Gündem

Romanlar için 10 bin konut

Romanlar için 10 bin konut

Abone Ol

Bakan Çelik AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye‘de bugün batı bölgeler başta olmak üzere 2 milyonun üzerinde Roman yaşadığının tahmin edildiğini söyledi.

Uzun yıllar göçebe bir şekilde yaşamlarını ve kültürlerini sürdüren Romanların, köylerden kente göçün artmasıyla kademeli olarak yerleşik hayata geçtiğine işaret eden Çelik, bu sırada genel topluma entegre olmak yerine, hep bir arada yaşayan kapalı bir topluluk olmayı tercih ettiklerini belirtti.

Zaman zaman 12 yaşa kadar düşen evlilik yaşının, bu kapalı yapının günümüzde bile sürmesine yol açtığını vurgulayan Çelik, Romanlara yönelik toplumdaki ön yargılı negatif yaklaşımın da bu vatandaşların topluma entegre olmasını zorlaştırdığını ifade etti.

Romanların geçmişten beri yaptıkları mesleklerin günümüzde geçerliliğini yitirdiğine dikkati çeken Çelik, mesleksizlik ve istihdam sorununu ile eğitim süreçlerine dahil olmamanın Romanları, toplumun en dezavantajlı kesimi konumuna getirdiğini dile getirdi. Çelik, ‘‘Oysa Romanlar, hukuken de fiilen de ülkemizin her zaman gurur duyduğu kurucu asli unsurları arasında yer aldılar. Avrupa‘daki utanç verici bazı uygulamaların aksine geçmiş dönemlerimizde Romanlara hep hoşgörülü ve insancıl yaklaşılmıştır. Bugün de aynı yaklaşıma daha büyük içtenlikle devam ediliyor‘‘ dedi.

Romanları dezavantajlı konumlarından kurtarmak amacıyla Hükümet olarak bir dizi çalışma başlattıklarını ve düzenledikleri çalıştay kapsamında, 120 Roman sivil toplum kuruluşunun temsilcisiyle bir araya geldiklerini anımsattı.

Çalıştayda konut, toplumsal ön yargılar, eğitim, işsizlik ve mesleki eğitim, sağlık, ayrımcı düzenlemeler ve kolluk kuvvetlerinin yaklaşımıyla nüfusa kayıt ve nüfus cüzdanı gibi sorunların gündeme geldiğini anlatan Çelik, toplumsal ön yargıların bertaraf edilip, eşitlik ve kardeşlik değerlerinin pekiştirilmesi amacıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde 40 ilden yaklaşık 20 bin Roman vatandaşın katılımıyla Roman Buluşması‘nın gerçekleştiğini hatırlattı.

Başbakan Erdoğan‘ın buluşmadan birkaç gün sonra devlet adına Romanlardan özür dilediğini de belirten Çelik, şunları kaydetti:

‘‘Bu adımlar, Romanlara vatandaşlık hukuku ve toplumsal meşruiyet bağlamında büyük bir özgüven aşıladı. Daha sonra Bakanlığım romanların konut sorununun giderilmesi amacıyla çalışmalara başlanması talimatını verdi. Çalışmalar kapsamında, çeşitli illerde yaklaşık 10 bin konut projelendirildi ve hayata geçirilme aşamasına geldi.

Romanların nüfus kütüğüne kayıt ve nüfus cüzdanı sorunlarının çözülmesi amacıyla da İçişleri Bakanlığı prosedürel kolaylıklar sağlayan bir genelge yayınladı.

Yakında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi‘nin bünyesinde Roman Araştırma ve Uygulama Merkezi kurulacak. Konunun bilimsel arka planına ışık tutacak olan merkezin tüzüğü YÖK‘ten geçti.‘‘

Romanlara yönelik ayrımcı ifadelerin kaldırılması için yasa ve talimatnamelerde değişiklikler yaptıklarını belirten Bakan Çelik, Yabancıların Türkiye‘de İkamet ve Seyahatleri Hakkındaki Kanun‘un ilgili maddesinin de bu yasama yılında Genel Kurul gündemine getirileceğini söyledi.

Bu çalışmalar kapsamında Roman topluluğunda gözle görülür sosyo-psikolojik değişiklikler yaşandığını vurgulayan Çelik, Romanların kamuoyunun gündemine ilk defa sorunlarına çözüm bulunması ve yurttaşlık imkanlarından eşit bir şekilde yararlanma talebiyle geldiklerini belirtti.

Vatandaşların ve kamu çalışanlarının da Romanlara karşı daha kuşatıcı, insancıl ve eşitlikçi bir tavır geliştirdiklerini dile getiren Çelik, ‘‘Bunu bizzat Roman vatandaşlarımız dillendiriyor‘‘ dedi.

Çelik, Avrupa‘da yaşayan Romanların sorunlarına çare bulmak amacıyla 20 Ekim‘de Strazburg‘da Avrupa Konseyi üyesi 46 ülkenin katılımıyla düzenlenen konferansa katılarak bir konuşma yaptı.

Konferansa katılan ülkeler, Romanlara karşı uygulanan ırkçılıkla mücadelenin önlenmesi ve ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesi ve yaşadıkları topluma entegrasyonlarının sağlanması amacıyla ‘‘Strazburg Bildirisi‘‘ imzaladı.

Türkiye adına Devlet Bakanı Çelik‘in imza koyduğu bildiride, Romanların entegrasyon sürecinin, sosyal uyum, demokratik istikrar ve çeşitliliğin kabulüne katkı sağlayacağı belirtildi.

Romanlara yönelik yaftalama, ırkçılık ve nefret söylemlerinin kesin bir şekilde kınandığı bildiride, Romanların tam anlamıyla entegrasyonu amacıyla üye ülkelerce geliştirilmiş ve uygulanmış faaliyet, program ve inisiyatiflerden yararlanılacağı ifade edildi.