Reyhanlı faciası ve sorular zinciri

Abone Ol

Yüreğimiz yandı

Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör olayını yaşadık.

Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa,

yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyoruz.

Başbakan Sayın Erdoğan ın bu menfur olay dolayısıyla

yaptığı konuşmasında iki farklı mesajına değinmek istiyoruz:

1- Bizi Suriye deki kanlı bataklığın içine çekmek

istiyorlar

2- Bölgede mezhep savaşı başlatmak istiyorlar

Suriye deki kanlı olaylar konusunda iktidarın bu tür

yaklaşımlarını ilk defa duyuyoruz. Bu değerlendirmeleri, gerçekleri anlama

konusunda büyük bir gelişme olarak almak ve anlamak istiyoruz. Bu

değerlendirmeler çerçevesinde Sayın Başbakan ile Dışişleri ve İçişleri

Bakanlıklarına bu yazımızda aklımıza takılan bazı soruları yöneltmek istiyoruz:

-Suriye olaylarının kanlı bir bataklık olduğunu yeni mi

anladınız

-Suriye olaylarının özellikle bizi içine çekmek için

ateşlendiğini yeni mi fark ediyorsunuz

-İslam alemini karışıklığa sürükleyebilecek en önemli

mekanizmanın mezhep çatışması çıkarmak olduğunu bilmiyor muydunuz

-Son yıllarda özellikle iktidar yanlısı medyada mezhep

çatışmasını başlatacak yayınların yapılmasını nasıl yorumluyorsunuz Özellikle

uzun yıllar barış ve iyi komşuluk münasebeti ile ilişkilerimizin iyi seviyede

olduğu İran ve 2006 yılında Siyonist İsrail işgaline karşı kahramanca direnerek

zafer kazanmış, milletimizin sevgisine mazhar olmuş Hizbullah Ordusu ve onun

meşhur kumandanı Hasan Nasrallah ın mezhepleri yeni mi öğrenilmiştir ki, adeta

gizli bir işaretle karalama kampanyası başlatılmıştır Olayların başlatılması

ve körüklenmesinde asıl sorumlular olan ABD, İsrail ve Haçlıların isminin hiç

anılmaması ne anlama gelmektedir Bu tutum mezhep savaşını körüklemiyor mu

-İsrail in sözde özür dilemesinin altında yatan gerçek

niyetinin Arzı Mevud un tahakkuku için Suriye nin yumuşak lokma haline

getirilmesi ve Türkiye nin de bu bataklığa çekilmesi niyetlerinin olduğunu

gerçekten yeni mi öğrendiniz

-Yüzlerce insanın canını sağlığını ve malını yitirdiği bu

olayın arkasındaki örgütleri sıralarken bölgede bulunduğu öteden beri bilinen

CIA ve Mossad örgütlerinin isimlerinin hiç anılmamasını normal buluyor musunuz

-NATO üsleri ve patriotlar bahanesiyle yurdumuza

getirilen yabancı askerlerin bir kısmının bu sınır bölgemize gittiği, hatıra

defterlerine yazdıkları bazı cümlelerle basına sızdığını okuduk. Bu doğru mu

Doğruysa bunlar o sınır bölgemizde ne yapmaktadırlar Komutanlarımıza bile

hakaret edebilen bu asker görünümlü ajanlar kimden emir almaktadırlar

-Bomba yüklü araçlar bile rahatlıkla geçebildiğine göre,

şu anda sınırlarımıza hakim olmadığımızı, Siyonist ve Haçlı ajanlarının

istediklerini yapabilecekleri bir ortamın doğmuş olduğunu neden açıklamıyorsunuz

-Bu durumda endişeleriniz olan Suriye deki kanlı

bataklığa bizi çekebilmek için başka ve daha büyük olayların

tezgahlanabileceğini ifade edebilir miyiz

-Komşularımızla sıfır sorun diye başladığınız dışişleri

politikamızın, tüm komşularımızla sınırlarımızı güvensizlik hale getirerek ve

sorunsuz komşumuz kalmayarak, iflas etmiş olduğunu ne zaman açıklayacaksınız

-Ve en önemlisi Haçlı ve Siyoniste asla

güvenilemeyeceğini, bizi çekebilmek için hep kanlı bataklık ortamları

hazırlamakla meşgul bulunduklarını yaşadığımız tecrübelerle nihayet

anlayabildiniz mi

-Suriye de hunharca katledilen bebekler hakkında yerden

göğe kadar haklı sözlerinizi alkışlıyoruz. Allah sorduğu zaman Başbakan olarak

yapmanız gerekenlerden sorumlusunuz, bu doğru. Irak ta ya da Afrika da veya

halen devam eden Afganistan da yakılan, köpeklere yedirilen, cesetlerine işenen

on binlerce bebek dahil, yüzbinlerce Müslüman hakkında neden aynı hassas tutumu

göstermemiş, aynı tür mesuliyet taşıyan sözleri söylememiştiniz, söylemiyorsunuz

-Kanlı katiller Hafız Esed ve onun oğlu Beşşar Esed,

sayısı yüzbinlere dayanan Müslümanı katlettiler, halen de katliam devam ediyor.

Dünyadaki kanlı katillere baktığımız zaman, bunlar sırtlanların yanında

çakallar kadar küçük kalırlar. Mesela ABD ve onun kontrolündeki NATO

milyonlarca Müslüman ı katletti, halen de katlediyor. Sizin, Suriye deki

çakalları bertaraf etmek bahanesiyle ta ayaklarına giderek, el sıkmak bir yana,

adeta yalvar yakar ABD ve NATO sırtlanlarını bölgeye davet etmeniz hangi mantığa

ve Başbakan olarak hangi sorumluluk duygusuna dayanıyor

-Suriye de veya başka bir İslam coğrafyasında meydana

gelen ve gelecek olan sorunların çözümünde mutlaka İslam Birliğinin, İslam

Güvenlik Teşkilatı nın kurulup derhal devreye girmesi gerektiğini gerçekten

bilmiyor musunuz Biliyorsanız ne zaman açıklayacaksınız Ne zaman adım

atacaksınız Sizin deyimizle -Allah korusun- kanlı bataklığa sürüklenirsek veya

mezhep savaşına başlarsak çok geç olmayacak mı

-Sayın Başbakan, sözlerinizle icraatlarınız ne zaman

çakışacak !.

Çakal Ve Sırtlan

Çakalları yok etmek için,

Çağırılana bakın, sırtlan!

Kıyıdan seyreden kardeşim,

Gel şuraya bir görev sırtlan!