Türkiye‘nin başta buğday olmak üzere kuru gıda ürün stoklarının gerekli ihtiyacı karşılayacak durumda olduğunu belirten Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, "Ramazan ayı ve sonrası fiyat artışı olmayacak" dedi.
Reis Gıda Yönetim Kurul Başkanı Mehmet Reis, Türkiye‘nin gıda ve bakliyat ürünleri stoklarının yeterli olduğunu belirterek, "Ramazan fırsatçılığı yaşanmayacak. Gerek Ramazan‘da gerekse Ramazan sonrasında fiyat artışı olmayacak" dedi. Mehmet Reis, "Ağustos ve Eylül aylarında nohut, fasulye ve pirinç yeni mahsul olarak sofralarımızda yer alacak. Sadece nohutta oluşan antraktoz hastalığından dolayı rekolte kaybı yaşansa da iç tüketimi karşılayacak ürün toplanacaktır. Tarihinde hep ihracatçı konumunda olan ve her yıl ihtiyaç fazlası üretimi olan nohutta sadece ihracatta kayıp bir yıl olacaktır. 2009-2010 Ağustos ayında toptan satış fiyatları kıyaslandığında Baldo pirinç, yeşil mercimek, kuru fasulyede fiyat değişmedi. Osmancık pirincinde yüzde 9, kırmızı mercimekte yüzde 23‘e yakın fiyat düştü, bulgur ve nohut ise yüzde 20 arttı. Ramazan‘dan sonra nohut fiyatları normale dönecektir. 2008-2010 Ağustos ayına bakıldığında da 2008‘e göre bulgur fiyatı 2010‘da yüzde 7.14 düşük olduğu görülecektir" diye konuştu.
Türkiye‘nin daha çok ekmek, makarna ve bulgurla beslenen bir ülke olduğunu vurgulayan Reis, "Dünyadaki buğday fiyatlarındaki artış ülkemizdeki buğday fiyatlarında önemli bir fiyat artışına neden olmayacak. Ülkemizde buğday stokları ve tüketim miktarlarına ayrıca verilen taban fiyatlarına bakıldığında bugün için olumsuz bir tablo görülmüyor" değerlendirmesini yaptı.
Reis, şöyle devam etti: "Rusya ve Ukrayna buğday ve arpada dünyanın önde gelen üreticiler arasında yer alıyor.Bu ülkelerde yaşanan kuraklık nedeniyle üretim azaldı ve fiyatlar yükseldi.
Dünya piyasalarında spekülasyon bekleniyor
Dünya tahıl ihracatının önemli bir bölümünü gerçekleştiren Rusya ve Ukrayna‘da ürün kaybının genel boyutlarının ne olduğu konusu netlik kazanmadı. Avrupa‘da buğday fiyatları son iki yılın en üst düzeyine çıktı. Arpa fiyatları da buğday fiyatına paralel yükseliyor. ABD Tarım Bakanlığı 2010 yılında 2002‘den bu yana en yüksek buğday rekoltesine ulaşıldığını açıkladı. Avrupa Birliği, Kanada Avustralya, Arjantin ciddi buğday rezervlerine sahip oldukları için fiyatta söz sahibi olacaklar. Çin ve Hindistan‘da da buğday üretiminde ilk sıralarda yer alan ülkeler ancak hızla artan nüfusa paralel bazı dönemlerde üretim yeterli olmuyor. Bu yıl ABD‘den Çin‘e 14 milyar dolarlık tarımsal ürün ihraç edilmesi bekleniyor. Tüm bu veriler ve ülkeler arası ürün rekolte farklılıkları, üretim ve ihracat dengelerinin değişimi, tarım ürünlerinin tamamında hareketliliğe neden olacak. Bu gelişmeler ışığı altında dünya piyasalarında değişik spekülasyonlar yapılacak"
Tarım ürünlerinin doğası gereği fiyatlarının değişken seyrettiğini ifade eden Reis, "Aşırı yağış, fazla nem, kuraklık rekolte kaybına neden olur. Ürünlerde oluşan böcek, mantar, yanık gibi hastalıklar üretimde büyük hasara yol açar. Hasat döneminde verimlilik ve ürün kalitesi üst düzeyde olursa talep karşılamada sorun çıkmaz ve fiyat artışı olmaz. Beklenen üretim miktarı alınamaz ve ürün kalitesi düşük olursa talep karşılanamaz. İşte o zaman spekülatörlerin iştahı artar ve fiyat yükselir. Fiyat artışında en önemli nedenlerden biride yatırımcıların tarım ürünlerine yönelmesi, yatırım aracı olarak belirlenmesi ve spekülasyon ortamının oluşturulmasıdır. Dünya piyasalarında her an üretim rakamları ve fiyatlar günün şartlarına ve yönlendirmelerine göre değişecektir. Aşırı yağışlar, kuraklık, değişen mevsimler, azalan canlı türleri, değişen ve eksilen ürün çeşitliliği, denizlerin ve ırmakların kirlenmesi, tarım alanları ve ormanların daralmasıyla dünyamız hızla değişiyor. Bilim adamları bize emanet edilen dünyayı tahrip ettiğimizi insanların yanı sıra bütün canlılar için yaşanır olmaktan uzaklaştırdığımızı ortaya koyuyor. Hiç vakit kaybetmeden "sağlıklı yaşanabilir bir dünya için" önlemlerin alınması ve uygulanması gerekir" açıklamasını yaptı.