Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c) a hamd
ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve
sahabelerine olsun.
İman edenler, inkar edenler, münafık olanlar, şirk,
fasıklık, facirlik, ataistlik yoluna sapanlar; bunlardan her birinin bir sonu
vardır. Ya cennet ya da cehennem, ya saadet, ya da helak. İnsan tercih ettiği
yolun son durağına gider. Kim İslam yolunu seçer, Kur an Nizamını kumanın,
hakkı hakim batılı zail kılmanın imanı ve cihadı içinde olursa kurtuluşa erer.
İslam yolunu seçmek sıradan bir şey değildir. İslam yolunu seçmek Allah ve
resulüne itaat etmektir. Müslüman, itaati Allah ve Resulüne olan kimsedir. Ben
Müslümanım diyenler, zülüm düzenini yürütemezler. Ben Müslümanım diyenler
zalimlerle birlikte olamazlar. Ben Müslümanım diyenler, Kur an ahlakı yerine
batının şeytani ahlakını tercih edemezler. Ben Müslümanım diyenler, faiz dünya
gerçeğidir diyemezler. Ben Müslümanım diyenler batının ahkamını İslam ahkamına
tercih edemezler. Rabbim Allah, kitabım Kur an, önderim peygamber dedikten
sonra Kafirlerin, Münafıkların, müşriklerin, fasıkların, facirlerin arkasına
takılıp helak olma yolunu seçmez. NİSA 69: Kim Allah a ve Resul e itaat ederse
işte onlar, Allah ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddıklar,
şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır! Bu
nasihati bize Ku an yapıyor.
NUR 51: Aralarında hüküm vermesi için Allah a ve
Resulüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak İşittik ve itaat ettik
demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir. Müslüman Allah ve
Resulünün emrini işittiği zaman işittim ve itaat ediyorum diyebilendir.
Münafıklık çok tehlikeli bir yöneliştir. Müslüman, münafıkların yolundan giden
kimse olamaz. Münafıkların en bariz özelliği İslam düşmanları ile işbirliği
içinde olmalarıdır. BAKARA 14-15: (Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları
vakit (Biz de) iman ettik derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile baş
başa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece
alay ediyoruz, derler. Gerçekte, Allah onlarla istihza (alay) eder de
azgınlıklarında onlara fırsat verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş
dolaşırlar. Sözleriyle Müminleri, yaptıkları ile de İslam düşmanlarını
sevindiren işbirlikçi münafıklar, inananlar için en tehlikeli bir kesimdir ve
bunlarla mücadele etmeyi Allah bize farz kılmıştır. TEVBE 73: Ey Peygamber!
Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların
varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir! Münafıklar, dünyaları için bir alış veriş
yapmışlardır ancak bu alış verişleri onları dünyada bir yerlere taşısa bile
ahiret aleminde ebedi ve çetin bir azabın mahkumu yapacaktır. BAKARA 16: İşte
onlar, hidayete karşılık dalaleti satın alanlardır. Ancak onların bu ticareti
kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girememişlerdir. NİSA 142 ve 145:
Şüphesiz münafıklar Allah a oyun etmeye kalkışıyorlar; halbuki Allah onların
oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar,
insanlara gösteriş yaparlar, Allah ı da pek az hatıra getirirler Şüphe yok ki
münafıklar cehennemin en alt katındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı
bulamazsın. Bu ayetler, münafıkların Allah a karşı oyun oynamaya kalkışanlar
olarak tanıtmaktadır. Ancak Allah onların oynadıkları bu oyunu başlarına
geçireceğini haber vermektedir. Yani işbirlikçi nifak siyasetinin saadeti
olmaz, helak olması olur.
NİFAK VE FESAT
Nifakın en bariz özelliği kötülükleri örgütleyen bir
yapıda olmasıdır. TEVBE 67: Münafık erkekler ve münafık kadınlar (sizden
değil), birbirlerindendir. Onlar kötülüğü emreder, iyiliği menederler ve
cimrilik ederler. Onlar Allah ı unuttular. Allah da onları unuttu! Çünkü
münafıklar fasıkların kendileridir. Onlar kalplerinde hastalık olanlardır.
BAKARA 8-10: İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde Allah a ve
ahiret gününe inandık derler. Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah ı ve
müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun
farkında değillerdir. Onların kalplerinde bir hastalık vardır. Allah da onların
hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için
elim bir azap vardır. Onlar ıslah için değil ifsat için çalışırlar buna rağmen
ıslah için çalıştıklarını söylerler. BAKARA 11-12: Münafıklara: Yeryüzünde
fesat çıkarmayın, denildiği zaman, Biz ancak ıslah edicileriz derler. Şunu
bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar. Onlara sözde
değil geçekten iman edin dediklerinde onların cevabı her zaman olumsuz
olmuştur. BAKARA 13: Münafıklara: İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin,
denildiği vakit Biz hiç, sefihlerin (akılsız ve ahmak kişilerin) iman
ettikleri gibi iman eder miyiz! derler. Biliniz ki, sefihler ancak
kendileridir, fakat bunu bilmezler. Şuurlu bir Müslüman böyle bir topluluğun
arkasından gidip itaat edip boyun eğmez. AHZAP 1: Ey Peygamber! Allah tan
kork, kafirlere ve münafıklara boyun eğme. Elbette Allah her şeyi bilmekte ve
yerli yerince yapmaktadır. Bu açık hakikatler karşısında inanan bir insan
duyarsız kalıp münafık unsulara meyletmez. Onların siyasetinin aleti ve
oyuncağı olmaz. Münafık olanların tercih ettiği siyaset yolu ifsat siyasetidir.
Ülkemizde bu siyaset yolunu temsil eden partiler vardır. İnananların bu siyaset
tarzını benimseyen kadrolara karşı uyanık olması gerekir.
ISLAH SİYASETİ
Türkiye de ıslah siyasetinin tek temsilcisi SAADET
PARTİSİ DİR. Saadet Partisi Milli Görüş ün tek temsilcisidir. Saadet Partisi
haramlara ve zulme karşıdır. İnancımızın düzeni olan ADİL DÜZENİ kurmaya
çalışmaktadır. İslam Birliğini kurmanın mücadelesini vermektedir. Millet olarak
kurtulmak istiyorsak ittifakla SAADET PARTİSİ toplanıp onu ve kadrolarını
iktidara taşımalıyız. Selam hidayete tabi olanlara