Riskleri azaltmak için son fırsat

Abone Ol

Gerİde bıraktığımız hafta ortasında finansal

piyasalarımızda yaşanan aşırı iyimserliğe bakarak durumun yeniden düzelmeye

başladığını ve belirsizliğin azaldığını düşünenler çok yanılıyor olabilir.

Ekonomi cephesinde söz konusu kısa vadeli spekülatif beklentileri teyit eden

herhangi bir gelişme bulunamıyor. Ciddi boyutta riskte yakalananların,

çaresizliği suiistimal ederek kendilerine aracılık geliri yaratmaya

çalışanların paralı enayi avına çıktığı bir süreçten geçiyoruz; fırsat gibi

gösterilen adreslerin kurtulunması çok zor tuzaklar olabileceğini hiç akıldan

çıkarmamak gerekiyor.

İddialı konuşan Merkez Bankası Başkanı nı haklı çıkaracak

şekilde Türk Lirası nın değerlenerek kayıplarını kısmen geri alması, faizlerin

gerilemesi ve menkul kıymet şeklindeki varlık değerlerinin gerilemesi kalıcı

bir durum olmayabilir. Finansal piyasalarımızda yabancıların borcu ötüyor ve

Türkiye nin gerçekleri ancak küresel düzeyde riskten kaçınma eğilimi gündeme

geldiğinde açığa çıkıyor. ABD Merkez Bankası nın Mayıs ayında parasal genişlemeyi

yavaşlatarak durdurma takvimi ile geçici ve yapay bir zorlamaya konu oluyor.

Başka bir deyişle gelişmekte olan ekonomilerden çıkamayan yabancı sermayeye az

hasarla çıkabilmesi için yeni bir fırsat yaratılıyor; coşkuya kapılan

yerlilerin risk alma isteğine doping yapılırken yabancıların bu fırsattan

yararlanabilmesi için son bir fırsat yaratılıyor.

Federal Reserve nin son kararı sayesinde Türkiye ye veya

benzer durumdaki diğerlerine son on yılda olduğu gibi para yağmayacak, dış

borçlanma son aylara göre daha kolay hale gelmeyecek. Fakat finansal piyasalar

tam aksi olacak varsayımı ile spekülatif fiyatlama yapıyor. Ortada risk almayı

düşünenler için büyük bir tehlike, mevcut risklerini azaltmak isteyenler için

son bir fırsat var. Yaklaşan yerel seçimler nedeniyle siyasi irade, bu büyük

tehlikeyi fırsat gibi gösterip pazarlamaya çalışabilir. Bir daha içinden

çıkamayacağınız, maddi-manevi her şeyinizi kaybedebileceğiniz bu tuzağa düşmek

istemiyorsanız nefsinize hakim olun, aldanmayın...

Bu aşamada sormak gerekiyor: Son iki yıldır likidite

bolluğuna rağmen Türkiye Ekonomisi neden umulanın ötesinde durgunlaşıyor

Suriye meselesinin siyasi iradenin istediği şekilde çözülmesi bekleniyor mu

Güneydoğu ya ilişkin açılım macerası nereye koşuyor Komşularımızla ilişkilerimiz

ne yönde gelişiyor Son aylarda sayısal olarak artmaya başlayan iflaslar

duracak mı Finansal piyasalar bu sorulara verilebilecek olumsuz yanıtları

neden sadece riskten kaçınma eğilimi arttığında hatırlıyor Aldığı verginin

karşılığında vatandaşın canını ve malını koruması gereken devlet, onu yöneten

hükümet neden tam aksini yaparak doğru söyleyeni susturmaya çalışıyor ..

Bir yana yukarıdaki sorulara verebileceğiniz yanıtları

koyun, diğer yana finansal piyasalardaki spekülatif coşkuyu ve düşünün;

gerçekler mi fiyatlanıyor yoksa hayal tacirliği ve enayi avcılığı yapmak

durumunda kalanlar tuzak mı kuruyor Bu çelişkiler yumağı demokrasi ve serbest

piyasa anlayışı ile uyuşuyor mu

Biliyorum, ciddi risk taşıyan ve artık çaresizleştiği

için olduğu gibi görünmekten kaçınanlar sağlıklı düşünemeyecek, derinlik

sarhoşluğuna kapılarak çözümü kumarda arayacak. Uzun süredir devam eden ve

sorunları ağırlaştıran sürdürülebilir olmayan eğilimler etkili ve yetkili

kesimleri de bu duruma düşürdü. Taşıdıkları riskler onları ava çıkmaya, ya av

ya da avcı olmaya zorluyor. Böyle olduğu için finansal piyasalar ve medya hızla

yozlaşıyor, yozlaştırıyor. Giderek büyüyen bu olumsuzluk seti yakaladığını

yutup yok ediyor.

Unutmayın, malınızı kaybetmek inancınızı kaybetmekten

iyidir; tersini düşünüp kumar oynamayın, fırsatla tehlikeyi karıştırmayın,

içinden çıkılmaz tuzaklara düşmemeye çalışın...