Peygamber örnekliğine ihtiyaç var

Abone Ol

Türk işçilerinin, Avrupa’ya varmalarıyla Avrupa hayatında nelerin değiştiği konusunda çok ciddi araştırmalara ihtiyaç var.

1960-70 yılları arasında Avrupa’ya işçi olarak gidenlerimizin kiraya tuttukları hiçbir evde banyo yoktu.

Ben ve iki arkadaşım, Fransa’da işçi iken patronun iki katlı evinin alt katında otururduk.

İki katta da banyo yoktu. Biz, genç olmamız nedeniyle hemen her gün küçük fabrikanın banyosunda yıkanırdık.

Genç patron ve eşi ayda, bir yeni fabrikanın banyosunda yıkanırlardı ama yeni yaptığı eve banyo yapacağını söylemişti.

Hâlâ tuvaletlerinde su yoktur.

Bizim banyomuz, çadırda yaşarken de vardı. Bakırdan tuvalet ibrikleri bile sanat eseri idi.

Buna sebep de Sevgili Peygamberimizin getirdiği İslam dininin temizlik ayetlerini uygulayan Sevgili Peygamberimizi örnek almamızdır.

Rahman ve Rahim olan Rabbimiz, merhametinden insanlık tarihini de ilk peygamber olan Hz. Âdem’le başlatmıştır. Dili, yazısı, kitabı eşi, olan bir peygamberle başlatmış.

Hep iyiyi, güzeli ve helal olanı isteyen ruh ve hep kötülüğü, haramı, bozgunculuğu isteyen nefisle donatmış insanı ve insanın iç dünyasını, dünyanın en geniş harp meydanlarından daha geniş kılmış.

Nefsin tahripkâr gücüne ne şeytanın, ne Neron'un ne Cengiz’in orduları erişebilmiştir, Amerika cumhurbaşkanının veya Rus devlet başkanının gücü de, nefsin tahripkâr gücüne erişemez.

Çünkü gelmiş geçmiş bütün zalimler de kendi nefislerinin şer düşüncelerini önce kanun haline getiriyor, sonra kullarının uyum sağlamasını istiyor ve daha sonra atom bombasıyla nefsinin isteklerini yerine getiriyor.

Şeytan bile nefsin karşısında el pençe divan durmaktadır. Çünkü ordular harp meydanlarında vuruşur. Ev kapılarının dışında kalır.

Nefis ise, bizimle beraber çarşıda dolaşır, işyerinde hain bakışlarla avını arar, camide hep camii dışını hayal eder, yatakta binlerce kötülük hayalini tezgâhlar.

Topla, tüfekle, süngüyle onun üzerine varılamaz. Mayın söker gibi sökülüp atılamaz ve çiçek tohumu eker gibi iman ekilemez. Onun için Rabbimiz:

“Dinde zorlama yoktur” buyurmuş (Bakara süresi ayet 2/256).

Ten, topraktan yaratıldığı için yediği, içtiği ve giydiği gıdalar topraktan gelmektedir.

Can, Rabbimizden geldiği için gıdası toprakta bitmez. Onun gıdası peygamberler aracılığı ile Rabbimizden gelir.

Onun için Rabbimiz, insanlık tarihini bir doktorla değil bir peygamberle başlatmıştır. İnsan hastalanınca doktora ihtiyacı oluyor. Ama insanlık her an peygamber eğitim ve öğretimine muhtaçtır.

Günümüz insanı bu ihtiyacı biraz daha fazla hissetmektedir. Ancak gıdasızlıktan zafiyet hastalığına yakalanan bir hastanın önüne fazla gıdalı yiyecekler getirildiğinde, ondan yüz çevirdiği gibi akıl, fikir, kültür zafiyetine yakalananlar, Peygamberimizin talimatından yüz çevirmektedirler.

Tarih içinde Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize kadar sayısı bizce meçhul olan yüz binlerce Peygamber gönderilmiş.

Rabbim ise, her topluluğa peygamber gönderdiğini haber vermiştir:

“Andolsun ki biz, ‘Allah'a kulluk edin ve tâğuttan sakının’ diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik” (Nahl süresi ayet 16/36).

Bu ayet-i kerimelerden anladığımıza göre, dünyanın her neresinde olursa olsun, insan topluluğunun olduğu yere ya bir peygamber veya bir peygamber elçisi mutlaka gönderilmiştir.

Günümüzde en vahşi kabile hayatı yaşayan topluluklarla, en medeni kabul ettirilen topluluklar üzerinde, çeşitli yönlerden yapılan araştırmalarda birçok ortak tarafları bulunmakta. Bütün bunlar da insanların kaynağının aynı olduğunu ve zaman içinde birbirinden kopmalar meydana geldiğini ortaya koymaktadır.

En vahşi insanları medenileştiren, kız çocuklarını diri diri toprağa gömebilen insanları bir hayvanın ayağının kırılmasından üzülecek hale getiren Peygamber Efendimizin hayatını önce Kur’an-ı Kerim’den, sonra siret kitaplarından bir okuyuverelim, okuduğumuz sayfalarda onun yaptığını biz de yapalım ve uygulamalı okuyalım.

Ne okuyalım derseniz, değerli birçok kitap var ama benim siyasal öğrencilerine önce anlattığım sonra “Modern Hayatta Nebevi Mücadele” adıyla basılan eserimi tavsiye ederim.