Önümüze konan seçeneklerden birisini seçmek tercih, seçeneklerin dışında bir alternatifi öngörebilmek ise seçimdir. Bu açıdan, 7 Haziran tercihini yok sayanlara 1 Kasım seçimiyle cevap vermek; alternatif üretmek lazım! Bunun için; önce reddetmek, sonra da niyet etmek gerekiyor. Reddedenlerin sayısı sürekli artıyor ama alternatif oluşmuyorsa, her geçen gün artan reddedenler kadar niyet edenleri de artıralım. Çünkü ameller niyete göredir.
Reddediyoruz: İktidarın da, muhalefetin de mağduru oynamasını! TBMM’de 2002’de 2 parti, 2007’de 3 parti, 2015’de 4 parti olmasına rağmen sonuçların değişmemesini! Ne kadar çok şeyin yapılmadığını ortaya çıkaran seçim vaatlerini! Bugüne kadar hem kaynakları hem de insan kaynaklarını kurutan “reel-politik” anlayışı!
Reddediyoruz! Çocuklarımıza toplardamarı, atardamarı, kılcal damarı öğrettiği kadar “ar” damarını öğretemeyen eğitimi! Üniversite diplomalarını işsizlik sertifikasına çeviren sistemi! Tahammül etmeyi ve fedakârlığı öğretemediğinden boşanmaları katlayan bencilliği! Gençliğinin bir kısmının terörist olmasını engelleyemeyip, imhası ile övünen zihniyeti! Akla zarar veren her şeyi!
Reddediyoruz! Ülke ekonomisini madde bağımlısı gibi sıcak paraya bağımlı hale getirenleri! İşçi ve memurların %4 ile fakir mi, %5 ile zengin mi olacağına karar verenleri! Tarihinin hiçbir döneminde bu kadar büyük bir fırsat eline geçmemişken hâlâ en temel yapısal reformların tartışılıyor olmasını! Un var, yağ var, şeker var, o halde helvayı bende yaparım zanneden ama mayayı unutan zevatı! Hem istikrardan, birlikten dem vurup hem de ittifaktan kaçıp oylar bölünmesin diyenleri!
Reddediyoruz! Eleştirel bakması gereken insanların “aman oyunbozan biz olmayalım” diye susmalarını! Muazzam bir güç birikimi yüzünden konformizmi tercih ettikleri için ‘kral çıplak’ diyemeyenleri! İktidar olana kadar put yaptıklarını, iktidarda iken helva gibi yiyen anlayışı! Bir kişinin arkasına sığınarak girilen yanlış yoldan, aynı kişinin arkasına sığınarak çıkma basiretsizliğini! Kravatların saltanatıyla çürütülmeyi!
Reddediyoruz! Mayınlarını temizlediği sınıra duvar örenleri! Rus uçaklarına laf ederken ABD uçaklarına tepki vermeyenleri! Kavgadan beslenen, umutsuzluktan dem vuran, yarını düşünmekten uzak demokrasiyi! Kuvvetini, başkalarının zayıflığına borçlu olan, “aklınızı ve vicdanınızı” bir kenara bırakmanızı isteyenleri! Reddediyoruz çünkü zulme başkaldırarak girmiş oluyoruz insanlığa!
Niyet ediyoruz! 3 Kasım 2002’den 1 Kasım 2015’e kadar, ne değiştiğini: kaybettiğinin kazandığı yanında ne ifade ettiğini sorgulamaya! Bütün yalanların “algı yönetimi” olarak sunulduğu ortamı tersine döndürerek, bütün algı operasyonlarının “yalan” olduğu ortaya çıkarmaya! Aslıyla taklidini, gerçeğiyle sahtesini ayırmaya!
Niyet ediyoruz! Eğriyi düzeltmeye, düşeni kaldırmaya, ağlayanı güldürmeye! Kenarda köşede bekleyen, pes etmiş umutsuz ve küskün nicelerini tekrar devreye almaya! Para değil, dost biriktirmeye! Adaletsiz, eşitsiz, onur kırıcı bir hayata itiraz etmeye! Geldiğimizde gideni aratmamaya!
Niyet ediyoruz! Makine gibi davranan insanları kendi olmaya davet etmeye! Duruma dayalı bir toplum haline getirilen insanın kurala dayalı bir toplum olmasına! Kan yerine alın teri, akıl teri dökmeye! Siyasete itibar kazandırmak için söylediğimi yapmaya, yapamayacağını söylememeye! Hükümet değişikliğine değil, zihniyet değişikliğine!
Niyet ediyoruz! İcra makamından şikâyet makamına dönüşen iktidarı yeniden icra makamı yapmaya! Sistemin bir parçası olmakla Türkiye’nin parçası olmak arasındaki keskin çizginin altını çizmeye! Milletimize oynanan oyunun amacını tespit etmeye, bunu boşa çıkaracak dil, itidal ve hamle gücünü elde tutmaya! Terbiye edilmek yerine oyunu bozmaya!
Niyet ediyoruz! Tek başımıza kalsak da, günahlara ortak olmamaya! Kaldığımız yerden değil, kalkmamız gereken yerden “yeniden” başlamaya! Türkiye’ye daha saygılı, seviyeli ve karşılıklı suçlamaların ötesine geçmeyi basarmış siyasi söylem ve üslubu kazandırmaya! Yeni bir seçim yapmak için yepyeni niyetlerimiz var! Sen de reddet ve niyet et: Seçmek ve bu dünyadan onurumuzla geçmek için!