Rahmet Peygamberi

Abone Ol

Allah, bütün imamlarımızdan, müezzinlerimizden ve cemaatimizden razı olsun.

Her namazın arkasında okudukları "Vemâ erselnâke illâ rahmeten lil alemîn" ayetini bize ezberlettiler.

Manası: "Biz, Seni ancak, alemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya 107)

Yaratılan her şeye rahmettir O. Getirdiği Kur an a göre yaşanana hayata, denizlerdeki balıklara, havadaki kuşlara, karadaki bütün canlı ve cansızlara rahmettir. Şu anda buzulları eriten, ozon tabakasını delen, genleri değiştirerek insanları adını bilmediği hastalıklara iten batını pisliğinden kurtulmak için insanlığın kazandığı bütün paralar harcansa tabiatı aslına dönüştüremezlermiş.

Fırat Nehri nin kenarında abdest alan bir Müslüman ın abdest alırken israf yapmamasını emreden, suya işemeyi yasaklayan bu din, toplum hayatından çektirileliden beri tabiatta da hastalıklar türedi. Bunalımlı insanların denizleri kirletmesi nedeniyle kendisi gibi balinaların bile intiharına sebep olmakta.

Tertemiz olarak yaratılan her çocuğun bu temiz fıtratını korumak için örnek olarak gönderilen rahmet peygamberimiz ve diğer peygamberlerimiz, toplumdaki bozulmayı düzeltmişler ve hem tabiata, hem insanlara rahmet olmuşlar.

Allah ın kitaplarını bile tahrif eden, son kitabı Kur an a iman etmeyen insanlar, günümüzde insanların en aşağı hayatı yaşamaya devam ediyorlar.

Batının en saygın insanları erkek erkeğe evlenip devletin en saygın toplantısına katılıyor ve bunu da çağdaşlığın gereği olarak sunarak binlerdce yıl öncesinde Lut kavminin yaptığı aşağılıkları işleyebiliyor.

İşte rahmet ümmeti, Lut peygamber gibi onlara da rahmet olacaktır.

Su, ölü toprakları dirilttiği gibi, Kur an ayetleri de ölü ruhları diriltir. Gökyüzünden yağan yağmurlar, yağarken gül ile diken, bülbül ile akrep arasında ayırım yapmadan yağdığı ve hepsine rahmet olduğu gibi, Kur an ayetleri de Mü min ve Kafir üzerine yağarsa her ikisine de rahmet olur.

Sevgili rahmet peygamberimiz dünyanın en bedevi insanlarını eğitim yoluyla en medeni hale getirmiş. Medine de kurduğu on yıllık devleti bir buçuk milyon kilometre kare toprak fethetmiş ve harp meydanlarında ölenlerin sayısı iki taraftan iki yüz elliyi geçmemiş. (Bak, Prof. Dr. Muhammet Hamidullah, Hz. Peygamberin Savaşları, sayfa: 11, Dr. Salih Tuğ çevirisi, Yağmur yayınları, İst. 1962)

Alemlere rahmet peygamberi olarak gönderilen sevgili peygamberimiz, bir gün hasta olduğunu öğrendiği bir Yahudi gencini ziyarete gider ve hastalığının ağır olduğunu görünce delikanlıya Müslüman olmasını teklif eder. Delikanlı babasına doğru bakar. Babası da "Ebul Kasım ın dediğini tut" der. Bunun üzerine delikanlı Müslüman olur. Sevgili peygamberimiz: "Bu delikanlıyı ateşten kurtaran Allah a hamdolsun" der. ( Buhari, Cenaiz, bab 78, hadis 1290)

Rahmet yanmaz, rahmet değişime uğramaz.

Rahmet peygamberinin rahmet ümmeti, gam yükünü, günah yükünü, imansızların maddi manevi baskılarını "Allah var, keder yok", "Hasbünallah ve ni mel vekil" haplarıyla üzerinden atar.

Bir anda milyarlar kazansa gönül grafiğinin ibresi yukarı doğru yükselmez. Milyarlar kaybetse gönül grafiğinin ibresi aşağı doğru düşmez. Her iki halde de düzenli hareket eder.

Dünyanın bütün ajanları, mafya babaları, kiralık katilleri, üzerine gelse hepsinin gücünün toplamı Rabbinin kudreti karşısında sinek pisliği kadar yer tutmayacağını bildiğinden, gönlünde boş yer olmadığından korkuya kapılmaz.

Öldürseler ten kafesinden kurtulur. Kafesten kurtulan bülbül gibi sevinir. Malına el koysalar "imtihan sorularımı azalttılar" diye sevinir. Dövseler "Günahlarımı çırparak döküyorlar" diye sevinir.

O, bütün hücreleriyle, benliğiyle Rabbinin rızasına kilitlenir. "Karıncanın gönlünü kazanırsam Süleyman a (a.s) layık olurum, bir köpeğe su verirsem Ashabı Kehf e arkadaş olurum. Bir deveye yem verirsem Salih aleyhisselamla beraber olurum. Bir kediyi okşarsam Ebu Hüreyre (R.A) ile olurum. Bütün insanlara Rabbimin rahmeti olan ayetleri rahmet gibi yağdırır gönüllerinde iman çiçekleri açtırırsam peygamberime komşu olurum" diye her adımı atışında, her bakışında Rabbine rağbet eder.

Hiçbir zorluk onu yolundan alıkoyamaz. Yolu denize uğrasa Musa gibi geçer.

Hapishaneye uğrasa Yusuf gibi orayı medreseye çevirir. Ateşe atsalar İbrahim in gülistanına dönüşür.

Her bir zorluk için iki kolaylık olduğunu bilir. Olayların zor tarafını kolaya çevirir. Gözünün önüne olumsuzlukları dikmez. Gönlü hep olumlu ve kolaylıklar sergiler.

İşini bitirirse ibadete kalkar. İbadetini bitirirse Kur an okumaya geçer. Kur an dan okuyacağını bitirince kendi alanıyla ilgili eserleri takip eder. Onu bitirince dost yüzünü görmeye gider, yakınları ziyaret eder, yani yorulmaz. Bir işten yorulursa bir başka işe girişerek dinlenir.

Bizim sevgili rahmet peygamberimiz, hiç kan akıtmadan Mekke yi fethettiği gün, Mekke nin yöneticilerini, komutanlarını ve halkını toplamış ve o güne kadar yaptıklarından hesaba çekilmeyeceklerini, hür olduklarını, mallarına ve canlarına dokunulmayacağını duyurmuştur.

Alemlere (yaratılan her şeye) rahmet olarak gönderilen rahmet peygamberinin rahmet ümmetidir. Rahmet gibi yağar. Dikenle gül, karga ile bülbül arasında ayrım yapmadan yağar. Güle renk ve koku verirken dikenin katılığını yumuşatır.

Siz, en iyisi Enbiya suresinin 107 nci ayetinin tefsirini, benim telifim olan "ŞİFA TEFSİRİ" nden bir okuyuverin.

İsteme telefonu (0212) 511 10 85-CANTAŞ Yayınevi.