Reis: Yamalı pantolondan hububat imparatorluğuna

Abone Ol

Pirinç, bakliyat ve sarımsağı markalaştıran Mehmet Reis, kimdir?

Reis’in yarım asra yaklaşan yol haritası ne?

* 1981 yılında küçük bir dükkânda sermayesiz, sadece tecrübe ve güvene dayalı cesaret ve girişimcilik ruhu ile Reis markasının temelini attı, Mehmet Reis.

* İstiklâl madalyalı tek ilçe olan Kastamonu/ İnebolu doğumlu.

* 7 yaşında çay bardağı yıkayarak bir tatil köyünde çalışmaya başladı.

* Boyu yetişemediği için ayağının altına balık kasası koyuyordu. Daha sonraki yaz dönemlerinde aynı yerde bulaşıkçılık, garsonluk ve cankurtaranlık yaptı.

* İlkokula giderken ders saatleri dışında babasına balık satışlarında yardımcı oluyordu. Balıklar kese kâğıtlarına konuyordu. Islandıktan sonra patlıyordu. Durum tespiti yaptı. Naylon torbalar yeni çıkmıştı. Bakkala gitti, bir kilo naylon torba aldı. Tek tek saydı, bir tanesinin kaç kuruşa geldiğini hesap etti. Daha sonra “hamsiye naylon torba, hamsiye naylon” diyerek satış yaptı. Bu, Reis’in ilk ticaretiydi.

* Ortaokul 1. ve 2. sınıfta iken Ramazan aylarında davul çaldı. Bayram yerlerinde oyunlar düzenledi, hediye çekilişleri yaptı. Ailesinin geçiminde babasına destek olmak için annesiyle beraber çocukluğundan 18 yaşına kadar dağdan odun taşıdı, tarla kazdı. Kara sabanla çift sürdü, düvenle harman koştu, sığır güttü. Lokanta ve kahvehanede çalıştı.

* Tom Braks ve Swing çizgi romanları ile gazoz, simit ve çiklet sattı.

* Sinemaya parası olmadığı için gidemezdi. Yıllar sonra, bir zamanlar kapısından içeri giremediği sinemayı satın aldı. Çok merak ettiği makine dairesine girdi. Saatlerce koltukta oturdu, zorluklar içerisinde geçen çocukluğunu düşündü ve o günlere geri gitti.

* Ortaokula başlarken babası büyük beden naylon gömlek almıştı. Ortaokulu tek bir gömlek ile bitirdi.

* Bir gün öğretmen sözlüye kaldırdı. Soruları en iyi şekilde cevaplandırdı. Öğretmeni, “Mehmet Reis’i nasıl buldunuz?” diye sınıfa sordu? İsmini hiç unutamadığı (isim de verdi) bir arkadaşı, “Pantolonu ütüsüz” demişti. Ütüsüz değildi ama gerçekten de pantolonu yamalıydı. Ayağında lastik ayakkabı (kara lastik) vardı. Yıllar sonra bu sahneyi, “O anı hiç unutamam.” cümlesiyle yâd edecekti.

* Lise sonrası Samsun Eğitim Enstitüsü’nde, hem okudu hem de öğrenci yurdunda yöneticilik yaptı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandı. İstanbul sebze ve meyve halinde kısa süre çalıştıktan sonra garsonluk yapmaya başladı. Aldığı paranın yarısından daha az bir maaşla İstanbul Unkapanı’nda pirinç işi yapan bir ticarethanede işe başladı. Muhasebe ve satış görevlerini birlikte yürütürken okuluna devam ediyor ve geceleri de taksi şoförlüğü yapıyordu. Bir koltukta 3 karpuz…

* 1975 yılında girmiş olduğu gıda piyasasına verdiği güven ve edindiği tecrübe sermayesi oldu. Bir ödünç telefon, taksitle aldığı bir masa ve bir sandalye ile 1981 yılında Unkapanı’nda bir dükkân açtı.

* 11 Kasım 1981 tarihi hayatında önemli bir tarih oldu; eşinin doğum günü, evlilik yıldönümü ve kendi işine start tarihi oldu. 1981 yılında “Reis Ticaret” ismiyle kurmuş olduğu firmayı, 1993 yılında daha da büyüttü. Esenyurt’ta bulunan fabrika günümüzde yüzlerce insana iş-aş kapısı oldu…

İŞTE BABASININ BIRAKTIĞI EN BÜYÜK SERMAYE

Mehmet Reis anlatıyor:

“Babamı kaybettiğim 1976 yılından bu yana mektuplarını saklıyorum. O benim yol göstericim, rehberim oldu. “İşini düzgün yapar, dürüst olursan, rahat uyursun ve alnın açık gezersin.” derdi. “İşten artmaz dişten artar.” diyerek tasarrufun ne kadar önemli olduğunu anlatırdı. “İyi kaptan fırtınalı havada belli olur.” sözüyle işi bilmek değil, en zor şartlarda da işi yapabilmenin önemini vurgulardı. Bir de cep defterinde yazılı olan, “Şu çeşmenin haline bak su içecek tası yok, kırma kimsenin kalbini yapacak ustası yok.” diye öğütlerdi, babam. İşte bu sözler babamın bana bıraktığı en büyük miras ve sermaye oldu. “Baba ulu bir çınardır. Meyve vermese de gölgesi yeter.” derlerdi. Bu durumu babamın yokluğunda daha çok anladım…”

REİS’İ ZİYARETTE ŞAŞIRDIĞIM ANLAR...

* Kendi çayını kendi yapıyor. Misafirlerine de kendi yaptığı çaydan ikram ediyor. Valla yalan yok, çayın tadı damağımda kaldı, bir tane daha isteyecektim, çekindim…

* Masasının üzeri fuar alanı gibi. Pirinç, nohut çeşitleri, fasulyeler...

* Üretici ile bizzat görüşüyor. Araya mesafe falan koymuyor.

* Müsaade almadığım için burada isim vermek istemiyorum ama; çok ünlü bir politikacının bir öğrenci yakını için bizim yanımızda yardım amaçlı havale gönderdi. Adını versem çok şaşırırsınız...

* Siyasete mesafeli. 1994 seçimlerinde Erbakan Hoca milletvekili adayı olmasını istemiş. Reis, hemen tüm siyasi partilerden teklif aldığını aktardı.

REİS’TEN İLGİNÇ NOTLAR…

* Çoğu üniversite olmak üzere öğretim kurumlarında bugüne kadar 41 söyleşi programına katıldı. 42. söyleşiyi bugünlerde Trakya Üniversitesi’nde gerçekleştirecek…

* Amerika, Kanada, Fransa, Almanya , Hollanda ve İngiltere ’ye Anadolu topraklarında yetiştirilen pirinç, mercimek, bakliyat ve bulgur çeşitlerini ihraç ediyor.

* 22 ülkede 1500’ü ABD olmak üzere yaklaşık 26.000 satış noktasında Reis markası ile yer almakta.

* Reis, Türkiye’de kendi sektöründe en güvenilen, en çok tercih ve tavsiye edilen bir marka.

* Başta ‘sokak çocukları’ olmak üzere, sosyal sorumluluk projelerinde yer aldı.

* 1993 yılından itibaren 1000’in üzerinde öğrenciye burs verdi.

* Kastamonu/Taşköprü’de Türkiye’nin ilk sarımsak işleme ve paketleme tesisini kurdu.

* Aile şirketi olarak, iki kızıyla birlikte çalışıyor.

* Markası, kendi popülerliğinden daha önde. Reis, özellikle böyle olmasını istiyor…