Rantiyeden istek, Hazine’den destek

Abone Ol

Geçen hafta döviz ve altın fiyatlarının birkaç günde astronomik olarak artması üzerine, Cumhurbaşkanı ve yeni Maliye Bakanı oturup karar verdiler:

“Bundan böyle birikimlerini TL’ye çevirip bankalara vadeli olarak yatıracak olan para sahiplerine, faiz ödemelerini bankalar yapacak. Bu paralar dolarda tutulsaydı ne kadar kur farkı alacaklar idiyse, meydana gelen fark, faize ilave olarak hazine tarafından kendilerine ödenecek.”

Böylece Cumhurbaşkanı faizi indirme sözünü tutmuş, yeni Maliye Bakanı süper bir çare icat etmiş, döviz ve altının artışı bir miktar geriye çekilerek ekonominin dengeleri sağlanmış olacak. İşin kabuğuna bakan halk yandaş medyanın da göz boyaması ile olayları böyle görüyor. “Yaşasın iktidarımız” diyerek halaylar çektiriliyor. Ama şunlar halka gösterilmiyor:

Cumhurbaşkanı nassa göre icraat yapıp faizi yükseltmediğini iddia etse bile, bu destek faize yapıldığına göre, devlet faizi zahiri olarak yükseltmemiş gözükse de, mükâfat verip teşvik etmekle nassa göre faizciliğin daha katmerlisi işlenmiş oluyor. 

İmkânları neredeyse sıfıra indirilen hazine, rantiyecilere bu garantiyi ödemek için yeni borçlar almak zorunda kalacak. Zaten katmerli borca batırılmış olan devlet, daha beter borçlanacak.

Devlet, emeği, yatırımı ve üretimi özendirecek yerde, havadan para kazanmayı teşvik etmiş olacak. Öteden beri şikâyet eder gözüktüğü faiz lobisini kucağında besleyerek büyütecek.

Hazine bu kur garantilerini rantiyecilere ödeyebilmek için vergi ve diğer gelirleri kullanacak. Vergi ise emekten, ücretten, üretenden ve ticaret yolu ile sağlanan gelirlerden alınmaktadır. Açıklandığına göre bu kur garantisi geliri elde edecek olanlar vergi de vermeyeceklermiş. Böylece devlet üretenden ve emekten alacağı vergileri, üretmeden, rantiyecilikle kazanmakta olanlara peşkeş çekecek. 

Ekonomideki kötü gidişin sorumlusu olarak bu iktidar hep dış güçleri, dışarıda Türkiye’yi batırmak için her fırsatı kollayan çevreleri işaret ediyor. Şayet bu doğruysa, bu dış güçler kısa süre sonra altın ve döviz fiyatlarını arttırarak bizim ekonomimizi sabote etme düşmanlıklarını yine göstermek isterlerse ve bunu yaparlarsa, faiz ile kur arasına uçurumlar sokmak suretiyle, astronomik kur garantileri ödemeye mecbur ederek hazinemizin hepten soyulmasını sağlayabilirler. Bu uygulama devletimize diz çöktürme yolunda dış güçlerin eline altın fırsatlar verecektir.

Uç uca kârla ve bazen de zararla dönem kapatan tarım, hayvancılık, sanayi kesimi ve esnaf; bu kadar uğraşıp didinip çok az kazanmak yerine, rantiyecilerin yattığı yerden ve vergi vermeksizin faiz ve hazine desteği ile geçiniyor olmasına bakıp, üstelik onların havadan kazandıklarının da kendi vergilerinden karşılandığını görüp, takımı, tezgâhı, tarlayı, tapanı satıp, paraya çevirip, bankalara yatırıp, kolayca para kazanmayı tercih etmeleri kuvvetle muhtemeldir. Böyle olması durumunda, zaten üretimin yetersiz olması dolayısıyla altın ve döviz oyununu bozamayan, ithalat cenneti olan Türkiye, mevcut üretim imkânlarını da kaybetmeyecek midir? İşsizlik ne olacaktır? İhracatı kim yapacaktır, ticaretle kim uğraşacaktır, devlet vergiyi kimden toplayacaktır?

Neresinden bakarsak bakalım, her durumda bu kur garanti ödemeleri ve vatandaşını havadan para kazanmaya zorlayan bir ekonomik uygulama, ülkemizi tam anlamı ile faiz batağına batırmış olacaktır.

Bu sakıncaları görmek için ekonomi tahsili de gerekmez. Sokaktan baktığınızda bu çıkmazlar görülebilir.

O halde bu iktidar, çocuk seviyesindeki akılların bile uygulamaktan çekineceği bu yanlış düzeni neden getirmiştir?

Bizce rantiyenin arzularına boyun eğmekten başka, şaşkınlıktan, iş bilmezlikten ve günü kurtarma telaşından öteye bir amaç taşımamaktadır.

Nassa göre hareket ediyor imajı verenler tam tersi neticeye nasıl ulaşıyorlar, ibretlik bir olay. Milli Görüş’ün önerdiği çıkış yollarından başka bir çıkışın olmadığı bir defa daha ortaya çıkmıştır.

FAİZ DÜZENİ

Rantiyecinin emri mi var?

-Baş üstüne!

Çalışanın sesi mi duyuldu?

-Bas üstüne!