Öncelikle tüm okurlarımızın ve İslam aleminin Ramazan
mevsimi hayırlara vesile olsun. Rabbimizin arınan kullarından olmamız duasıyla
Muhterem dostlar malum Ramazan dedik ve bu ayın bereketi, özelliği neredeyse
doğduğumuzdan bu yana kulaklarımıza okunur. Nedir Ramazan diye bir soru
soracağım. Ancak soru sorulurken tonlama çok önemlidir. Benim nedir Ramazan
diye sorarken kastım tüm bilinenlerin aksine Ramazan-ı Şerif in bir de
algılanamayan yönünü açmak içindir biraz.
Bilenler bilir az çok dilimiz döndükçe meslekten sanatla
iştigal ediyoruz. Ancak bende işin Ramazan la birleşen bir yanı var ki
sormayın. Malum belediyelerin her yıl düzenledikleri Ramazan Etkinlikleri .
Hani şu hiç eğitici ve Ramazan havasının hiç olmadığı etkinlikler. Şimdi
yazılardan sonra aldığım tepkilerden en çok bana gelen geri dönüşler siz
yapamadığınız için eleştiriyorsunuz lar Yine akla öyle bir tepki gelirse
biline diye söylüyorum, ben de Ramazanlarda evinde nadir iftar yapanlardanım
Bazen Ramazan ın büyük bir bölümünü bizler de o etkinliklerde geçiriyoruz,
ancak bazı şeyler farklı olarak. Şimdi bu yıl inceden şöyle bir takip yaptım
aman Allah ım sanki Ramazan Etkinliği değil, neredeyse güney bölgesinde ki beş
yıldızlı bir otelin köpük partisi diyorum, etkinliğin organizatörü amma
yaptın be abi! diyor. Bakın kızmayın ben bu tepkilere alışkınım, çünkü bazen
çok aşırıya kaçtığınızı düşünür insanlar, oysa sizi öyle sananlar kim gelirse
alanları daha iyi doldururum un derdindelerdir de sizin bu samimiyetinizi
aşırılık olarak nitelendirirler !
Belirli mesafeler trafikte işe yarar ancak Allah a
yakınlaşmakta aşırı olmak iyidir diye düşünüyorum. Büyük bir felaket olarak
gördüğüm ancak çözemediğim kördüğüm gibi baktığım bu duruma acilen müdahale
edilmesi gerekir. Bakın dostlar, evet Ramazan mevsimi içerisindeyiz fakat Ramazan
gündüz oruç tutup akşam kop mak değildir. Durun durun düzeltiyorum evet
Ramazan kopmak tır ancak ne idüğü belirsiz eğlence safsatalarından. Evet her
şeyden kopmak ve artık Hakk a bağlanmaktır Ramazan...
Bir arkadaşım vardı, muhafazakâr (gibi görünen) bir
siyasi hareketin kültür etkinlikleriyle övünür dururdu. Bir gün beraber bir
yerden başka bir yere giderken savunduğu fikrin sahipleri bir belediyenin
billboard reklamında yaz geceleri diye bir afiş görmüştük, afiş baştan sona
negatif kopuş larla doluydu ve ben O na hıh gördün mü diye sormuştum, O da
bana abi, ne var bunda herkesi kucaklamak istiyorlar demişti. Ancak herkesi
kucaklamak herkesin ayrı ayrı kucak isteklerini alarak mı olur, yoksa İslam ın
kuşatıcılığını kullanarak mı
Sözün özü dostlar aramayın ve söylenmeyin daha çünkü yok
o eski Ramazanlar
Çünkü yok o eski oruç tutanlar
İnsanlar muhtaç kaldılar değil mi ortalık yerde kurulan
sahnelerde din adına yazılmış iki kıtalık ilahilerin okunmasına..
Evet hasret kalınmıştı, birileri çıksa da TV lerde din
adına bir kaç kelam etse
Yok yok dostlar ihtiyacımız Ramazan Etkinlikleri ndeki
safsatalar değil
İhtiyacımız, her ekranda bir hoca görmek de değil..
...
İhtiyacımız, Ramazan da bizlere dünyanın bir yerlerinde,
oruçlarını kurşunla açanların durumunu anlatan gerçek etkinlikler.
İhtiyacımız, ekranda Peygamber (as) ın hayatındaki
kıssaları, arabesk müzik eşliğinde anlatan, saf, temiz ama bilmeyen garipleri
ağlatan hocalar değil, Peygamber (as) ın yedinci asırda kalmadığını ve günümüze
taşınması gerektiğini bildirecek gerçek hocalar..
Son sözde dostlar, ihtiyacımız, orucun sadece Ramazan lık
olmadığı ve hayatın bir oruçluk olduğu ve yine bayramın sadece Ramazan sonunda
olmadığı, hayat orucumuz ardından bayramlık bir ölüm olması gerektiğidir
Ölmeme İsteklerimiz
Güncel olaylarla çok ilgili değilim bu aralar çünkü
biliyorum ki bugün bir yerde kesin bir zulüm kuşatması söz konusu Sözü Mısır a
da bağlayabilirsiniz, Gazze ye de, Kerkük e, Doğu Türkistan a ve zulüm
altındaki bilmem nerelere..
Öncelikle değinmek istediğim üç durumu paylaşıp
çıkacağım.
1- Mısır da haksız azınlık haklı çoğunluğa yaptırım ve
darbe uyguluyor..
Nedir bu saçma sistem bir anlayan var mı
Aklımda şöyle yankılanıyor bilmem siz ne dersiniz
Allah 300 kişiyle 3.000 kişilik orduları devirir bir
mü min eliyle Ancak karşı karşıya gelmekte ki kasıt yalnızca Allah rızası
olsun. Kişi ve kişiler ne kadar İslam olursa o kadar Allah ın mükafatı. Tarih
boyunca (İslam olan) haklı azınlıklar haksız çoğunlukları devirmiştir. Günümüzde
bir şeyler ters, haksız azınlıklar haklı çoğunlukları darbelerle devirir olmuş
Bunun benim kıt beynimde bir açıklaması var dostlar, İslam..
2-Ve bütün bunlar olup biterken hala kumandalar elimizde
yeni kanallar arayışı içerisindeyiz. Hangi ajans katliamları daha feci
veriyorsa orası takip ediliyor, bilmem ne için bu merhamet Ama kimileri
zalimlere daha iyi buğz etmek için dinliyor olabilir..
Twitter ve Facebook paylaşımları arttıkça takipçilerinin
artacağını ümit eden aydın zatların diyar-ı zulüm den haber vermelerini ve
analizlerini bekliyoruz.
Dostlar, ben bırakın bu tutumları derim..
Sonra Bakara-190 da başka bir şey der ki bizi
kendimizden eder sanki..
Artık mazlum kanı dökülmesin diyorsanız bu ayet size
çok iyi gelecek..
3-Bu sonuncu madde de ayet mealini okuduktan sonra
benimle aynı şeyi düşünenlerin iç sesini yazmak istiyorum:
Hayat, kaç gün isen beni kendine bu kadar bağlama artık
ve ömürde bir defa gelen o hareketsiz ve donuk şey..
Sen ölüm müsün
Geleceksen ben buradayım..
Oruçlu hayatımla,
Zalimlerin karşısında,
Bayramlık elbisemle,
Şehadetin duasıyla..
Canı teslim etmekten korkmuyorum ve kimseye haksız
edilmeyen gün ün aşkıyla O en adil Padişah ın huzuruna hasretim
Selam ve daim muhabbetle