mısır’da Sina Yarımadası’nın bir parçasından ufak bir devlet kurulup Filistinlilerin buralara yerleştirilmesi gibi sinsi bir hedefleri var. Böylece Filistin meselesini bitirecekler. Filistin halkı, bu tür oyunları boşa çıkaracak akla ve basirete sahip bir halktır.

“ÜMMETİN KURTULUŞ YOLU MUKADDES TOPRAKLARDA”

Ortadoğu’da krizlerin ardı arkası kesilmiyor. Biri bitmeden diğeri başlıyor. Müslümanların, iç sorunlarından kurtulması için ne yapmaları lazım?

İslam dünyası evvela özüne, tarihindeki ihtişama dönmelidir. Bizi, biz yapan temel değerlerimize döndüğümüz vakit sorunlar kendiliğinden çözüme kavuşacaktır. Nitekim mazide Müslümanalar, karşı karşıya kaldıkları problemleri ancak bu şekilde bertaraf edebilmişler. İkinci önemli bir mesele İslam ülkeleri Filistin davasına sahip çıkmalıdır. Artık Filistin halkına yalnız olmadıklarını ve dünyanın her yerinde kardeşlerinin olduklarını onlara hissettirmemizin zamanı geldi. Filistin gerçek sahiplerine teslim edilmedikçe İslam ülkelerinin huzura kavuşması imkânsızdır. Ümmetin kurtuluş yolu mukaddes toprakların kurtuluşundan geçer.

“KENDİMİZİ NECMETTİN ERBAKAN’IN TALEBELERİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Son olarak hayatının her safhasında Filistin mücadelesini gördüğümüz Milli Görüş hareketinin lideri Prof. Necmettin Erbakan hakkında neler söylemek istersiniz? Ve Türkiye halkına bir mesajınız var mıdır?

Açıkçası bizler, kendimizi Necmettin Erbakan’ın talebeleri olarak görüyoruz. Erbakan Hocamız, Fas’a geldiği her defasında kendileriyle bir araya gelerek derin tecrübelerinden istifade etme fırsatımız olurdu. Hoca’da gördüklerim arasında en çok dikkatimi çeken hususlar ise insanlarla nasıl muamele etmemiz gerektiğini ve dünyayı, vakıayı en iyi şekilde okumayı bizlere gösterdi.

Müslümanların özellikle medyayı, basın yayın organlarını iyi kullanması gerektiğinin altını çizerdi. Kendileri Türkiye’nin, ümmetin ve Filistin davasının savunucusuydu. Türkiye, halihazırdaki sınırlarından çok daha büyüktür. Türkiye demek İslam âlemi demektir. Türkiye vahdeti, ümmetin vahdetidir. Türkiye devletine ve halkına Filistinlilerin yanında durdukları için teşekkür etmek isterim. Buradan çağrıda bulunuyorum; Filistinli kardeşlerinize desteğinizi artırın.

Millî Gazete - Musab İslam Kadinan

06 Ekim 2018 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

aylin - filistinin gercek sahiplerine tabiki verilmesi lazim anlamadigim 1948 savasindan sonra niye filistinin bir kismi urdun diger kismida misirin egemenligi altindaydi acaba o zaman neden filistin filistin diye bagrilmadi butun dunya sustu simdi yahudilerin isgali altinda diyemi filistini kurmak istiyorlar esasinda bu ulke 1948 de kurulmaliydi ama ne yazikki gazze tarafi misirin kudus tarafida urdun isgaline gecti o zaman niye filistini kurma cabalari yoktu cok merak ediyorum

Yanıtla . 1Beğen 06 Ekim 12:40

Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?