Remzi Başbuğ…
Savunma sanayi alanında yatırım ve iş yapan işadamlarımızdan…
Genç bir işadamı Remzi Bey; 1979 Nevşehir doğumlu, üniversite mezunu, evli ve Nina ile Emirhan’ın babası…
Elektriğe ve manyetiğe olan merakı ortaokullu yıllarda başladı.
Almanya’da, elektrik ve manyetik alanında usta olan isimlerden eğitim aldı.
Drone ve dedektör alanında, mütevazı ama gelecek vadeden Assuva’nın patronu.
Başarılı bir işadamı…
Geçenlerde Kurtköy’de bulunan iş yerinde Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’la birlikte sohbet ettik.
Hoş bir sohbet oldu…
Hava çok sıcaktı ama Başbuğ’un ofisi serin mi serindi. Hatta o kadar ki birkaç kez rüzgâr masadaki gazeteleri uçurdu. Remzi Bey çareyi Milli Gazete’yi koltuğunun altına almakta buldu. Bu arada minik sevimli köpeği ‘paspas’ sohbet boyunca Remzi Bey’in kucağından inmedi.
Neyse…
Sohbetten izlenimleri aşağıdaki bölümlerde okuyacaksınız. Ama ben sıcağı sıcağına, uzun sohbet sırasında en fazla hoşuma giden, beni en fazla etkileyen Başbuğ’un o cümlesine dikkatinizi çekmek istiyorum. Remzi Başbuğ tam olarak şu cümleyi kullandı;
“Yollarımız gerekirse patika olsun ama o yolun sonunda üretim olsun, sanayi olsun, fabrika olsun…” İşte çerçevelenerek duvara asılması gereken o cümle bu cümle…
Ben bu cümleyi çok tuttum…
Peki, ya siz…
TAMAMEN YERLİ VE TAMAMEN MİLLİ
Sohbetin ayrıntılarına gelince…
Remzi Başbuğ’un patronajındaki Assuva Dedektör Drone’nin bazı özelliklerini iletmek istiyorum;
* Dünyanın hiçbir ülkesinde bulunmayan bir teknoloji kullanılıyor.
* 50 metre derinlik, bin metre de menzile sahip.
* Yazılım kendileri tarafından, donanımsal ekipmanları da yine yerli firmalarda yaptırılıyor.
* Yeraltı görüntüleme cihazı; maden, su, kömür, metalik madenlerin hepsini bulabiliyor.
* Amerika, Almanya, Dubai, Belçika, Ürdün ve birçok Arap ülkesinden yoğun bir talep var…
* Yüksek teknolojiye sahip görüntüleme cihazı şu anda dünyanın hiçbir ülkesinde yok.
* Cihazın teknolojisi dünyada birinci sırada.
* Droneler, toprağın 50 metre derinliğine kadar El Yapımı Patlayıcı (EYP) dâhil her türlü maddeyi tespit edebiliyor.
* Hatta yeraltına kazılan tünelleri bile anında tespit edebiliyor, bu cihazlar…
* Ürettiği dedektörler, yeraltından sağladıkları anlık canlı görüntülerle, hedefin uzaklığını ve derinliğini tespit etme özellikleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri için güzel bir kaynak ve Türk mühendisleri için gurur kaynağı oldu…
* Assuva, ürettiği cihazları şu anda dünyaya ihraç ediyor.
REMZİ BAŞBUĞ İLE SOHBETİMİZDEN AKLIMDA KALANLAR ŞUNLAR…
1-Savunma sanayi devletle iç içe olmalı. Bir bakıma ‘yarı’ devlet kurumu gibi olmalı… Savunma sanayi dalında yatırım yapan işadamları, bu sahaya emek veren firmalar yalnız bırakılmamalı…
2-Savunma sanayisinde kullanılan malzemeler de tamamen yerli ve milli olmalı. Mesela, hâlihazırda bu alanda ‘paslanmaz vida’yı bile ithal ettiğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız! Bu tablo mutlaka değişmeli!
3-Savunma sanayisine düşük oranda vergi uygulanmalı. Yüzde 18 değil de daha düşük oranlarda bir vergilendirme olamaz mı?
4-Bu sohbetten anladığım şu; droneler artık hayatın her alanında kullanılmaya başlandı! Savunma sanayi de bunlardan biri…
5-Savunma sanayi alanında yatırım yapacak olanlar tamamen yerli ve milli olmalı. Bu enstrümanlarda kullanılacak olan yazılımlar da tamamen yerli ve milli olmalı. Zira bu alan ülkenin geleceği ve güvenliği ile direk ilgili…
6-Ve de savunma sanayi, yerli ve milli şirketlerin mutlak suretle el ele vermeleri gereken bir iş sahası. Makina Yük. Müh. Özdemir Bayraktar’ın öncülüğünde kurulan BAYKAR’ı da bu manada anmamız elzem. BAYKAR’ın, İnsansız Hava Aracı Sistemleri ve alt sistemleriyle ilgili ülke ve memleket için son derece yararlı çalışmaları var.
KELİMELERLE REMZİ BAŞBUĞ
Sevgi: Sevgi kötülüğü yok eder, iyilikleri yayar, katı kalpleri yumuşatır.
Güven: Güven çekirge gibidir; kaçınca bir daha geri gelmez.
Baba: Babası ile vakit geçirene, babasını dinleyene, babasına zaman ayırıp kocaman sarılabilene ne mutlu!
Anne: Anne cennet kapısıdır. İnsan bu kapıdan girmesini bilmelidir, annesine vakit ayırana ne mutlu!
CAHİL ARKADAŞ PİMİ ÇEKİLMİŞ BOMBADAN FARKSIZDIR!
* Remzi Başbuğ dedi ki; “Seni öven, seni pohpohlayan insanlardan uzak durmasını bil…”
* Remzi Başbuğ dedi ki; “Cahil arkadaş pimi çekilmiş bombadan farksızdır. Cahille asla tartışma, susmak senin için daha hayırlıdır.”
* Remzi Başbuğ dedi ki; “Bir mümin bir başka bir müminle ancak 3 gün küs kalabilir. Akıllı, olgun insanlar küsmez. Fikirler farklı olabilir. Kabullenmeyebilirsin, kızabilirsin hatta tartışabilirsin. İnanın zaten bu durum zaman içinde geçer gider, unutulur akılda bile kalmaz.”
* Remzi Başbuğ dedi ki; “Hile yapan insan bunun karşılığını yaşattığını yaşatarak alır. Arkadaşın sana hile yaparsa sabırlı ol acele etme, beklemesini bil. Yanlışa yanlışla karşılık verme o zaten layığını bulacaktır.”
* Remzi Başbuğ dedi ki; “Ahlakı kötü olan insanlarla asla arkadaş olma.”
***
Bir sohbetin izlenimleri böyleydi…
Remzi Bey laf arasında o minik ama hoş bahçesinde ‘mangal’dan söz etti…
Dubakalin’olacak?