Resulullahın cenazesine kaç kişi katıldı? 2

Abone Ol

Cenaze namazı bir meydanda değil, Hz. Ayşe’nin hücresinde yani defnedileceği yerde kılındığından bu odanın alabileceği kadar insan aynı anda girip namazlarını münferiden kılıyorlardı. Bu nedenle namaza az kişi katılmıştır diye düşünmüştür Eliaçık. Fakat aslında tüm Medine namazını kıldı ama aynı anda 15-20 kişi kılabiliyordu. Yani görüldüğü gibi cenaze namazına garibanlar gibi üç beş kişi katılmamış, tüm Medine katılmış ama Resulullah’a özgü farklı bir cenaze merasimi yapıldığından aynı anda geniş katılımlı bir cenaze namazı olmamıştır.

Bazıları cenaze namazına Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in katılmadığını iddia ediyorlar. Bu da bir iftiradır. Yukarıda onların da cenaze namazını münferiden kıldıklarını kaynaklarıyla belirtmiş olduk. Yani Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer, Resulullah’ın cenazesine katılmayıp halifelik mücadelesi içine girdiler diye iddia eden Şia kökenli kaynaklar iftiradan öte değildir.

RESULULLAH’IN DEFNİ NEDEN GECİKTİ

Yine İhsan Eliaçık Resulullah’ın defninin gecikmesinin ashabın dünyalık ve iktidar hırsına bağlar.

Olayın aslı şöyle cereyan etmiştir:

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin yıkanıp defnedilmesi işi ertesi gün olan salı günü Rebîülevvel’in ikisinde başladı. Bu gecikmenin çeşitli sebepleri vardı:

1- Hz. Peygamber sallallahu aleyhi veselleme bir bütün haline gelmiş olan sahabe, O’nun bu dünyadan ayrıldığına bir türlü inanamıyordu. Nitekim Hz. Ömer kılıcını çekmiş, “Kim Hz. Peygamber öldü derse başını uçururum” diyordu. Ama Hz. Ebu Bekir geldi ve herkesin önünde bir konuşma yaparak: “Hz. Peygamberin bu dünyadan göçüp gideceği kesindi”’ dedi ve Kur’an-ı Kerim’den ayetler okuyarak gerçeği anlatınca, insanların gözleri açıldı ve bu önüne geçilmez gerçeğin meydana gelmiş olduğuna herkes kesinlikle inandı.

2- Allah Resulü’nün ölümü gerçekleştikten sonra, güneş batmadan önce yıkanıp kefenleme işini bitirecek zaman kalmamıştı.

3- Mezar kazma işi, yıkama ve kefenlemeden sonra başladığı için uzun süre beklemek gerekti.

4- Hz. Peygamber (sav)’in vefat ettiği odaya insanlar sıra ile küçük gruplar halinde alındı ve Üsâme b. Zeyd mübarek naaşın görülmemesi için perde tuttu. Hz. Ali (ra) de O’nu yıkadı. Abbas (ra) da orada bulunuyordu ve bazı rivayetlerde onun da perde tuttuğu bildirilmişti. Herkes bu şerefe ortak olmak istediğinden bu hizmetleri görmek için odaya girmeye uğraşıyordu. Hz. Ali (ra) ise kapıyı içerden sürgülemişti. Ensâr, kapıdan seslenerek “Allah için bizim hakkımızı da düşünün, Hz. Peygamber (sav)’e hizmet etmek bizim de hakkımızdır” diyorlardı.

Vâkıdî’nin anlattığına göre Hz. Ebu Bekir (ra), “Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem üzerinde hiç kimsenin hakkı yoktur. Eğer herkesin içeri girmesine izin verilirse iş yapılamaz” dedi. Fakat ensarın ısrarı üzerine Hz. Ali (ra) Bedir savaşına katılan sahabeden Evs b. Hullî el-Ensârî’yi çağırdı. O, su testisini doldurup getiriyordu.

Hz. Ali (ra) göğsünü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in mübarek vücûduna dayamıştı. Hz. Abbâs, (ra) ile iki oğlu Kasım ve Fadl Allah Resûlü’nün mübarek vücudunu bir yandan diğer yana çeviriyor, Üsâme b. Zeyd (ra) ise su döküyordu.

Dikkat edilirse hizmet edenler Resulullah’ın akrabalarıydı. Çünkü bu görev ve sorumluluk akrabanındır.

Resulullah 8 Haziran 632 yılında aramızdan ayrıldı. Rabbinin katına çıktı. Allah bizi şefaatine nail eylesin.