Sipariş usulü evlilik programlarının ilk başlangıç
noktası, insanların maraz meraklarını gıdıklayan bu konseptin maya tutmaya
başladığı küçük ekranlarda olmuştu. Ardı ardına yayınlanmaya başlayan izdivaç
programlarının temel eksenini, ekranlar aracılığıyla insanların buluşturulması,
görüştürülmesi ve evlendirilmesi oluşturuyordu. Alooooo Ben ekranda gördüğüm
hanımla/beyle evlenmek istiyorum. Maddi durumum iyi. Evim var, arabam var . Ya
da ekrana çıkıp koca veya eş arayan bir tipoloji: 45 yaşındayım İstanbul da
oturuyorum 45-50 yaşlarında, işi, gücü iyi olan, emekli olan birisiyle
evlenmek istiyorum Dul olabilir Çocuğu olabilir Ama beraber yaşamasın
Televizyon ekranlarında, milyonların gözünün önünde
sipariş usulü evlilik dönemi başladı.
Aile kavramının payimal edildiği, insanların milyonların
önünde huyunu-suyunu öğrenmeden evliliğe kalkıştığı programlarda, marjinal
noktalarda teklifler de oldu. Danimarka dan Esra Erol la İzdivaç programını
arayan bir bayan, stüdyodaki bir bayana talip olarak, deyim yerindeyse
kepazeliğin dibinin bulunduğu bir teklife imza attı.
Aile kavramının böylesine dejenere edildiği, ahlak
sınırlarının zorlandığı, toplumun korunması noktasında hiçbir önlemin
alınmadığı bu tür programlarla ilgili olarak geçtiğimiz günlerde RTÜK,
programların reklam gelirlerinin üçte biri oranında ceza kesmiş.
Sizce bu ceza, bu tür programların topluma verdiği manevi
zararı karşılamaya yetecek düzeyde mi
Toplumu ayakta tutan değerler vardır, manevi çimentolar
vardır. Eğer çimento niteliğindeki bu dinamikleri kaldırmaya, payimal etmeye
yeltenirseniz, bir gün bu çatı sizin üzerinize yıkılır.
Aile kurumunu dejenere ederek reyting sağlayan bu
programlar da, öğle sonrası kuşaklarda insanların özel hayatını didik didik
ederek izleyici devşirmeye sağlayan programlar da, aslında toplumsal
dinamiklerimizin yok edilmesini, manevi direnç noktalarımızın bitirilmesini
amaçlayan, bu direnç noktalarından nemalanmak dışında bir kaygısı olmayan
yapımlardır.
Atalarımız bu sebeple, evlilik kurumunun sağlam temellere
oturması için, bir evlilikte iki tarafın en azından asgari nitelikteki
huylarını öğrenme amaçlı olarak Görücü usulünü geliştirmişler, belli bir
noktaya ulaştırmışlardır. Bugün, evlilik niyeti kuran gençlerimiz, helal
dairede birbirlerini tanıyarak evlilik müessesini kurmaya çalışıyorlar. Ama,
televizyon ekranından evlilik yapmaya çalışmak, deyim yerindeyse abesle
iştigaldir, boş eğlencelere figüran olmaktır. Zira evlilik, reyting
kaygılarıyla payimal edilemeyecek kutsallıkta bir kavramdır.
Bu kurumu bir tarafından çekmeye başlarsanız, üstünüze
yıkılan değerlerin altından kalkamazsınız. Bazı değerler vardır ki, yerine
başka bir şeyi ikame etmeniz mümkün değildir.
Lütfen, mahremiyetimizi daha fazla kurcalamayın!
RTÜK ün bu programların reklam gelirlerine ceza vermesi
de, evlilik kurumunu payimal edenlere bizce hiçbir yaptırım getirmeyecektir.
Zira, bu cezanın onlar için ifade edeceği değer, devede
kulak bile değildir.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ne iş yapıyor Bizim
en çok merak ettiğimiz konu bu!