Erdem Ede, perakende sektöründe 2011‘in başından itibaren bir daralma söz konusu olduğunu belirterek, "Kısa vadedeki sorunlara bir an önce çözüm bulunmalıdır" dedi.
Perakende sektöründe 2011‘in başından itibaren gözle görülür ve hissedilir bir daralma meydana geldiğini, sektörde üreticiden nihai tüketiciye ürün inmesinde sorunlar yaşandığını ifade eden ERPA Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ede, "Özellikle hükümet kanadından bazı yetkililerin 2012‘nin dikkatli geçirilmesi, fuzuli harcamalardan kaçınılmasına yönelik tavsiyelerinden kaynaklandığını tahmin ettiğimiz bu daralma, ilk çeyreği tamamladığımız bugünlerde nihai tüketici üzerinde olumsuz bir tablo oluşturdu. Bu tedirginliğin kaldırılması için üretici firmalar, perakende sektöründeki işadamları, tüm sektörlerde olduğu gibi farklı kampanyalarla piyasayı açmaya çalıştılar. Ama bu yapılan kampanyalar da sektörün sıkışmasına çare olamadı. Finans sektöründeki daralma da bunun en güzel işaretlerindendir" dedi.
Avrupa‘daki daralmanın çok önemli olduğunu ve dikkatle izlenmesi gerektiğini kaydeden Ede, "Avrupa‘da şu anda büyüyerek devam eden kriz, Avrupalı yatırımcıların Türkiye‘ye gözlerini dikmesi, Türkiye‘deki pazarın daha güvenilir bir liman olarak seçilmesi, Türkiye‘nin bu noktada önünün açık olduğunu gösteriyor. Piyasalara bu güvenin yayılması, hem de hükümetimizin yeni açıkladığı teşvik paketiyle piyasalara yeniden bir canlanma getireceği tahmin ediliyor. Türkiye‘nin önü açıktır. Ancak kısa vadedeki sorunlara bir an önce çözüm bulunması gerekiyor" diye konuştu.
Kısa vadede piyasayı hareketlendirecek çözümler şart
Türkiye‘nin kısa, orta ve uzun vadeli olarak sektörel perspektif analizi yapması gerektiğini ifade eden Ede, şöyle devam etti: "Her sektörün kendi içinde çözülmesi gereken sorunlar var. Bu sorunlara genel politikalarla yaklaşım, o sıkıntıların daha da büyümesine neden olabilecek bir netice doğurabiliyor. Örneğin otomotiv sektöründe geçtiğimiz dönemde yaşanan sıkıntılar, Avrupa‘nın genel sıkıntılarıyla ilgiliydi. Oysa perakende sektöründeki bugün yaşadığımız sıkıntı ise nihai tüketicinin satın alma güven endeksiyle çok yakından ilgili. Bu yönde nihai tüketicinin güvenini sağlayacak, yeniden piyasayı hareketlendirecek kısa vadeli çözümleri bulmak ve yürürlüğe koymak gerekiyor.
Perakende sektörü, yüzlerce kalem ürünü içinde barındıran ve istihdam kapasitesi en yüksek sektörlerden birisi. Dişlilerin birisinde meydana gelecek bir arıza, sektörde birçok boyutta tahribat oluşturabilecek niteliktedir. Bunu ortadan kaldıracak ve güven tazeleyecek bir çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Teşvik paketi bu bağlamda önümüzü, ufkumuzu açan ve yatırımcıların gelecek öngörülerini belirleyen bir yön tayini olmuştur. Ancak katma değer üretecek bir nitelik arz edecek şekilde yatırımları yönlendirmek, alışveriş kavramının tüm boyutlarını ortaya koyacak nitelikte bir güven ortamını oluşturmak çok önemlidir"