Hakkari‘deki katliama rağmen, bütün ülkenin kandan bıktığını ve iklimin oldukça yumuşadığını söyleyen USAK Genel Koordinatörü Doç. Dr. Sedat Laçiner, toplumsal huzuru bozacak tehlikeye dikkat çekti: "Her iki tarafta da provokatörler pusuya yatmış bekliyor."
Laçiner, hükümet ile BDP‘nin görüşmesinden de anlaşılacağı üzere Kürt sorunu konusunda bir dönüşüm yaşandığını ancak her iki tarafın derinlerinin de süreci sabote etmek için çalışabileceğini söyledi. Ortada yoğun bir görüşme trafiğinin olduğunu dile getiren Laçiner, Hakkâri‘deki katliam gibi bir saldırıya rağmen iklimin oldukça yumuşamış göründüğünü, buna karşın provokatörlerin her iki cenahta da pusuya yatmış beklediklerini vurguladı.
Özellikle PKK‘nın bu görüşmeleri istismar etmesi ve görüşmeleri bir tür oyalama ve sahada güçlenme aracı olarak görmesinin, girişimi kısa sürede sekteye uğratabileceğini kaydeden Laçiner; "PKK‘nın İstanbul‘dan Uşak‘a, Mardin‘den Van‘a kadar sansasyonel terör saldırıları hazırlığında olduğu yönünde ortaya çıkan deliller ve BDP‘lilerin zaman zaman maksadı oldukça aşan açıklamaları devlet kanadındaki endişeleri daha da artırıyor" diye konuştu.
Genel Koordinatörü Doç. Dr. Sedat Laçiner, AK Parti hükümeti ile Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) arasında yapılan görüşmeyle başlayan süreci her iki tarafın derinlerinin sabote etmenin yollarını arayacağını söyledi. Ortada yoğun bir görüşme trafiğinin olduğunu dile getiren Laçiner, Hakkâri‘deki katliam gibi bir saldırıya rağmen iklimin oldukça yumuşamış göründüğünü, buna karşın provokatörlerin her iki cenahta da pusuya yatmış beklediklerini vurguladı.
Hükümet-BDP görüşmesini değerlendiren Laçiner, Adalet Bakanı Sadullah Ergin‘in görüşmeye katılmasının hükümetin meseleye salt terör boyutundan bakmadığının, hukuksal taleplere ve hatta ortam oluşur ise çeşitli dağdan indirme formüllerine de sıcak bakabileceğinin bir işareti olduğunu ifade etti. 12 Eylül referandumunda halkın çözüm için her türlü yolun denenmesi konusunda hükümete geniş bir kredi açtığına dikkat çeken Laçiner, bu kredinin ucunun açık olmadığının altını çizdi.
Türkiye‘de reformların ve değişimin belki de en hızlı yaşandığı alanın Kürt sorunu olduğunu ifade eden USAK Genel Koordinatörü Doç. Dr. Sedat Laçiner, adeta devrimsel nitelikli bir dönüşüm yaşandığını, bu dönüşümü daha da hızlandırmanın sadece şartları zorlamak olacağını ve ülkeye yarardan çok zarar getireceğini dile getirdi. Bu tür görüşmelerin sıklaşması gerektiğinin altını çizen Sedat Laçiner, tek görüşme ile sonuç alabilmenin mümkün olmadığını kaydetti.
"Taraflar süreci kendi lehlerine, parti politikalarını veya temsil ettikleri tarafı diğeri karşısında avantajlı konuma getirmek için kullanmamaları ve ortak hedeflere odaklanmaları gerekiyor ki bu gerçekten zor bir hedef" diyen Laçiner, "Görüşmelerdeki en önemli sorunlardan biri de gizli gündem olacak. Özellikle PKK‘nın bu görüşmeleri istismar etmesi ve görüşmeleri bir tür oyalama ve sahada güçlenme aracı olarak görmesi girişimi kısa sürede sekteye uğratabilir. Aynı şekilde PKK bu süreci kendisini, yani terörü kısa yoldan meşrulaştırma fırsatı olarak görürse de yanlış yapar. Hükümetin ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün açıklamalarından da anlaşılıyor ki devlet henüz BDP ve PKK‘nın samimiyetinden tam olarak emin olamıyor. PKK‘nın İstanbul‘dan Uşak‘a, Mardin‘den Van‘a kadar sansasyonel terör saldırıları hazırlığında olduğu yönünde ortaya çıkan deliller ve BDP‘lilerin zaman zaman maksadı oldukça aşan açıklamaları devlet kanadındaki endişeleri daha da artırıyor." diye konuştu.
PKK‘dan kopmak için süreç istismar edilebilir
Önümüzdekİ günlerde bu trafiğe Kandil ve hatta Kandil dışında kalan PKK‘nın bazı ileri gelenlerinin de dâhil olabileceğini ifade eden Laçiner, ortamın seçimler öncesinde kırılgan olacağını ve daha da kırılgan olsun diye özel bir çaba sarfedileceğini vurguladı.
Süreci her iki tarafın derinlerinin sabote etmenin yollarını arayacağına dikkat çeken Laçiner, "Bu çaba şimdiden başlamış durumda. PKK‘da bazı kişiler liderlik mücadelesinde süreci altın fırsat olarak görüp Öcalan‘ın liderliğine meydan okumak için, yani PKK‘dan kopmak veya yeni bir PKK oluşturmak için süreci istismar edebilir. Aynı şekilde en hassas dönemde şehit sayısında yaşanacak bir artış ve bunun üzerine Tophane Saldırısı‘nda olduğu gibi laiklik gibi konularda özel bazı krizler yaratarak hükümetin duruşunu zayıflatacak bazı girişimler de olabilir. Kısacası siyaset mayınlı araziye girdi ve bu arazide hızlı yürüyebilmek oldukça zor. Şu anki hız bile hiç yavaş değil." şeklinde konuştu.
Bu tür süreçlerin bir veya birkaç partinin götürebileceği süreçler olmadığının altını çizen Laçiner, medya başta olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşlarına, kurumlara ve hatta bireylere görev ve sorumluluklar düştüğünü anlattı.