Hayat yürüyüşünde ihtiyaç duyduğumuz iki adım var: sabır ve gereğini yapmak. Sabır, kendi içinde bir arayışa çıkmak, bu yolculukta durup düşünmektir. Gereğini yapmak ise hareket ve icraattır. Ne sabır gereğini yapmaya engeldir, ne de gereğini yapmak sabretmeye… Yürüyüşteki adımların beraberliği gibi peş peşe gelmesi gereken, biri yerde iken diğeri dinlenen ve hazırlık yaparak sırası geldiğinde diğerini dinlendirerek hazırlayan bir ahenkle sabrederek ve gereğini yaparak yol almalıyız.
Sabır, sessiz kalmak değildir, bilakis dinlemektir. Eğer sessiz kalmak olsaydı gereğini nasıl yapabiliriz ki Dinlemeliyiz çünkü gereğini yaparken doğru olanını yapmak zorundayız. Mesnevi’nin “dinle” nidasıyla başlaması, aslında “oku” emrine daha da bir önem vermek içindir. Dinlenilmediği takdirde okunanın ne kıymeti olabilir! O halde sabır, sessiz kalmak bir yana, sessiz kalmamak için yapılan bir hazırlıktır.
Sabır bir ahlak göstergesi, gereğini yapmak ise hukuki süreçtir. Sabretmeyi başaran, gereğini yapmayı da başaracaktır. Çünkü ahlakını ortaya koymuş, durmuş, dinlemiş, düşünmüş ve gerekli hazırlığı yaparak gereğini yapmaya koyulmuştur. Zihninde alacağı yolu gitmiş, karşılaşacağı zorlukları görmüş, buna rağmen elde edeceği mükâfatı bildiğinden gereğini yapmaya azmetmiştir. Gereğini yapmak görevdir, ancak görev başkadır, kendini görevli addetmek başkadır. Hukuk, işte burada işe yaramaya başlamakta ve görev çerçevesini belirleyerek insanı gereğini yapmaya zorlamaktadır. Görevli olmayıp da kendisini görevli addedenleri zorlayan ise sadece nefistir.
Ramazan, görevimizin bilincinde olduğumuz zirve aydır. Sadece doğruya, iyiye, güzele ve faydalıya odaklandığımız bu dönemde, sabreden ve gereğini yapan ipi göğüsleyecektir. Herkes bilir ki; karşılaşacağınız ne olursa olsun önce sabretmek, beraberinde ise gereğini yapmakla çözüme kavuşulur. Çünkü oruç sayesinde sabreden bir bedenin, gereğini yaparken nasıl başarılı olduğuna herkes şahitlik ediyor bu ayda…
Yeniden şahit oluyoruz görevimizin ne olduğuna! Yeniden şahit oluyor herkes, konumuna, komşusuna! Başkan başkanlığına, kurul kurulluğuna, üye üyeliğine muhasebe ikliminde yeniden şahidiz! Buna şahit olanlar için geriye sadece yürümeye devam etmek ve bayrama koşmak kalıyor. Hayat, engelli maraton koşusu olduğuna göre elindeki sorumluluk bayrağını sıradakine vermek için gereğini yapmana bak! Kendi yalanlarının kurbanı olanları görerek ibret almaya bak! Sabretmek ahlakına ahlak, gereğini yapmak da gücüne güç katarken, hayatını anlamlandırmaya bak!