Gazze Tek kurmak istediğim cümle aslında. Hele şu
mübarek günlerde iftarı kanıyla karşılayan kardeşlerimizin varlığı anca
yutkunduruyor beni. Ortalıkta gezinen edebiyat kahramanlarından midem bulandı.
Neler yapılabileceği ile alakalı somut adım atılmadığını görmek beni öfkelendiriyor.
Siyasi çıkar uğruna meydanlarda yağıp kükremek değil Gazze nin ihtiyacı. Polat
Alemdar da değil. Açıkça belli olan şudur ki, Filistin in ihtiyacı
Selahaddin den başkası değil.
Kâfir bile inancının gereğini yaparken halimizi görünce
acı bir tebessüm çöküyor dudaklarıma. Kandırmayalım kendimizi. Çok da
umurumuzda değil iftarını cennette açanlar. Belki bir gün, belki bir anlığına
evet ama Kandırmayın kendinizi. Yine kendi derdimizdeyiz. En acısı da hâlâ
futbol takımı tutar gibi peşinden koştuklarımıza sesimizi yükseltmekten aciziz.
Mahmut Abbas la selfie yapmak Filistin in hangi yarasını saracak anlamadım.
Batının bölgeye musallat ettiği köpeklerin tasmasını tutabileceğine inanmak
nasıl bir aymazlıktır. Bu işgalci teröristleri devlet olarak oraya yerleştiren
BM ne yapabilir ki Sayın başbakan ise mahalli seçimlerde Mısır ı sermaye
edindiği gibi cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de maalesef Gazze yi oya
devşirmeye çalışıyor. Siz sormadan söyleyeyim. Evet. Samimi bulmuyorum. Samimi
olduklarına inanmıyorum. İnsan olarak bu tepkileri vermemiz normal zaten.
İsrail i telin etmiyorsa dilimiz, inancımızla kalbimizin bağı kopmuş demektir.
Lakin devlet dediğin icraat yapar. Diplomasi yapar. Sözle değil eylemle rest
çeker. Defalarca Gazze ye gideceğini söyleyen başbakanın neden hiç gidemediğini
merak edeniniz var mı Şimdi de meydanlarda gerekirse gidebileceğini bağırıyor.
Daha ne gerekiyor Kaç çocuk daha ölmeli Kaç ana daha kanlı gözyaşı dökmeli
Kaç çocuk sabah evden uğurladığı babasını akşam beklese de görememeli
Kandırmayalım birbirimizi ne olur. Zaman kaybediyoruz.
Kan kaybediyoruz. Şeyh Ahmed Yasin in ardından bizi Rabbine şikâyet etmeye
giden yüzlerce şehidin ağırlığını kaldırabileceğinize gerçekten inanıyor
musunuz Merkezinde adalet olmayan bir sistemin dünyaya huzur getirmeyeceğini
fark etmek için daha ne olması lazım İslam birliği kurulması için kaç can daha
istiyorsunuz İslam birliği kurulmadan dünyadaki kan ve gözyaşının biteceğini
ummak ahmaklık değil de nedir
Ya Rabbi! İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi de helak
etme
Keşke devlet dediğin devletliğini yapabilse! Biz
sabahlara kadar dua ederiz kardeşlerimize. Sokaklara dökülür lanetler
yağdırırız katil İsrail e. Ebabilleri çağırırız dualarımızda, gözleriz yolunu
Selahaddin in. Acılarını da paylaşırız kardeşlerimizin, sofralarımızı da
bölüşürüz. Düştüğü yerden kaldırır, yaralarını sarar, geride bıraktıklarını öz
evladımız sayarız. Biz yaparız üzerimize düşeni. İftar vaktinden önce
sofralarımızın başında şükre dolarken dilimizi, duanın makbul olduğu bu zamanda
unutmayız kardeşlerimizi. Et ve tırnak gibiyiz biz. Yoksa farkında değil
misiniz
Bahane duymak istemiyorum artık. Savunulacak neyimiz var
ki. Yabancı ülkelerin gösterdiği cesareti Müslüman bir ülke olarak Müslüman
kardeşlerimiz için gösteremeyeceksek eğer. Yazıklar olsun bize. Ey koca devlet.
Sana da yazıklar olsun. Büyük Türkiyeymiş. Hadi oradan! Hadi oradan .
Gazzeli yetim bir kızımız olan Mina El-Dalal bize
gönderdiği bir mektubun sonunda şöyle haykırıyordu.
Ölüyoruz. Düşüyoruz. Ey Müslüman evlatları Biz
buluşmalarımızı mahşere bırakmışken siz neredesiniz Kardeşimiz değil misiniz
Yoksa sözleriniz yalan mıydı Eğer öyleyse size hakkımı helal etmiyorum.
Hakkımı helal etmiyorum. Hakkımı helal etmiyorum
Sen bize aldırma. Diren sen Gazze. Cennete çiçek,
cehenneme odun gerek
Kalbinizin sahibine emanet olun. Eyvallah