Gizle

Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı Asiltürk: Aile toplumun temelidir

Ahilik Haftası ile ilgili gazetemize önemli değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı Ebru Asiltürk, Ahilik Teşkilatı içinde yer alan Bacıyan-ı Rum Teşkilatı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Ülkemizin dört bir tarafında kutlanan ve Osmanlı’nın kuruluşunda büyük etkisi olan Ahilik Teşkilatı bünyesinde yer alan Anadolu Bacıları adıyla bilinen Bacıyan-ı Rum Teşkilatı; “Anadolu’daki Kadınlar Birliği” kuruluşunun ilk adımlarını atmış, Anadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi için kadınların muazzam teşkilatlı çalışmalarını gözler önüne sermiştir. Biz de, özellikle Osmanlı’nın temellerinin atılmasında büyük etkisi olan bu teşkilatın düsturlarını, maddi ve manevi değerlerle siyaset yapmayı ilke edinmiş olan Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı Ebru Asiltürk ileyaptığımız röportajımızda konuştuk. Bacıyanı-ı Rum teşkilatının çalışmaları ışığında günümüzdeki kadınların gerek sosyal hayattaki, gerekse siyasetteki rolünü değerlendirdik.

Bize geçmişten günümüze ışık tutan ve Osmanlı’nın sağlam temeller üzerinde kurulmasında büyük etkisi olan Bacıyan-ı Rum teşkilatından bahseder misiniz?

ANADOLU’NUN İSLAMLAŞMASINA AKTİF OLARAK KATILDILAR

Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda kadınlarımızın ne türden fedakârlık yaptıklarını, nasıl gayretli çalıştıklarını Bacıyan-ı Rum teşkilatı çok güzel bir şekilde gözler önüne sermiştir.Bacıyan-ı Rum teşkilatı -Allah ondan razı olsun- Fatma Bacı isminde Hacı Bektaş Veli Hazretlerine yakınlığı ile bilinen tasavvuf ehli bir kadının önderliğinde kurulan bir kadın teşkilatıdır.Bu teşkilat gerek Anadolu’nun İslamlaşmasına aktif olarak katılması, gerekse asker teşkilatlarında da önemli roller üstlenmesiyle sivil inisiyatif örgütler içinde en eski ve en sağlam teşkilatlardan birisidir.O dönem Avrupa’sına baktığımızda kadınlar engizisyon mahkemelerinde susturulurken bizde ise çok önemli vazifelerde baş tacı edilmiş olması oldukça önemlidir.Zaten hem İslam tarihi hem de Türk tarihi araştırıldığında kadınlara ne kadar önem verildiği, her konuda kadınların fikri ve desteğinin alındığı aşikârdır. Bu sebeple kadınlarımız sadece bugün değil tarihimizde de birçok başarının bir parçası olmuştur.

Peki, Bacıyan-ı Rum teşkilatının kuruluş amacı tam olarak nedir? Neden böyle bir teşkilat kurulmasına gereksinim duyulmuştur?

HEM SOSYAL HAYATTA HEM EKONOMİK HAYATTA ÖNCÜ İDİLER

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bir toplumun temelindeki en önemli yapı ailedir. Ailenin temeli ise anne misyonu ile kadındır. Bu sebeple kadının yetiştirilmesine oldukça önem verilmiştir. Kuruluş yılı XII. yüzyıla denk gelen Bacıyan-ı Rum teşkilatının ne kadar lüzumlu ve ne kadar önemli olduğu,o dönemin buhranlı yılları göz önüne alındığında daha çok ortaya çıkmıştır. Bu teşkilatta bulunan kadınlar, sağlam dini ve milli değerlere sahip olmaları noktasında eğitiliyor, gayrimüslim-Müslüman ayırt etmeden kimsesiz, yoksul, yardıma muhtaç kadınlarla münasebet kuruyor ve teşkilatlı bir şekilde hareket ediyorlardı. Böylece kadınlar arasında ünsiyet geliştirerek birçok gayrimüslim kadının hatta ailenin İslam’a ısındırılmasını sağlıyorlardı. Bacıların faaliyetleri sadece bunlarla kalmıyor Ahiler tarafından kurulan sanayi sitelerinde örgücülük, dokumacılık, çadırcılık, keçecilik gibi sanatta da büyük önem taşıyan faaliyetlerde bulunuyorlardı. Kısacası hem sosyal hem de siyasi alanda söz sahibi olan bir teşkilattan bahsediyoruz.

Ebru Hanım Bacıyan-ı Rum teşkilatının siyasi hayata yani yönetime etkisi nasıldı, biraz ondan bahseder misiniz?

ANADOLU’NUN SİYASİ TARİHİNDE OLDUKÇA ETKİLİLER

Anadolu’nun siyasi tarihini araştırdığımızda devlet yönetiminde kadınların da son derece etkili olduğunu görmekteyiz. Sağlam bir yönetim demek bünyesindeki teşkilatlarında sağlam olması demektir. Bu açıdan baktığımızda Ahiliğin önemini, bu teşkilatın sağlamlığının devletin gücünü pekiştirdiğini açıkça görmekteyiz. Ahilikte en önemli kriter ise teşkilat erkeklerinin “eline,beline,diline sahip olmaları” hususudur.Yani “hırsızlık etme,başkasının namusuna göz dikme,başkası hakkında kötü konuşma” prensibidir.İşte bu prensip doğrultusunda Anadolu kadınları yani Bacıyan-ı Rum teşkilatı “eşine,işine ve aşına dikkat et” prensibini tüm Anadolu’da yaymışlardır.Bu prensibi özellikle çok önemsiyorum çünkü günümüz dünyasında,haramın- helalin birbirine karıştığı, faizin her yere bulaştığı,hilesiz ticaretin parmakla gösterilecek kadar azaldığı bir dönemde yaşıyoruz. Doğruluk, dürüstlük, helal kazanmak ve helal yemek mefhumlarına ne kadar da çok ihtiyacımız var. Anneler olarak endişeliyiz. Çünkü ailemiz için temiz, güvenli ve helal gıda bulmakta zorlanıyoruz. Çocuklarımızın kullandığı kırtasiye malzemeleri, üzerlerine giydikleri tekstil ürünlerine, gıdaları sakladığımız beslenme çantalarına kadar birçok ürün daha çok kar edebilmek için maalesef sağlığa uygun olmayan şartlarda üretilmiş… Toplum içindeki ahlaki yozlaşma, hayatın içinde her alanda kendini gösteriyor. Hâlbuki biz, savaşta yediği üzümün parasını sahibini görmediği için dala asacak kadar “kul hakkına” dikkat eden, sabah siftahını yaptıktan sonra, alışveriş için gelen müşterisini komşusuna gönderecek kadar “kardeşlik hukukuna” önem veren bir milletin evlatlarıyız. Bu muazzam mirasın sahibi olarak bizler, bu gün bu değerler ışığında yeniden yapılanmalıyız. Ticareti de, siyaseti de değerler üzerine yapmalıyız. Bu değer ve prensiplerin, insanların hayatına yansıtılması oldukça önemlidir.Zaten Osmanlı’nın temelindeki bu yapılanma, onun uzun ömürlü ve başarılı olmasının en önemli etkenidir.

Günümüze gelirsek siz, Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı olarak, Bacıyan-ı Rum teşkilat yapısı hakkında neler söylemek istersiniz?

BİZ TOPLUMUMUZU ÇÜRÜTMEYE ÇALIŞAN HER ŞEYİN KARŞISINDAYIZ

Öncelikle Saadet Partisi kadın teşkilatlarına son derece önem veren ve her fırsatta kadınların teşkilattaki önemini dile getiren Erbakan Hocamızı rahmetle anmak istiyorum. Erbakan Hocamız tarihini çok iyi bilen, tahlil eden ve bu minvalde geleceğe de ışık tutan bir liderdi. İşte bu sebeple tıpkı tarihteki gibi kadınların siyasette, sosyal hayatta ve teşkilattaki önemini her defasında vurgulamış ve kadın teşkilatına fazlaca önem vermiştir. Zaten Saadet Partisi’nin kuruluş amaçları dikkatle incelenirse tarihte kurulan teşkilatlarla ne kadar örtüştüğü, amaçlarının hemen hemen aynı olduğu göze çarpmaktadır. Saadet Partisi, “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesi ile var olan sorunların temelindeki asıl nedenin çaresini gözler önüne sermektedir. Biz kadın kolları teşkilatı olarak toplumun temellerini çürütmeye, bozmaya çalışan fikir ve ideolojilerin karşısında dimdik bir şekilde durarak, aileyi ve toplumu şekillendirecek, yeniden aslına döndürecek annelerin öneminin bilincinde siyaset yapmak üzere yola çıktık.Kadınlarımız bilinçlenirse, tüm toplumun bilinçlenmesinin daha hızlı ve kolay olacağı düşüncesindeyiz. Şahsım ve bizimle birlikte tüm Türkiye teşkilatlarında aşkla çalışan ve bu gayeyle hizmet eden kadınlarımız, Fatma Bacılarımız oldukça Allah’ın izniyle bu ülkenin milli ve manevi temelleriyle oynayamayacaklarına ve siyaseti kendi menfaatleri için kullanamayacaklarına inanıyorum. Bu sebeple Saadet Partisi Kadın Kolları olarak, değerler ve prensiplerin ve önceliklerimizin aynılığı göz önünde bulundurulursa nice Fatma Bacıların adresi biz olacağız inşallah…

25 Eylül 2017 -

Muhabir Ankara Bürosu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?