Popüler kültür

Abone Ol

Bizim televizyonlarımızın program üretirken kullandıkları taktik bellidir: Çok tutan bir programın neredeyse birebir taklitini ortaya koymak. Bir yarışma programı iyi reyting aldı mı, anında başka bir versiyonunu başka bir kanalda bulabilirsiniz. Hatırlarsanız, Pop Star yarışmalarının revaçta olduğu dönemde, Pop Star Türkiye, Akademi Türkiye gibi mantar gibi diğerleri de türeyivermişti. İşin tuhaf boyutu; müziğe hizmet etmek, katkı sağlamak üzere kurgulanan bu programlardan, şimdiye kadar da sektörde kalıcı olabilen, bir şeyler ortaya koyabilen bir isim de çıkmamıştı. Daha da ilginci, sektöre hiçbir katkısı olmayan bu programlar, hâlâ, değişik formatlarda farklı ekranlarda yayınlanmaya devam ediyor. Bu programlara SMS göndererek, bu tuhaf yarışmaların kendisini çekip çevirmesini sağlayan milletimiz var olduğu müddetçe de, bu saçmalıklar elbette devam edecek.

Bizim altını çizmek istediğimiz bir program da, son dönemde ortaya çıkan İzdivaç saçmalıkları. Bu programlarla ilgili olarak geçtiğimiz günlerde bir yazı kaleme almıştık. Ailenin mahremiyetinin böylesine kurcalanmaması gerektiğini, ayaküstü evlilik olamayacağı gerçeğine işaret etmiştik. Milletimiz bu saçmalıklara ne kadar meraklıymış ki, programlar dallanıp budaklanarak devam ediyor. Songül Karlı ve Uğur Arslan ın Su Gibi programının akşam versiyonu da, son günlerde tamamen izdivaç olayına dönüşmüş durumda. Bendeniz bu olaya, popüler kültürün zaferi(!) olarak bakıyorum.

Neden Hakim olan, gelir getiren, reyting getirenin kutsanması.

Uğur Arslan, aslında Deniz Feneri programıyla isim yapmış, toplumda dayanışma, kaynaşma ve yardımlaşma duygusunun kökleşmesine hizmet eden bu yapımın sembol isimlerinden birisi. Yaptığı şiir albümüyle de hayli başarılı bir grafik çizdi. Ama, Karagümrük Yanıyor adlı dizideki performansı izleyici nezdinde pek başarılı bulunmadı. Zaten, dizi de kısa sürede yayından kalktı. Şu anda Fox TV ekranlarında, reyting getiren bir yapımda, popüler kültürün figürü olarak duruyor. İçine siniyor mu bilmeyiz ama, evlilik kurumunun böyle ayaküstü kurgulanmaması gerektiği noktasında bizimle bir çok şeyi paylaşacağına eminiz.

Dediğimiz gibi, popüler kültür bazı şeyleri değiştirebiliyor. Kavramları törpüleyebiliyor.

Bu arada yanlış anlaşılmasın, popüler kültür kötüdür gibi bir önerme yapmıyoruz. Popüler kültürün, halkın yararına olacağı bir çok unsur da var. Bizler, bu noktada kamusal yararlılık ilkesinin baz alınmasını istiyoruz.

Bu izdivaç programlarının kime yararı var Evlenenlere mi Beş dakikalık stüdyo muhabbetiyle kurgulanan bir evlilikten bu topluma hayır gelir mi Diyebilirler ki, "Biz sadece tanıştırıyoruz. Gerisi onlara kalmış" İyi de, bu toplumun ihtiyacı bu tür programlar mı Bu tür programlarla, mahremiyet kavramı iflas etmiyor mu Bu tür programlarla, evlilik gibi kutsal ve mahrem bir müessese, milyonlarca kişinin önünde heder edilmiyor mu