Reklamı Kapat

Fenerbahçe, taraftarına değen bir kulüp oldu

Lig Radyo Yorumcusu Cüneyt Kaşeler ile keyifli bir söyleşi yaptık

Haber albümü için resme tıklayın

RÖPORTAJ: İLHAMİ YETİŞ

FOTOĞRAF: UĞUR ŞENPİRE

Cüneyt Kaşeler,  “Eskiden taraftarlar fırça yiyordu ‘Üzerinizdeki formayı ben yaptım’ diyen bir Aziz Yıldırım vardı. Geçen gördünüz, kombine için insanlar sıraya girmişler, Ali Koç gitti onların yanına, selfie çektirdi, onlara su, baklava falan dağıttı. Yani taraftarına dokunan bir Fenerbahçe var artık. Buradan buraya geldik” dedi.

Sezona LefterKüçükandonyadis ismi verildi. Bu sezon isimleri için sizin de bir sözünüz var “İçi doldurulmadıktan sonra bir anlamı yok” demiştiniz. Bunu biraz açar mısınız?

Lefter, Türkiye’nin en büyük efsanelerinden bir tanesidir. Sen Lefter ile ilgili belgesel çekersin, Lefter ile ilgili sempozyumlar düzenlersin. Bir tesisinin adına Lefter adı verirsin. Bununla ilgili belgesel, film, müzik ne olursa üretecek şeyler yaparsın. Lefter Yunanistan Milli Takımı ile oynayacakken Türkiye Milli Takımı’nı seçen ve hepimizin utanarak hatırladığı Eylül olaylarında burada yaşayan Türkiye Cumhuriyeti’nin en onurlu vatandaşlarından bir tanesi. Onun ismini veriyorsan tüm dünyaya tanıtabilecek reklam yapabileceğin bir durum varken sen sadece onun adını veriyorsun. Ligin adını söylerken daha fazla kelime söylemeye sebep oluyor, başka bir şeye yaramıyor.

ARTIK FUTBOL AKLI VAR

Ali Koç’un başkanlığını nasıl değerlendiriyorsunuz? Kulübün borç batağında olduğu söyleniyor...

Ali Koç Fenerbahçe’ye başkan olmadan önce tek sözü vardı. “Biz önce Fenerbahçe’nin maddi durumunu düzelteceğiz.” Ali Koç Fenerbahçe’ye geldiğinden beri oyunculara geçmişten kalan 15 milyon Euro borcu ödedi. En son sermaye artırımı yaptarak orada 250 milyon TL’yi hibe etti karşılıksız olarak. Ali Koç ilk önce Fenerbahçe’nin maddi yapısını düzeltmeye çalışıyor. Bunda da başarılı olacaktır. Çünkü Türkiye’nin işinde en başarılı adamları var. Burhan Karaçam, Şaban Erdikler, Erol Bilecik gibi işinin en iyileri var orada. Onlar düzeltecektir. İlk iş ne yaptı, Comolli’yi getirdi. Comolli de PhillipCocu’yu getirdi. Fenerbahçe’de artık üzerine konuşabildiğimiz futbol aklı var. Gidiş yolu var en azından. Monchi’ninSevilla’da, Roma’da yaptıklarına benzer bir gidiş yolu var. Sahada başarı her an gelmeyebilir. Çünkü top çizgiyi geçer ya da geçmez. Fakat Fenerbahçe’nin çok daha kurumsal, çok daha Fenerbahçe taraftarına değen bir kulüp olduğu ortada. Geçen gördünüz, kombine için insanlar sıraya girmişler, Ali Koç gitti onların yanına, selfie çektirdi, onlara su, baklava falan dağıttılar. Yani taraftarına dokunan bir Fenerbahçe var artık. Eskiden fırça yiyordu taraftarlar. “Üzerinizdeki formayı ben yaptım” dedi Aziz Yıldırım, buradan buraya geldik.

Cocu hakkında görüşleriniz?

Cocu’nun Fenerbahçe’ye Ali Koç ve Comolli’ninvizyonundan dolayı geldi. Çünkü PSV’de 4 senede 3 kez şampiyon olmuşsun. Oradan İngiltere’ye ve İspanya’ya da gidebilirdi. Kendisi de söyledi, “Comolli bana gelip bir sunum yaptı. 4 senede nasıl takım çalıştırmışım, hangi takıma değer katmışım önüme bir proje koydular” dedi. Ben bir senelik değil, 3 senelik bir proje olduğunu düşünüyorum. Ali Koç da demişti “İnşaallah ilk ve son teknik direktörüm olacak” demişti. “6 sene kalırsam burada kalmasını isterim” demişti. Ben Cocu’nun, Cruyff’un çocuklarından en parlaklarından biri olduğunu düşünüyorum. Doğru çalışma ortamı oluşturulursa Fenerbahçe’de de başarılı olacağını düşünüyorum. Ama saha başarısından çok genç oyuncuları takıma monte etmesini daha çok önemsiyorum.

FENERBAHÇE SATILABİLİRDİ

Fenerbahçe’nin 600 milyon Euro’ya yakın borcu olduğu iddiası var...

Fenerbahçe, Borsa’da işlem gören bir şirket, borç rakamlarına Ali Koç’un açıklamasına bakmak lazım. Son Fenerbahçe’de kongrede bu rakamlar açıklandı. O rakamların üstünde artmışsa eğer borç faaliyet dönemi içerisinde açıklar Ali Koç ama Fenerbahçe’nin mali anlamda uçurumun kenarında değil, uçurumdan düştüğünü görüyoruz. Oradan ambulansa koyup yaşatmaya çalışıyorlar. Ali Koç Fenerbahçe’yi bildiğin iflasın eşiğinden kurtarıyor. Aziz Yıldırım zihniyeti ile yönetilmeye devam edilseydi kulüp satılırdı.

Şampiyonlar Ligi yaklaşıyor, Fenerbahçe bu süreci nasıl aşacak?

Beşiktaş gibi aşacak. Beşiktaş Samet Aybaba ile başlayan dönemden itibaren doğru transferler yaptı. Daha çok araştırıp daha makul kadrolar kuracaksın. Ben mesela Altınordu’dan gelen Barış’tan, Ferdi’den çok umutluyum. Bunlar kötü transferler değil. Gelecek vaat eden adamlar. Ali Koç demişti ki Cocu’nun en önemli özelliği genç oyuncuları oynatıp onlara değer katması. Ben bu oyuncuların değer katacağını düşünüyorum. Comolli Tottenham, Liverpool ve Fransa’da çalışmış biri olduğu için onun iyi bir ağı var. Oradan oyuncularla takviye yapacaktır diye düşünüyorum. Saldado’nun elinin kırılması büyük bir sıkıntı oldu. Mutlaka bir forvet alacaktır.

EN BÜYÜK TRANSFER ALİ KOÇ

Kombine satışlarında patlama oldu...

Ali Koç ve yönetiminin gelmesi en büyük transfer olduğu için yani hiç transfer yapmadan bu kadar kombine sattı hani öyle bir yalan var ya “transfer olursa gelir taraftar” öyle bir şey yok. Sıkıntı şu; Euro o kadar arttı ki, 40 bin kombine satıyorsun 16 - 17 milyon Euro gelir elde ediyorsun. 

BEŞİKTAŞ DOĞRUYU YAPIYOR

Fikret Orman, bonservissiz futbolcuları alıp milyon Euro’lara satıyor. Bu başarının sebebi nedir?

Şenol Güneş’in çok büyük katkısı var. Fabri gitti, stoperlerdenTosic gitti. Vida da giderse eğer yeni baştan kadro kuruyor olacaksın. Forvetlerin sürekli gidiyor. Şenol Güneş’in çok büyük etkisi var. Fakat Beşiktaş doğrusunu yapıyor. Değerini bulduğu oyuncuyu satmalı.

Galatasaray’ın transferleri hakkında ne söylemek istersiniz?

Galatasaray’ın Onyekuru transferinin çok doğru olduğunu düşünüyorum. Hem maliyet olarak hem de gelecek olarak. Muğdat da Türkiye için doğru bir transfer, artı çok ekonomik bir transfer yaptılar. Unutmamak lazım, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ne bildireceği kadroda ülke yetişmiş oyuncu olması lazım. Yani o transferleri biraz da o yüzden yapıyor.

Türk futbolu değişir mi?

Türk futbolunun bu zihniyet ile değişmesi zor. Kişiler değişse de zihniyet değişmediği sürece bir şey değişmiyor. Türkiye’deki futbol zihniyeti böyle olduğu sürece hiçbir şey değişmez. Biz sadece sonuçları konuşuruz.

BENİM FAVORİM BAŞAKŞEHİR

Bu sezon kim şampiyon olur?

Başakşehir. Geçen sene de kaçırdı şampiyonluğu Başakşehir. Bu sene bak kadrolarına, hiçbir eksiği yok Başakşehir’in. Üstüne bir de oyuncular aldı, daha da kuvvetlendirdi kadroyu. Başakşehir bir numaralı favorim. Onun dışında Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın aynı oranda şansı var. Galatasaray ve Beşiktaş da iyi kadro kuramazsa onların da işi zor. Fatih Terim, geçen sezon şapkadan tavşan çıkarıp Galatasaray’ı şampiyon yaptı.

GURBETTE DEMİR GİBİYİZ

Adana D.S. sevgisi nereden geliyor?

Ben Makedon göçmeniyim. Adana’yı çok seviyorum. Adana çok doğal bir şehir. Adana Demirspor tribünleri de çok doğal. 20-30 sene önceki Fenerbahçe tribünleri gibi amatör insanlar. Bir de rahmetli Bekir başkan varken o dönemden dolayı sempatim var. Müslüm Gürses ve Yılmaz Güney’de Adana Demirspor’u tutuyordu. Halkın içinden gelen bir kaynağı var. Gurbette demir gibiyiz.

ALTYAPI İLE İLGİLİ SÖYLENENLERİN HEPSİ YALAN

Kulüplerin altyapı ile ilgili söylediklerinin hepsi yalan. Altınordu bunu ortaya çıkardı. 2012’den bu yana Altınordu’nun çıkarıp sattığı oyunculara bak. Hiçbir şey yapmadıkları için oyuncu yetişmiyor altyapıdan. Altınordu’nun hocası, “Üç büyükler yatırım yapmıyorlar, yapsalar bizim aldığımız sonuçları alırlardı” dedi. Altınordu’da tek olduğu için onlar da hata yapmaya başladılar. Mesela sosyal paylaşımda paylaşımları, Beşiktaşlı oyuncuları turnuvadan çıkartmaları bunlar çok itici. Tek oldukları için onların da rakibi olmadığı için onlar da kendi içinde zehirleniyorlar. Mehmet Sait Özkan bugün kapatıyorum derse Altınordu kapanır. Tek adamla olmaz bunlar. Çok doğru işler yapıyorlar. Yaptıkları doğru işleri övüyoruz ama yanlışlarını da söylemek durumundayız.

Objektif bir program yapıyorsunuz...

Taraftar olabilirsin ama taraflı olmak zorunda değilsin. Yani hepimizin belirli konularda fikri var. Ama onun fanatikliğini yapmadığın zaman değerli oluyor. Kimse de yemiyor zaten öyle saçma sapan takımlar hakkında yazanları kimse ciddiye almıyor.

YENİ YASA ÇIKMASIN

Sporda Şiddet Yasası hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yeni yasaların çıkmasına hiç gerek olmadığını düşünüyorum. Olanlarla her şeyi önleyebilirsin. Zaten Passolig’i getirirken bize neyi vaat ettiler. Biz herkesi göreceğiz, cezayı ona vereceğiz dediler. Verdiler mi? Vermediler. Sizin muhabiriniz Uğur’un kafasını yardılar, Bursa’da aylarca bulamadılar kimin yaptığını. Hâlâ tribün kapatıyorlar, hâlâ insanlara ceza veriyorlar. O zaman niye var ki.

Futbol dışında iyi bir müzik ve edebiyat zevkiniz var. Cüneyt Kaşeler’in tavsiyeleri neler?

Bu zor bir soru. Bana soruyorlar, ne tür müzik dinliyorsun? İyi müzik dinliyorum diyorum. Son dönemde ne dinliyorsun dersen Türk grupları arasında Adamlar, Replikas’ı dinlemeyi seviyorum. Sinema programı da yapıyoruz arkadaşlarla birlikte, Ahlat Ağacı ve Kelebekler’i çok beğendim. Kitap olarak Knausgard Kavgam serisi, Murakami tüm kitapları olabilir. Futbol olarak da JohanCruyff’un “Benim Oyunum” kitabını tavsiye ederim.

Emlakçılıktan spor yorumculuğuna geçtiğinizi biliyoruz. Spor sevginiz nereden geliyor?

Aslında Gayrettepe’de emlak ve inşaat aile şirketimiz, hâlâ devam ediyor. Benim babam Mukadder Kaşeler, hasta bir Galatasaraylı, biz çocukken babam sayesinde maçlara gidiyorduk. Annem, kardeşim ve ben Fenerbahçeliyiz. Biz kendimiz Fenerbahçeli olduk. Babamdan dolayı dünyada ne spor varsa biz izliyorduk. Biz şanslıydık. TRT 1 dönemi Kenan Onuk, Cüneyt Koryürek (Allah rahmet etsin). Biz buz pateninden tut tenise kadar hep onlar sayesinde sevdik. Ben bu işi yapmasam bile tüm sporları izlerim zaten.

Nasıl vakit bulabiliyorsunuz?

Benim radyo programım 6-8 arası. Programdan iki saat önce son gelişmelere bakarım. Yurt dışı basına mutlaka bakarım. Guardian, Times, Independent’e bakarım. Onun dışında da belirli maçları sonradan izliyoruz. Premier Lig’de de GaryLineker’insunduğu  Match of theDay programını izliyorum. O çok güzel bir program. Onun pozisyon yorumları vs. mesleki anlamda ufkumu açıyor. Tour de France izledim. Caner Eler arkadaşlarıyla mükemmel anlatıyor. İnanılmaz Nadal ve Jakovic Wimbledon finali izledim. İşimiz bu olduğu için biraz şanslıyım. Sporsever sayısının artması lazım

GALATASARAY’IN ŞU ANKİ HALİ UTANÇ VERİCİ

Obradovic hakkında ne düşünüyorsunuz?

Obradovic’in profesyonelliği hepimize ders. Yani adam Euroleague’nin en fazla kupa kazanan, en fazla final oynayan adamı. Bir gün bile çalışmaktan vazgeçmiyor. İnanılmaz mütevazı bir insan. Hep ne diyordu “Benim için en büyük başarı Fenerbahçe’nin salonundaki tüm biletlerin satılmasıdır.” O hedefi koymuş kendine. Tabii salonun bazı maçlarda dolmamasında insanları suçlamıyorum. İstanbul çok büyük bir metropol, insanlar bunu kaçırıyor. Türkiye’de 30 - 40 bin taraftar futbola da gidiyor, basketbol maçlarına da gidiyor, arada eve de gitsinler yani. Ülkemizde sporsever sayısının artması lazım.

Galatasaray basketbol şubesinde kriz var...

Türkiye’de sporu sevmediğimiz için, insanlar onları seyretmediği için para kazanılmıyor. Para kazanılmadığı için kambur oluyor. Bunu Aziz Yıldırım çok iyi yönetti. Şimdi yeni bir yasa çıktı, futbolda ödediğin vergileri basketbol ve diğer yerler için geri iade edecekler. Böyle uygulamalar yapmak lazım. Özellikle Fenerbahçe basketbolda Ülker grubunun, Doğuş grubunun büyük katkılarıyla buralara geldi. Galatasaray ve Beşiktaş’ın böyle çalışmalar yapması lazım. Şu anki hali utanç verici, Galatasaray basketbolu çok büyük bir ekoldür yani. Türkiye’nin en önemli basketbol ekollerinden birisidir ve bu hali çok üzücü.

25 Temmuz 2018 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?