Televizyon programcılığının mantalitesini belirleyen
örgü, Reyting ağları ndan oluşur. Daha çok izlenmek, daha çok seyirciye
ulaşmak ve seyredildikçe reklâm verenlerin dikkatini çekerek reytingden para
damıtmak. Geçtiğimiz günlerde röportajını okuduğum bir program yapımcısı,
ekranlarımızı tamamen işgal eden ve zihin dönüştürme operasyonlarının temel
taşı olarak kullanılan dizilerle ilgili şöyle diyordu: Diziler, reklâmların
içine yerleştirilen yapımlardır Yani, öncelikle reklâm verenlerden toparlanan
paralar ve reklâmlar bir harman olarak ortaya konulur. Dizinin süresi ve can
alıcı bölümleri ise makaslanarak reklâm kuşaklarının arasına yerleştirilir.
Yani, dizi, izleyici için değil, reklâm verenlerin parasal gücü ve desteğiyle
yayınlanmış olur. İzleyici, son planda reklâm verenlerin algıları değiştirmek
ve dönüştürmek için yaptıkları planlı operasyonun bir parçası olarak kullanılan
doğal bir figürandır.
Geçtiğimiz yayın döneminin fenomen dizisi Muhteşem
Yüzyıl dı. Başrol oyuncularının birbirlerini kıskanıp para kavgaları yaptığı
magazin sayfalarına yansıdığına göre, demek ki dizi hem yapımcısına hem de
yayınlandığı televizyona epey kazandırıyor olmalı. Muhteşem Yüzyıl ile ilgili
kanaatlerimizi bu köşeden defalarca gündeme getirdik. Ecdadımızı bize böylesine
yanlış tanıtan, algılarımızı kötüye yönlendiren, harem müessesesini padişahın
Uçkur Sevdalısı bir pozisyonda yansıtan, tarih örgüsüyle, kahramanlarıyla,
figüranlarıyla ve anlattığı dönemle ilgili Osmanlı ya böylesine buğzeden bir
yapım şimdiye kadar olmamıştı. Sürekli harem olayları ekseninde dönen dizi,
Osmanlı padişahlarını ve şehzadelerini aşk bataklığına saplanmış, körleşmiş
tipler olarak yansıtarak kafamızda kurguladığımız o muhteşem dönemi silip
süpürmeye ant içmişti.
Yeni yayın dönemiyle ilgili olarak farklı televizyon
kanallarında farklı dizilerin tanıtım fragmanları dönüp duruyor. Kanal D
ekranlarında yeni dönemin iddialı dizilerinden birisi, Fatih gibi görünüyor.
Zira Muhteşem Yüzyıl dizisinin reytingine ve dönemle ilgili zihinlerde oluşturduğu
reyting bataklığına göz diken Fatih, adından da anlaşılacağı üzere Fatih Sultan
Mehmet dönemini anlatacak.
Peşin peşin söyleyelim! Bu dizinin de akıbeti ve bizim
algılarımızda yapacağı deformasyon Muhteşem Yüzyıl dan asla farklı
olmayacaktır. Çünkü Muhteşem Yüzyıl da hayatı anlatılan Kanuni Sultan Süleyman
döneminin de, Fatih dizisinde anlatılacak Fatih Sultan Mehmet döneminin de
bizim programcılarımız açısından işlenecek, ele alınacak tek merkezi vardır:
Reyting. Reyting için her şey mubahtır Ecdadın hayatını tersyüz etmek,
kahramanların karakterlerini bozmak, dönemle ilgili verilecek bilgileri
çarpıtmak
Yıllardır fetih ile ilgili film yapılmıyor diye
hayıflanıyorduk. Yapıldı! Fetih 1453 Peki, aklınızda kalan ne var Elin oğlu
en basitinden bir tarihi film yapıyor, her sahnesiyle örümcek ağı gibi
kurguluyor. Senaryosu harika, oyunculukları muhteşem Gittiği her yerde
gişeleri silip süpürüyor. Peki, bizim yaptığımız filmde ne var Her şey var ama
ruh yok Her şey var ama maneviyat yok.
Osmanlı ya değerini veren şey, çok iyi savaşmaları,
akından akına koşmaları falan değildi. Osmanlı, maneviyatıyla fetihleri
başarmıştı Osmanlı, manevi donanımlarıyla yedi düveldeki halklarını adaletle
yönetmişti. Osmanlı, İslam dan aldığı ruhla, maneviyat ikliminden beslediği
şuurla, kılıcının ucundaki adaletle dört kıtaya nam salmıştı.
Fatih dizisini yapanlar, bu maneviyatı bu yapımın içine
koyabilirler mi Hiç sanmıyoruz. Çünkü onların beslendikleri ve bizlere
anlattıkları dünya ile Osmanlı nın gerçek yüzünü yansıtan değerler çok farklı.